araları ile cümle

araları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Прийдуть же днї, що візьмуть жениха від них, тоді постити муть у ті дні.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ще дойдат, обаче дни, когато младоженецът ще се отнеме от тях; тогава, през ония дни, ще постят.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››ואולם ימים באים ולקח מאתם החתן אז יצומו בימים ההמה׃
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››ولكن ستأتي ايام حين يرفع العريس عنهم فحينئذ يصومون في تلك الايام.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››但 日 子 將 到 、 新 郎 要 離 開 他 們 、 那 日 他 們 就 要 禁 食 了
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››但 日子 將到 、 新郎 要 離開 他 們 、 那日 他 們 就 要 禁食 了
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale přijdouť dnové, když od nich odjat bude Ženich, a tehdáž se budou postiti v těch dnech.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale prijdú dni, keď bude vzatý od nich ženích, a vtedy sa budú postiť, v ten deň.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale przyjdą dni, gdy od nich odjęty będzie oblubieniec, a tedy będą pościć w one dni.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.De jõnek majd napok, a mikor elvétetik tõlük a võlegény, és akkor bõjtölni fognak azokon a napokon.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; nesses dias, sim hão de jejuar.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.그러나 신랑을 빼앗길 날이 이르리니 그 날에는 금식할 것이니라
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, et alors ils jeûneront en ce jour-là.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Maar er komt een tijd dat Hij er niet meer is. Dan zullen zij hun eten laten staan.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ma verranno i giorni in cui sarà loro tolto lo sposo e allora digiuneranno
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem, og da skal de faste, på den dag.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men den tid skall komma, då brudgummen tages ifrån dem, och då, på den tiden, skola de fasta. --
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem, da skulle de faste på den Dag.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Mutta päivät tulevat, jolloin ylkä otetaan heiltä pois, ja silloin, sinä päivänä, he paastoavat.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Pero vendrán días cuando el novio les será quitado. Entonces, en aquel día ayunarán
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Pridejo pa dnevi, ko se jim odvzame ženin; in tedaj se bodo postili tisti dan.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ , trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn .
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ, trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Vor veni zile, cînd va fi luat mirele dela ei, şi atunci vor posti în ziua aceea.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Прийдуть же дні, коли візьметься від них жених, і тоді постити муть в ті дні.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ще дойдат, обаче, дни, когато младоженецът ще се отнеме от тях, и тогава, през ония дни, ще постят.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.הנה ימים באים ולקח מאתם החתן ואז יצומו בימים ההם׃
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.ولكن ستأتي ايام حين يرفع العريس عنهم فحينئذ يصومون في تلك الايام.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.但 日 子 將 到 、 新 郎 要 離 開 他 們 、 那 日 他 們 就 要 禁 食
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.但 日子 將到 、 新郎 要 離開 他 們 、 那日 他 們就要 禁食
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Ale rozdiel medzi nimi sa bude zdanlivo zmenšovať.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Ale rozdíl mezi nimi se bude zdánlivě zmenšovat.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Azonban a köztük lévő különbség egyre kisebbnek tűnik.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Der Unterschied zwischen den beiden scheint aber geringer zu werden.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.하지만 이들의 키의 차이는 점점 작아보이기 시작합니다.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Mais la différence de taille entre eux semble être de plus en plus petite.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Men, forskellen mellem dem virker til at blive mindre.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Però, la differenza tra loro sembra ridursi.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Sin embargo, la diferencia entre ellos parece ir disminuyendo.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Toch lijkt het verschil steeds kleiner te worden.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Totuşi, diferența dintre ei pare că se reduce.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Tuy nhiên, sự khác nhau giữa họ dường như nhỏ dần.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Ωστόσο, η διαφορά μεταξύ τους φαίνεται να γίνεται μικρότερη.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Но кажущаяся разница между ними постепенно уменьшается.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.Но, разликата между тях ще се смалява.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.אבל נראה כאילו ההבדל ביניהם קטן עם הזמן.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.لكن، الفرق بينهما يبدو أنه أقل.
Ama her nasılsa, aralarındaki fark giderek daha azalıyor gibi görünüyor.始めは1インチ それから½インチ ¼ インチと
Ama tetayı bilmiyorsak yani aralarındaki açıyı bilmiyorsak ne yaparızAle co když nemáme ty "théty", tj. úhly mezi nimi?
Ama tetayı bilmiyorsak yani aralarındaki açıyı bilmiyorsak ne yaparızPero qué pasa si no tenemos las thetas; el ¿ángulos entre ellos?
Ama tetayı bilmiyorsak yani aralarındaki açıyı bilmiyorsak ne yaparızНо ако нямаме ъглите тита, т.е. ъглите между тях?
Ama tetayı bilmiyorsak yani aralarındaki açıyı bilmiyorsak ne yaparızמה קורה אם אין לנו את הזווית שבין הווקטורים?
Amerika'nın küçük, büyük bir çok şehrinde, her gün, araların da çocukların da bulunduğu kurbanlar verildi.تقارير يومية لضحايا، اكثرهم اطفال، في بلدات صغيرة وفي الكبيرة ايضاً وعبر كل اميركا.
Amerika'nın küçük, büyük bir çok şehrinde, her gün, araların da çocukların da bulunduğu kurbanlar verildi.その多くで 犠牲者の過ちといえば 運の悪い時期に 運の悪い場所にいたことだけです
Amerika'nın küçük, büyük bir çok şehrinde, her gün, araların da çocukların da bulunduğu kurbanlar verildi.幾乎每天不論在美國的小鄉村或是大都市都有受害者,其中許多是小孩
Ancak aralarındaki rekabet oldukça sıkı.Jsou silně konkurenční.
Ancak aralarındaki rekabet oldukça sıkı.Mais il existe beaucoup de concurrence entre ces deux marques.
İlgili Sayfalar