aralarına ile cümle

aralarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Elküldte Mózest, az õ szolgáját, és Áront, a kit választott vala.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Envió a su siervo Moisés, y a Aarón, al cual escogió
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Enviou Moisés, seu servo, e Arão, a quem escolhera,
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Er sandte seinen Knecht Mose, Aaron, den er erwählt hatte.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Hän lähetti Mooseksen, palvelijansa, ja Aaronin, jonka hän oli valinnut.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Han sände Mose, sin tjänare, och Aron, som han hade utvalt.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Han sendte Moses, sin tjener, Aron som han hadde utvalgt.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Il envoya Moïse, son serviteur, Et Aaron, qu`il avait choisi.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.I poslal Mojžíše slouhu svého, a Arona, kteréhož vyvolil.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.또 그 종 모세와 그 택하신 아론을 보내시니
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Lalu Ia mengutus Musa hamba-Nya dan Harun orang pilihan-Nya
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Mandò Mosè suo servo e Aronne che si era scelto
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Ngài sai Môi-se tôi tớ Ngài, Và A-rôn mà Ngài đã chọn.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Ngài sai Môi-se tôi_tớ Ngài , Và A-rôn mà Ngài đã chọn .
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Poslal je Mojzesa, hlapca svojega, Arona, ki ga je bil izvolil.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Posłał Mojżesza, sługę swego i Aarona, którego obrał;
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Poslal Mojžiša, svojho služobníka, Árona, ktorého si vyvolil.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Toen stuurde God Zijn dienaar Mozes en diens broer Aäron, die Hij ook had uitgekozen.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Εξαπεστειλε Μωυσην τον δουλον αυτου, και Ααρων, τον οποιον εξελεξεν.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.Прати слугата Си Моисея, И Аарона, когото бе избрал.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.שלח משה עבדו אהרן אשר בחר בו׃
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.‎ارسل موسى عبده وهرون الذي اختاره‎.
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.他 打 發 他 的 僕 人 摩 西 、 和 他 所 揀 選 的 亞 倫
Kulu Musayı, Seçtiği Harunu gönderdi aralarına.他 打發 他 的 僕人 摩西 、 和 他所揀選 的 亞倫
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.a essi soli fu concessa questa terra, né straniero alcuno era passato in mezzo a loro
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.A eux seuls appartenait le pays, Et parmi eux nul étranger n`était encore venu.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.A kiknek egyedül adatott vala a föld, és közöttük idegen nem megy vala.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.aos quais somente era dada a terra, não havendo estranho algum passado por entre eles);
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.cărora singuri li se dăduse ţara, şi printre cari nici un străin nu venise încă.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.dem alene var Landet givet, ingen fremmed færdedes blandt dem:
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.ifrån dem som allena fingo landet till gåva, och bland vilka ingen främling ännu hade trängt in:
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Im samým bola daná zem, ani neprešiel cez nich cudzí.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Jimž samým dána byla země, aniž přejíti mohl cizí prostředkem jejich.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.ki je njim samim bila izročena dežela in tujec ni prešel sredi njih –:
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.이 땅은 그들에게만 주셨으므로 외인은 그들 중에 왕래하지 못하였었느니라
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Którym samym dana była ziemia, a żaden obcy nie przeszedł przez nię.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.niiltä, joille yksin maa oli annettuna ja joiden seassa ei muukalainen liikkunut:
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Sólo a ellos les fue dada la tierra, y ningún extraño pasó por en medio de ellos
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.til hvem landet alene var gitt, og blandt hvem ingen fremmed hadde draget igjennem.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Waktu itu tak ada orang asing di negeri mereka; tak ada yang menyesatkan mereka dari Allah
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.welchen allein das Land gegeben war, daß kein Fremder durch sie gehen durfte:
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Xứ đã được ban cho chúng mà thôi , Không có người ngoại_bang nào được vào giữa bọn họ :
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.Xứ đã được ban cho chúng mà thôi, Không có người ngoại bang nào được vào giữa bọn họ:
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.εις τους οποιους μονους εδοθη η γη, και ξενος δεν επερασε δια μεσου αυτων.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.которым одним отдана была земля, и среди которых чужой не ходил.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.На които биде дадена земята, и само на тях, И чужденец не замина между тях;)
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.להם לבדם נתנה הארץ ולא עבר זר בתוכם׃
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.الذين لهم وحدهم أعطيت الارض ولم يعبر بينهم غريب.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.( 這 地 惟 獨 賜 給 他 們 、 並 沒 有 外 人 從 他 們 中 間 經 過 .
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.( 這地 惟獨賜給 他 們 、 並沒 有 外人 從 他 們中間經過 .

İlgili Sayfalar