Aralarında bir sadomazoşist ilişki başlar.Zwischen den beiden entsteht eine sadomasochistische Beziehung.
Mektupları ve numuneleri / örnekleri aralarında değişirler.Gebet und Meditation wechseln einander ab.
Emre'yi görünce aralarında bağrış çağrış olur.Als Schaller ihn sich genau ansieht, findet er darin einen vergessenen Geldschein.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.Es kam zwischen ihnen zum Streit, wobei sie unglücklich gestürzt war.
Ahlatlıbel'le aralarında bir sıra tepe vardır.Zwischen ihnen liegt ein Füllhorn.
Kendi aralarında bazı gruplar kurdular.Unter ihnen gibt es verschiedene Gruppierungen.
Aralarında bir antlaşma yaptılar.Er ist dann ein Vertrag zwischen den Parteien.
Bunun üzerine de Zeus'tan aralarında en güzelin kim olduğunu seçmesini isterler.Die drei baten Zeus, zu entscheiden, welche von ihnen die Schönste sei.
Efendimiz bir hadislerinde: ‘İki mü’min karşılaştıkları zaman, yüz rahmet aralarında taksim edilir.Und dann stand einer der beiden Herren auf und setzte sich zu mir: ‚Gestotten, Sie sind mir vorgeschwebt!‘.
Ancak bizzat Hatemi ile de aralarında tartışmalar cereyan etmiştir.Vom Werden und Vergehen meines Heimatdorfes (Chronik).
Aralarında Er Jessica Lynch’in de bulunduğu diğer askerler esir edilir.Unter ihnen war auch die Soldatin Jessica Lynch.
Artık evli olan Ayaz ve Öykü, aralarındaki sorunları çözmeye çalışmaktadırlar.Zwangsheiraten und arrangierte Ehen lösen verschiedene Auseinandersetzungen aus.
Eğer birden fazla atlet aynı maksimum ağırlığı kaldırmışlarsa, aralarında en hafif olan atlet kazanır.Sollten mehrere Athleten die gleiche maximale Last gehoben haben, gewinnt der leichtere Athlet.
Aralarında ise her şeye rağmen İzmir rekabeti devam etmektedir.Trotzdem herrscht immer noch ein Konkurrenzkampf zwischen ihnen.
1762 - Rusya ve Prusya, aralarındaki Yedi Yıl Savaşı'nı sona erdiren Sankt-Peterburg antlaşması imzaladılar.1762: Preußen und Russland schließen noch während des Siebenjährigen Krieges den Frieden von Sankt Petersburg.
Ölümü üzerine dört oğlu kendi aralarında mücadeleye başladı.Nun begannen seine Kinder, sich untereinander zu bekämpfen.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Die Negative der Fotos, darunter Portrait-Aufnahmen, sind verloren gegangen.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.So lassen sie ihre Beziehung noch einmal Revue passieren.
Ayrıca aralarında sınıf farkı vardı.Auch gab es große Klassenunterschiede.
Ancak aralarında bir anlaşmazlık çıkınca, Köse Rahman, Abdürrahim'in bulunduğu yere gelerek köyü kurar.Als dieses abgelehnt wird, drehen sie plündernd nach Gandscha ab und belagern die Stadt Qəbələ.
Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi.Die Beziehung zu Rom waren nicht immer feindlich.
Bu şekilde Anya ile aralarında büyük bir kin doğar.In dieser Angelegenheit geraten Mutter und Sohn heftig aneinander.
Onlarında aralarında yaşlı erkekler ve bebekler vardır, aileleri bulunur.Zu ihr gehören Ordenspriester und Laienbrüder.
Programın aralarında çiftlerle röportaj yapılarak partnerleriyle ilgili düşünceleri alınır.Dort werden die Sendungen zwischen den Partnern ausgetauscht.
Üstelik aralarındaki geçimsizlik de iyiden iyiye artmıştır.So konnte man ihn besser von dem etwa gleich großen As unterscheiden.
Kırk yiğidi vardır ve bu yiğitlerin kendi aralarında da bir hiyerarşi vardır.Er besitzt einen viereckigen Unterbau und in seinem Inneren sind flache Kuppelgewölbe erhalten.
Bunlar aralarında eşleşirler.Zwischen ihnen entsteht Nähe.
Aralarında Simpsonlar ve Futurama'ın da bulunduğu yapımlarda çalıştı.Er arbeitete für Die Simpsons und Futurama.
Şu ana kadar albüm aralarında Japonca ve Katalanca'nın da dahil olduğu tam 28 dilde yayımlanmıştır.Es folgten zehn Bücher, die zum Teil ins Japanische und Katalanische übersetzt wurden.
Bu nedenle aralarında bağlantı yoktur.Zwischen den beiden gab es aber keine Verbindung.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.Zwischen ihnen bestehen aber gewichtige Unterschiede.
Aralarındaki ilişki hakkında çok fazla bilgi yoktur.Sie haben wenig miteinander zu tun.
Aralarında çatışma oldu ve çatışmayı Raleigh kazandı.Die beiden geraten in einen Kampf, bei dem Ralph getötet wird.
Etçil hayvnaların beslenme alışkanlıkları kendi aralarında değişir.Die Ernährung Schlaf Die genannten Punkte stehen zueinander in Wechselwirkung.
Aralarında anlaşma sağlamak çok zor olurdu.Es war verdammt schwierig, alle Interessen unter einen Hut zu bringen.
Aralarında sadece Fırat Nehri vardır.Zwischen den Heeren lag nur der Fluss Drau.
20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Etwa 20 bis 30 Personen schlossen sich ihnen an.
Güneş ve Ay aralarında tercih ettikleri yer için savaşırdı.Sonne und Mond werden zurückgerufen werden.
Kale, aralarında bulunan surlarla üç kısma bölünmüştür.Er verfügt über drei Landebahnen, von denen eine asphaltiert ist.
Aralarında tam 399 karşılaşma oynandı.Sie umfassten einst jeweils 399 Nistkästen.
Bu yüzden aralarında bir hiyerarşi yoktur.Damit können sie nicht unterbrochen werden (siehe Interrupter).
Aralarında zamanla bir aşk doğar.Zwischen beiden entwickelt sich mit der Zeit eine Romanze.
Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.Wenn die Blüten eingeschlechtig sind, dann sind die Pflanzen einhäusig getrenntgeschlechtig (monözisch).
Bunun batısında, aralarındaki küçük bir eşikle bağlanan bir bölümü daha vardır.Ein kleines Stück im Westen stößt ans Neckartal, jenseits dessen im Westen der hügeligere Kraichgau liegt.
Evler birbirine çok yakındır, aralarındaki yollar genellikle dardır.Die Häuser dieser beiden Straßen stoßen oft direkt aneinander.
Söylentilere rağmen İngiltere teknik direktörü Roy Hodgson, aralarında geçen tartışmayı yalanladı.Englands Trainer Roy Hodgson verkündete direkt nach dem Spiel seinen Rücktritt.
Bu dönemler de kendi aralarında alt dönemlere ayrılır.So saßen sie geraume Weile stumm nebeneinander.
Gözler yaklaşık olarak aynı boyutta ve aralarındaki uzaklıklar aynıdır.Die Augen sind größer als der Abstand zwischen ihnen.
Vurmadan önce aralarında Rusça bir dialog geçer.Ein Federmechanismus wird vor dem Schuss gespannt.
Aralarında ufak farklılıklar vardır.Untereinander nur minimale Unterschiede.
Sık sık aralarında savaşlar olurdu.Es gab häufig Zusammenstöße.
Dönemin başbakanı Fidel Castro ile aralarında yoğun bir tartışma yaşanır.Eine Festansprache hielt sein Freund Fidel Castro.
Bu plajlar aralarında denize uzanan kayalık burunlar bulunmaktadır.Wie Pilze stehen die riesigen Felsen hier im Meer.
Böylece aralarındaki romantik oluşum yok olma düzeyine gelir.Dadurch ist ihre romantische Beziehung zum Scheitern verurteilt.
Grup 1 ve 5 ikincileri kendi aralarında play-off maçı oynadı.Er und die Spieler ab Platz 5 spielten in Runde 1 gegeneinander.
Aralarındaki tek fark Mion saçını at kuyruğu yapmasıdır.Eine weitere Variante besteht darin, dass das herabfallende Haar zu einem Pferdeschwanz gebunden wird.
Aralarında bir dostluk oluşur.Zwischen den beiden entsteht eine Freundschaft.
Monica Bellucci ile eşinin, aralarındaki ilişkinin rutinleşmemesi için ayrı evlerde yaşadıkları bilinmektedir.Sie und auch Oma Kulick bemerken, dass sich beide Brüder in ihrer Aussage widersprechen.
İkisinin de parasız olmasına rağmen, aralarında hayatlarını canlandıran, beklenmedik bir ilişki başlar.Die beiden Mittellosen beginnen eine unerwartete Beziehung, die die beide wieder Leben lässt.
Aralarında bazı benzerlikler bulunsa da Praetorianlar İmparatorluk Lejyonlarından farklılıklar gösterirler.Obwohl die Prätorianer Ähnlichkeiten mit den Legionstruppen aufwiesen, gab es doch einige Unterschiede.