araları ile cümle
araları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aralarındaki en önemli fark sayıdadır.Por fim, a principal diferença entre elas é o seu objetivo.
Aralarında zamanla bir aşk doğar.A partir desse momento, nasce um amor entre eles.
Aralarında bir antlaşma yaptılar.Neste lugar eles fizeram um acordo entre eles.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Ela não entende a ideia de amizade.
Trezeguet ve Thierry Henry'nin aralarının çok iyi olduğu bilinmektedir.Trezeguet e Thierry Henry do são bons amigos.
Birkaç firma ya da kuruluş, kendi aralarında tröst oluşturup, diğer piyasa unsurlarını elde edebilirler.Ele pode arranjar ou criar coisas para as pessoas em troca de suas almas.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Então começa uma perseguição entre os dois.
Bazıları kendi başlarına yaşar, aralarında azot fiksasyonundan sorumlu pek çok bakteri türü vardır.Outras são de vida livre, e incluem muitas das bactérias responsáveis pela fixação de azoto.
1922'de Kandinsky de aralarına katıldı ve Klee ile Kandinsky'nin dostluğu Bauhaus'ta gelişti.Em 1922, Kandinsky se juntou à equipe e restaurou a sua amizade com Klee.
Aralarına almadılar.Não seja assim entre vós.
Gelinin arkadaşları kendi aralarında kına gecesi yaparlar.Os dois casais escondem suas relações naquela noite.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Quatro tamanhos de ukulele são os mais comuns: soprano, concert, tenor e barítono.
Morgana ve Oronte aralarında ilişkiyi yenileyip pekiştirmeye çalışırlar.Olaf e Orwell vêm e estragam tudo.
Bu nedenle aralarında bağlantı yoktur.Possivelmente não há ligação entre elas.
Aralarında G.Saray da varmış.Entre eles estava Mário Sérgio.
Ancak aralarında önemli bir fark vardır.Mas existe uma distinção entre os dois.
Sonraki haftalarda aralarındaki rekabet, Jericho, Fandango'yu Extreme Rules'ta yenene kadar devam etti.No mesmo dia foi confirmada uma luta entre Jericho e Fandango no Extreme Rules.
1762 - Rusya ve Prusya, aralarındaki Yedi Yıl Savaşı'nı sona erdiren Sankt-Peterburg antlaşması imzaladılar.1762 — Rússia e Prússia assinam o Tratado de São Petersburgo.
Momo'ya şefkatle yaklaşır ve zamanla aralarında sıcak bir dostluk gelişir.Ao princípio tem problemas com Cristina, mas ao longo do tempo desenvolvesse-se uma linda e grande amizade.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.Durante esse tempo, o relacionamento da banda com seu gerente havia atingido um ponto crítico.
Etçil hayvnaların beslenme alışkanlıkları kendi aralarında değişir.A taxa de obtenção das almas dos inimigos varia entre eles.
Bazı ML-20 ise aralarında kullanıldı.CM3 estava entre eles.
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.No entanto, a distância entre os dois vai acabar por afastá-los.
Bundan sonra kendi aralarında nişan gerçekleşir, düğün günü kararlaştırılır.Uma vez que o seu consentimento é garantido, o dia do casamento pode ser definido.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.As divisões entre todos esses grupos são duras e suas fronteiras não são sólidas.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.O Xerife Jack Rance acalma a briga e retira duas cartas do paletó de Sid, como um sinal de trapaça.
Aralarında başkaca bir anlam ayrılığı yoktur.Não há sequer nenhum parentesco entre os dois.
Aralarından en güçlüsüdür.Será o mais forte de todos?
Yarışlar kendi aralarında üç farklı biçime ayrılmıştır.A competição foi disputada em três fases distintas.
Aralarında sağlıklı kalan tek kişi genç King idi.O único remanescente era Joe.
Rakiplerini eleyen altı takım yeniden aralarında eşleştirilecek ve yine iki maçlı eleme usulü karşılaşacaklar.Cada equipa terá um capitão fixo, ao qual se juntarão mais dois concorrentes.
Bu fark sadece görünümde bir soru olup aralarında belirli ve önemli bir fark yoktur.É somente uma questão de linguagem, e não há diferenças físicas específicas ou importantes entre elas.
Bunlarda kültür nohutunun da aralarında bulunduğu 9 tür tek yıllık, diğerleri ise çok yıllıktır.Alguns casais usam o mesmo ninho cada ano, enquanto outros alternam os anos.
Kendi aralarında bireysel farklılıklar gösterirler.De qualquer modo, é importante registar as diferenças entre cada um.
Sadece aralarında şifre ve imâ yolu ile ve temsil ve işaret şeklinde konuşmayı caiz görmüşlerdir.Eles costumam a conversar entre si e com os devotos, dando-lhes conselhos e recados.
Aralarında İngiliz şair John Cornford'da bulunuyordu.Opôs-se ao também poeta inglês John Dryden.
Ama aralarında Katolik ve az da olsa Protestan olanları vardır.Curiosamente, alguns dos filhos foram católicos e outros protestantes.
1996’da Türkiye ve İsrail, aralarında bir serbest ticaret anlaşması imzaladı.«Chile e EUA assinam acordo de livre comércio».
Aralarındaki feud Superstars şovunda devam etti.A feud entre Cena e Big Show continuou.
Takımlar gruplar halinde kendi aralarında rekabet etti.Os atletas se enfrentaram uma única vez dentro de seus grupos.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.Nasce, então, uma grande amizade entre eles.
Aralarından çoğu ahiret hayâtını bile düşünmezler.De meeste van hen werden niet (per se) vanwege hun standpunten gegijzeld.
O da Şükufe'yi sevdiğinden daima aralarında husumet çıkar.Hem die voortkomt uit Hen beiden, Zij gelijke dank gebracht.
Küçük bir grup uluslararası gönüllü birçok yerel gönüllüyü aralarına kattı.Een kleine groep internationale vrijwilligers slaagde erin veel plaatselijke vrijwilligers te werven.
Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi.Toch waren de verhoudingen niet altijd vijandig.
Riccardo'yu kim öldüreceğine tespit etmek için aralarında bir kura çekmeye karar verirler.Zij trekken strootjes om te beslissen wie Riccardo zal vermoorden.
Blogosfer, tüm bloglar ve onların kendi aralarındaki bağlantıları için kullanılan bir sözcüktür.Blogosfeer is een term waarmee alle tot bijna alle weblogs en hun onderlinge verbanden worden aangeduid.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Hierbij dienden de leden zich met elkaar te verzoenen zodat ook God hun zonden kon vergeven (vgl.
Ancak aralarındaki yaş farkı, Nuri'nin evliliği ve toplum baskısı, önlerinde büyük bir engeldir.De soera waarschuwt tegen ongelovigheid en benoemt ook onder andere de vrouwen van Nuh en Loet.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.De naam Nan Madol betekent letterlijk ruimte tussen, wat duidt op de kanalen tussen de deeleilanden.
Chloe (Madison Scott) Allie ve Tess kavga ettiklerinde aralarını yapan arkadaşları.Chloe (Madison Scott) is de reservevriendin van Tess en Allie als ze ruzie hebben.
Pascal ve C dilleri yaklaşık aynı zamanlarda geliştirilmişlerdir ve aralarında önemli benzerlikler vardır.Pascal is rond dezelfde tijd ontwikkeld als C en er zijn veel overeenkomsten tussen beide talen.
Ancak bizzat Hatemi ile de aralarında tartışmalar cereyan etmiştir.Het waren mijn zonden die Hem daar plaatsten."
İskender ile de aralarında daha çocuk yaştan husumet vardır.Alleen Duitsland en Japan hebben een nog oudere bevolking.
Ayrıca aralarında sınıf farkı vardı.Altijd was er dat klassenverschil.
Sanki onunla aralarında bir soru-cevap yaşanmış gibi.Er staat als het ware een dode tussen hen in.
Halk kendi aralarında konuşmakta; satıcılarla pazarlık etmektedir.Het praten met mensen met dezelfde (of een tegenstrijdige) gedachtegang.
Emre'yi görünce aralarında bağrış çağrış olur.Wanneer hij de reus ziet schrikt hij, maar wordt daarvoor door Isjtar bespot.
Bunun ardından aralarında bir süre çekişme yaşanmıştır.Tussendoor is een stel te zien dat onenigheid met elkaar heeft.
Gözler yaklaşık olarak aynı boyutta ve aralarındaki uzaklıklar aynıdır.Ze hebben ongeveer dezelfde grootte en staan op gelijkmatige afstand van elkaar.
İlgili Sayfalar