Ana içeriğe geç
Sözlük

aralarında ile cümle

aralarında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ertesi hafta Strowman ve Reigns, Fastlane'deki maç için sözleşme imzalarken aralarında yine kavga çıktı.Tydzień później Strowman i Reigns podpisali kontrakt na walkę na Fastlane.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Małżeństwa były kojarzone zazwyczaj przez rodziców.
Daha sonra arkadaş lmuş ve aralarında iyi bir arkadaşlık oluşmuştur.Poznali się tam i stali dobrymi przyjaciółmi.
Aralarında G.Saray da varmış.Można tam spotkać m.in. sarny.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Miało to na celu polepszenie stosunków między osadami a w dalszym rozrachunku uniknięcie przyszłych walk.
Gelinin arkadaşları kendi aralarında kına gecesi yaparlar.Wieczorem narzeczeni rozmawiają ze sobą.
3. sezonda Carol ile aralarında bir ilişki başlamıştır.Od 3 sezonu ma dziewczynę – Carrie.
Evler genel olarak birbirine bitişiktir ya da aralarında az bir mesafe bulunmaktadır.Obie części stykają się ze sobą lub są nieznacznie oddzielone.
Bir süre önce şirketlerinde çalışmaya başlayan Melda’yla aralarında seviyeli bir ilişki vardır.Już na pierwszym obiedzie (déjeuner) powstała między nimi pewna więź.
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Gwiazda ma także dwóch innych towarzyszy, o których nie wiadomo czy są fizycznie związani z układem.
Aralarında David Hockney ve R. B. Kitaj'ın da bulunduğu London Group adlı çevrenin üyesi oldu.Była członkiem London Group, wystawiając wraz z Davidem Hockneyem i R.B Kitajem.
Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi.Jednak ich relacje nigdy nie były zbyt serdeczne.
Bu takip sırasında Büro elemanları normal kapı aralarından ânîde birkaç blok ileriye hareket edebilmekteler.Tyle czasu potrzeba, aby fale radiowe pokonały tę drogę w jedną stronę.
Aralarında çok manalı bir konuşma geçer.Dochodzi między nimi do niemiłej rozmowy.
Aralarında bir antlaşma yaptılar.Doszło między nimi do porozumienia.
Ancak aralarında Hermias yokmuş.Natomiast nie ma wśród nich teflonu.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Wśród nich nie było sławnych ludzi, nie dzierżyli też oni żadnych urzędów.
Aralarında homeomorfizma olan iki cisim homeomorfik olarak adlandırılır.O przestrzeniach, pomiędzy którymi istnieje homeomorfizm, mówi się, że są homeomorficzne.
Oyunun aralarında hikâyeyi anlatışını görüyoruz.We wprowadzeniu do gry poznajemy jego historię.
Pencere aralarında on iki havari tasvir edilmiştir.Między tymi rzeźbami są umieszczone płaskorzeźby dwunastu apostołów.
Aralarında tatlı bir rekabet de vardı.Rodzi się między nimi zacięta rywalizacja.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.Istniały jednak między nimi znaczące różnice.
Kendi aralarında bireysel farklılıklar gösterirler.Inni zaś podają różnice pomiędzy nimi.
Eğer üç komutanda ölürse aralarından seçecekleri kişi komutan olacaktı.Wśród poległych najeźdźców miał być jeden z ich dowódców.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Pewne wydaje się istnienie 20-30 takich rodzin.
Kendi aralarında din işlerini bilenler (ukkâl) ve bilmeyenler (cuhhâl) diye ikiye ayrılırlar.Ci co nie wiedzą jak rozróżniać między tymi dwiema (prawdami).
Aralarındaki feud Superstars şovunda devam etti.Po powrocie rozpoczął występy w programie Superstars.
Aralarında zamanla bir aşk doğar.Powoli rodzi się między nimi miłość.
Soygun, Vladimir Lenin ile Josef Stalin'in de aralarında bulunduğu kişilerce organize edildi.Zmarli tam Włodzimierz Lenin i Józef Stalin.
Aralarındaki düşmanlık ve rekabetin kökeni açıklanmamıştır.W ich relacjach nie brakowało jednak zazdrości i rywalizacji.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.Szeryf Jack Rance uspokaja wszystkich i szpilką przypina dwie karty do kurtki Sid'a jako znak oszusta.
Bu sistem lordları, tüm güce tek başına sahip olabilmek adına kendi aralarında da sürekli çatışma halindedir.Ale cała operacja stoi pod znakiem zapytania, gdyż panowie ciągle kłócą się ze sobą...
