Ana içeriğe geç
Sözlük

aralarında ile cümle

aralarında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Ayşe bugün 3 yaşında ve bunda bir sorun yok çünkü aralarında 4 yaş fark var.Når Nazrat i dag er 7 år gammel, må Umaima i dag være 3 år gammel.
Ayşe bugün 3 yaşında ve bunda bir sorun yok çünkü aralarında 4 yaş fark var.И има ли смисъл това?Умаима днес ще е на 3 години, и това е логично, защото има 4 години разлика.
Baba, Lütfen bunu düşün. Eğer 3 gün 2 gece kalırlarsa, aralarında bir şeyler olabilir, değil mi?Tato, proszę, zastanów się nad tym. jeśli zostają na dwa dni i trzy noce, coś musi się zdarzyć, prawda?
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.És néztem és nem volt senki, ezek közül nem volt tanácsadó, hogy megkérdezzem õket és feleljenek nékem.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Geen van de afgoden heeft u dit verteld. Geen van hen gaf antwoord toen Ik het hun vroeg.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Jeg ser mig om der er ingen, ingen af dem ved Råd, så de svarer mig på mit Spørgsmål.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Jeg ser mig om, men der er ingen, og ingen av dem kan gi råd, så jeg kunde spørre dem, og de gi mig svar.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.내가 본즉 한 사람도 없으며 내가 물어도 그들 가운데 한 말도 능히 대답할 모사가 없도다
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Nebo vidím, že není žádného,není žádného mezi nimi rozumného; ač se jich otazuji, však neodpovídají slova.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Waktu Kucari di antara dewa-dewa, tak satu pun dapat memberi petunjuk, tak ada yang dapat menjawab
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Итак Я смотрел, и не было никого, и между ними не нашлось советника, чтоб Я мог спросить их, и они дали ответ.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.וארא ואין איש ומאלה ואין יועץ ואשאלם וישיבו דבר׃
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.ونظرت فليس انسان ومن هؤلاء فليس مشير حتى اسألهم فيردون كلمة
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.我 看 的 時 候 並 沒 有 人 、 我 問 的 時 候 他 們 中 間 也 沒 有 謀 士 、 可 以 回 答 一 句
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.我 看的 時候並沒 有 人 、 我問 的 時候 他 們中間 也 沒 有 謀士 、 可以 回答 一 句
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?( 40 : 25 ) Bọn thợ câu sẽ bán nó không ? Phân_phát nó cho các lái_buôn chăng ?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?(40:25) Bọn thợ câu sẽ bán nó không? Phân phát nó cho các lái buôn chăng?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?(40:25) Les pêcheurs en trafiquent-ils? Le partagent-ils entre les marchands?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?(40:25) будут ли продавать его товарищи ловли, разделят ли его между Хананейскими купцами?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?40:30 Meinst du die Genossen werden ihn zerschneiden, daß er unter die Kaufleute zerteilt wird?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Ali ga bodo prodajali tovariši ribičev, ga razdelili med trgovce?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Alkudozhatnak-é felette a társak, vagy a kalmárok közt feloszthatják-é azt?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Dens Ryg er Reder af Skjolde, dens Bryst er et Segl af Sten;
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Fac pescarii negoţ cu el? Îl împart ei între negustori?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Farão os sócios de pesca tráfico dele, ou o dividirão entre os negociantes?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?어찌 어부의 떼가 그것으로 상품을 삼아 상고들 가운데 나눌 수 있겠느냐
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Kto otvorí vráta jeho tvári? Okolo jeho zubov je strach.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Le porte della sua bocca chi mai ha aperto? Intorno ai suoi denti è il terrore
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Mungkinkah ia diperdagangkan oleh nelayan-nelayan dan dibagi-bagikan di antara para pedagang
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?¿Negociarán por él los grupos de pescadores? ¿Se lo repartirán entre sí los mercaderes
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Sen ylpeytenä ovat uurteiset selkäkilvet, kiinnitetyt lujalla sinetillä.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Stolta sitta på honom sköldarnas rader; hopslutna äro de med fast försegling.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Stolte er skjoldenes rader; hvert av dem er tillukket som med et fast segl.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Šupiny jeho pevné jako štítové sevřené velmi tuze.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Wrota gęby jego któż otworzy? bo strach około zębów jego.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Θελουσι καμει οι φιλοι συμποσιον εξ αυτου; θελουσι μοιρασει αυτον μεταξυ των εμπορων;
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Дружините риболовци ще търгуват ли с него? Ще го разделят ли между търговците?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?יכרו עליו חברים יחצוהו בין כנענים׃
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?هل تحفر جماعة الصيادين لاجله حفرة او يقسمونه بين الكنعانيين.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?搭 夥 的 漁 夫 、 豈 可 拿 他 當 貨 物 麼 、 能 把 他 分 給 商 人 麼
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?搭夥 的 漁夫 、 豈可 拿 他 當貨 物麼 、 能把 他 分給商人麼
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.Probabilmente questo è il gruppo più grosso di tutti.
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.Tahle skupina lidí je asi největší.
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.To je asi najväčšia skupina.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."A lo mejor se rieron entre ellos, pero Stalin era un paranoico, aun más que mi padre."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Có thể giữa họ có vài tiếng cười vui vẻ, nhưng Stalin là một người bị hoang tưởng, còn nặng hơn cả bố tôi."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Forse tra di loro si sono fatti qualche risata, ma Stalin era paranoico, anche più di mio padre."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."아마 그들중 몇몇은 조금 웃었을 지도 모르겠지만, 스탈린은 피해망상증인 사람이었습니다, 저희 아버지보다도 더요.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Może w swoim towarzystwie potrafili się śmiać, ale Stalin był paranoikiem, większym nawet niż mój ojciec."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Peut être qu'ils ont bien ri entre eux, mais Staline était paranoïaque, encore plus que mon père."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Poate între ei au râs bine, dar Stalin era un om paranoic, chiar mai ceva decât tatăl meu."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Talán egymás közt nevettek néha a történteken, de Sztálin még az apámnál is paranoidabb volt."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Може би добре са се посмяли помежду си, но Сталин е бил параноик, по-голям дори от баща ми.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Может быть, между собой они весело смеялись, но Сталин был параноиком, даже бóльшим параноиком, чем мой отец".
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."אולי בינם לבין עצמם היו להם כמה צחוקים טובים, אך סטלין היה אדם פרנואיד, אפילו יותר מאבא שלי."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."ربما فيما بينهم كانوا قد ضحكوا قليلا، ولكن ستالين كان رجلا يتسم بجنون العظمة، أكثر من والدي حتى".
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."スターリンは私の父以上に偏執性の人間だった" (笑)
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.Acesta e probabil cel mai numeros grup din toate.
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.C'est probablement le plus grand des trois groupes.
Belki de bu aralarındaki en büyük gruptur.Có lẽ đây là nhóm đông người nhất
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod