aralarından ile cümle
aralarından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Copiere cu variaţie şi selecţie.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.다양성 속에서 선택에 의해 복제되는 것이죠.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Kopiëren met variatie en selectie.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Kopiowania ze zmiennością i podlegającego doborowi.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Kopírování s proměnlivostí a výběrem
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Másolás variációval és szelekcióval.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Weitergabe mit Variation und Selektion.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Αντιγραφή με ποικιλότητα κι επιλογή.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Копиране с вариация и подбор.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.Копирование с видоизменением и отбором.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.העתקה עם התגוונות וברירה.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.النسخ باختلاف و انتقائية.
Değişkenlikle kopyalama ve aralarından seçme.新しい自己複製子が解き放たれ
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.( 41 : 7 ) Cái nầy đụng với cái khác , Ðến đỗi gió chẳng lọt qua được .
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.(41:7) Cái nầy đụng với cái khác, Ðến đỗi gió chẳng lọt qua được.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.(41:7) Ils se serrent l`un contre l`autre, Et l`air ne passerait pas entre eux;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.41:8 Eine rührt an die andere, daß nicht ein Lüftlein dazwischengeht.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.(41:8) один к другому прикасается близко, так что и воздух не проходит между ними;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Drug z drugim se tesno skladajo, da še sapica ne pihne skozi nje;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Egyik szorosan a másikhoz lapul, hogy közéje levegõ se megy.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Il suo cuore è duro come pietra, duro come la pietra inferiore della macina
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Jeho srdce je uliate jako z kameňa, a je uliate, pevné jako spodný žernov.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.이것 저것이 한데 붙었으니 바람도 그 사이로 들어가지 못하겠고
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Kun se nousee, peljästyvät sankarit, kauhusta he tyrmistyvät.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.La una se junta con la otra, de modo que ni el aire puede pasar entre ellas
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Når den hever sig, gruer helter; av redsel mister de sans og samling.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Når den rejser sig, gyser Helte, fra Sans og Samling går de af Skræk.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.När han reser sig, bäva hjältar, av ångest mista de all sans.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Serce jego twarde jako kamień, tak twarde, jako sztuka spodniego kamienia młyńskiego.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.se ţin unul de altul, şi nici aerul n'ar putea trece printre ele.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Tindih-menindih, terikat erat, sehingga angin pun tak dapat masuk menyelinap
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Uma � outra se chega tão perto, que nem o ar passa por entre elas.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Vyskýtání jeho bojí se nejsilnější, až se strachem i vyčišťují.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.η μια ενουται μετα της αλλης, ωστε ουδε αηρ δυναται να περαση δι' αυτων
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Едната се допира до другата Така щото ни въздух не може да влезе между тях;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.אחד באחד יגשו ורוח לא יבוא ביניהם׃
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.الواحد يمسّ الآخر فالريح لا تدخل بينها.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.這 鱗 甲 一 一 相 連 、 甚 至 氣 不 得 透 入 其 間
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.這鱗 甲 一一 相連 、 甚至 氣 不 得 透入 其間
Sayıştay Üyeleri, Başkanlarınıüç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.4.O Tribunal de Contas elabora um relatório anual após o encerramento decada exercício.
Sayıştay Üyeleri, Başkanlarınıüç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler. Başkanyeniden seçilebilir.Orzeczenia Trybunału Sprawiedliwości podlegająwykonaniu na warunkach określonychw artykule III-307.
Sayıştay Üyeleri, Başkanlarınıüç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.I membri della Corte dei conti designano tra loro, per tre anni, il presidente.
Sayıştay Üyeleri, Başkanlarınıüç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.Membrii Curţii de Conturi îşi desemneazăpreşedintele acesteia din rândul lor, pentru oduratăde trei ani.
Sayıştay Üyeleri, Başkanlarınıüç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.Om Regionkommittén anser att särskilda regionala intressenberörs, får den avge ett yttrande i saken.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.E forse se tutti cercassimo di leggere le nostre paure ci faremmo influenzare meno da quelle più suggestive.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.In mogoče, če bi vsi poskusili brati svoje strahove, bi najbolj veliki strahovi manj pogosto vplivali na nas.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.우리가 만약 우리 자신의 두려움을 읽으려고 노력한다면, 우리 역시 가장 외설적인 이야기로 부터 덜 동요될 것 입니다.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.Poate dacă și noi am încerca să ne citim fricile, am fi mult mai rar controlați de cele mai rele dintre ele.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.Може би ако се опитвахме да прочетем страховете си нямаше толкова лесно да се поддаваме на най-големия от тях.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.Можливо, якби усі ми спробували читати власні страхи, то рідше би піддавались впливу найбільш яскравих із них.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.وربما لو حاولنا قراءة مخاوفنا، نحن أيضا, قد نكون أقل تخبطا بكثير بسبب الجانب الأكثر رهبة من بين تلك المخاوف.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.ひどいシナリオに 左右されずに 済むかもしれません 殺人鬼や航空事故を
Yargıçlar, Avrupa Adalet Divanı Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarındanseçerler.Az Európai Parlament évente egy ülésszakot tart.
Yargıçlar, Avrupa Adalet Divanı Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarındanseçerler.Judecătorii desemneazăpreşedintele Curţii Europene de Justiţie, din rândul lor, pe operioadăde trei ani.
Yargıçlar, Avrupa Adalet Divanı Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarındanseçerler.Les juges désignent parmi eux, pour trois ans, le président de la Cour de justice européenne.
Yargıçlar, Yüksek Mahkeme Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.De três em três anos, proceder-se-á à sua substituição parcial.
Yargıçlar, Yüksek Mahkeme Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.Dezeregelingen verzekeren dat de Unie één standpunt inneemt.
Yargıçlar, Yüksek Mahkeme Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.Evropskemu parlamentu in Svetu ministrov pomaga pri nadzoru nad izvrševanjemproračuna.
Yargıçlar, Yüksek Mahkeme Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.Judecătorii desemneazăpreşedintele Tribunalului de Mare Instanţă, din rândul lor, pe operioadăde trei ani.
Yargıçlar, Yüksek Mahkeme Başkanı’nı, üç yıllık bir dönem için kendi aralarından seçerler.Komisarze europejscy i komisarze wykonująfunkcje powierzone im przez przewodniczącego pod jego kierownictwem.