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Pewnego dnia jednak ich związek zostanie wystawiony na próbę.
Aralarında oynanan 55 maçta Altay 24 kere, Karşıyaka 12 kere gülmüştür.Zawsze tych meczów było 52, a teraz zmniejszyli mi do 46.
Aralarında sıkı bir dostluk başlamıştır.Nawiązała się między nimi wielka przyjaźń.
Aralarında eşit olarak bölüşülecektir.'Wśród nich są m.in. Dzicza Przepaść (słow.
Ekip birçok başlık yarattı, aralarından bir şey çıkacağından emindiler.Wiele z nich połączono, dzięki czemu powstały ligatury.
Aralarında başkaca bir anlam ayrılığı yoktur.Jednak jeżeli chodzi o same koncepcję nie ma między nimi znaczących różnic.
İkiz asallar, aralarındaki fark 2 olan asal sayılar.Liczby bliźniacze – dwie liczby pierwsze, których różnica wynosi 2.
Ve sadece savaşmak için vardırlar, aralarında bir ırk birliği yoktur ve birbirlerini öldürürler.Nie mogąc dokonać racjonalnego wyboru między jednym a drugim, umiera.
Aralarında birçok memnuniyetsizin de bulunduğu bu grup, Robespierre tarafından ezilmiştir.Zostali oni przychylnie powitani przez członków Zgromadzenia Narodowego, w tym – przez Robespierre'a.
Bu yöntemlerin neredeyse hepsi kuramdan gücünü almakla beraber bazıları kendi aralarında çelişmektedir.Przyczyny były takie same i przeciwnicy niemal ci sami.
Felipe ile aralarında bir aşk bağı oluşur.Między nią a Paulem rodzi się przyjaźń.
Aynı yılın Mart ayında Sırbistan ve Karadağ, aralarındaki birliği gevşeten bir düzenlemeye gittiler.Jesienią tego samego roku aktywiści i kolejarze wykonali prace w celu oczyszczenia nieprzejezdnego szlaku.
Çocukların aralarında kavga etmelerine kızar ve arayı düzeltmeye çalışır.Nastolatkowie często się kłócą i rywalizują ze sobą, jednak podobają się sobie.
Bir müddet Şamahı'da kalan isyancılar kendi aralarında da ihtilaf yaşamaya başladılar.Rebelianci w Syrii zaczynają walczyć sami ze sobą.
Aralarında geçiş yapmak için bir tuş daha atamanız gerekli.Muszą rozegrać partię, by przedostać się dalej.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Detta gjordes för att förstärka och förbättra relationerna mellan byarna och för att förhindra krig.
Onların üçü Ptolemy, Seleucus ve Antigonus krallığı kendi aralarında bölmeyi başardılar.Tre av dem, Ptolemaois, Seleukos och Antigonos, lyckades dela landet mellan sig.
Bu iki savaşın ardıdan İmparatorlar aralarında uzlaştılar ve Licinius müşterek imparatoru Valens'i öldürttü.Kejsarna försonades efter dessa två strider och Licinius mördade sin vicekejsare Valens.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.Under deras bröllop byter de knappar med varandra (istället för ringar).
Tina ve Bette aralarındaki çekimin akımına kapılırlar.Tina och Bette hittar tillbaka till varandra.
Her iki taraf aralarındaki ortak düşmanlıklarının farkındaydı.Bägge parter var väl medvetna om sambandet mellan dessa fenomen.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Plötsligt kommer baron dit.
Meadows ayrıca Coneheads ve Wayne'nin Dünyası 2 'ninde aralarında bulunduğu filmlerde rol almıştır.Meadows har medverkat i filmer som Coneheads och Wayne's World 2.
Aralarında anlaşma sağlamak çok zor olurdu.Det blir till en uppgörelse dem emellan.
Bunun batısında, aralarındaki küçük bir eşikle bağlanan bir bölümü daha vardır.Ut från denna sträckte sig en mindre, sluttande kam.
Aralarında sadece Eva İngilizce konuşabilmektedir.En av dem, Mara kan tala engelska.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Då avgör de om de vill fortsätta att träffas.
2005'te Robert Simon'ın da aralarında olduğu bir sanat simsarları konsorsiyumu tarafından satın alındı.År 2005 anskaffades målningen av ett konsortium som inkluderade Robert Simon, en specialist på gamla mästare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod