aralıksız ile cümle
aralıksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.Cei cinci căţeluşi oribili şi deformaţi ai ei care scheună necontenit pe acoperişul de sub fereastra mea.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.Haar vijf akelige, misvormde hondjes die onophoudelijk op het dak onder mijn raam zitten te blaffen.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.Ihre fünf schaurigen, deformierten, kleinen Hunde, die unaufhörlich auf dem Dach unter meinem Fenster kläffen.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.I suoi cinque orribili, deformi piccoli cani che guaiscono senza sosta dal tetto sotto la mia finestra.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.그 여자의 진저리나고 못생긴 작은 다섯마리 개, 내 창문아래 지붕에서 끊임없이 짖어댔지.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan."Ma pięć odrażających, kalekich psów które nieprzerwanie ujadają pod moim oknem
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.Sus cinco pequeños perros, horribles y deformes que ladran incesantemente en la terraza bajo mi ventana.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.Нейните пет противни, деформирани малки кученца,£ които непрестанно джафкат на покрива под моя прозорец.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.Пять её жутких, бесформенных маленьких собачек, которые беспрестанно тявкают на крыше под моим окном.
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan."חמשת כלבלביה האיומים והמעוותים הנובחים ללא לאות על הגג שמתחת לחלוני"
Onun korkunç, şekilsiz beş küçük köpeği penceremin altındaki çatıda aralıksız havlayan.كلابها الصغار الخمسه , القاسون الذين يحلون ياب على الروف تحت شباكي .
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.A já si z něj v konferenčním sále neustále dělala srandu protože když přišel, měl poraněná chodidla.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.A ja som si z neho v telocvični neustále uťahovala, pretože stále prišiel so zraneniami nôh.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.E eu divertia-me sem fim a gozá-lo na sala de treino porque ele entrava com feridas nos pés.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.E io mi sono divertita un sacco scherzando con lui in palestra perché aveva delle ferite ad un piede...
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.En ik had continu lol met hem voor gek zetten in de trainingsruimte omdat hij altijd met voetblessures kwam.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.És állandóan viccelődtem rajta az edzőteremben mert lábsérüléssel jött be.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Jag hade mycket skoj med att reta honom i träningssalen för han kom in med fotskador.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Şi fac mereu mişto de el în sala de antrenament pentru că a venit cu ceva răni la picioare.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Và tôi không ngừng chế giễu ông ta trong phòng huấn luyện bởi vì ông đến với chấn thương bàn chân.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Και είχα τον κορόιδευα ακατάπαυστο στο χώρο της προπόνησης γιατί ερχόταν με τραυματισμούς στα πόδια.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.И я неустанно шучу над ним в тренировочном зале, потому что он придет с травмой ноги.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum제가 훈련장에서 그 분을 끊임없이 웃기죠
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordumNabijałam się z niego na treningu, kiedy cierpiał na kontuzję stóp.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordumותמיד נהנתי לצחוק עליו בחדר האימונים.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordumوكنت دوما امازحه في غرفة التدريب
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum私はずーっと彼をからかっていたの
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Alleen zal investeren nu niet gaan om het meedogenloze en onnadenkende streven naar consumptietoename.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Chỉ có lúc này, đầu tư sẽ không phải là một cách không ngừng và thiếu suy nghĩ cứ tìm kiếm sự tăng tiêu thụ.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Doar acum, investitia nu va fi despre neinduratoarea si nepasatoarea cautare a cresterii consumului.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.그럴 때에만 투자가 무자비하고 무신경한 소비증가를 부추기지 않게
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Sólo que ahora invertir no va a tratarse de la búsqueda incesante y absurda del incremento en el consumo.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Só que agora, o investimento não vai ser em torno da implacável e irracional caça ao crescimento do consumo.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Tentokrát investície nebudú o neúprosnej a bezmyšlienkovitej honbe za rastom spotreby.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.Само че сега, инвестициите няма да бъдат само за безмилостното и безсмислено гонене на ръст на потреблението.
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.אלא שעכשיו, השקעה לא הולכת להיות ברדיפה חסרת מעצורים וחסרת היגיון
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.الآن فقط، الإستثمارات لا تسير فى أو تهتم ب إتجاه مستمر وبدون تعقل بعيد تماماً عن
Sadece şimdilik, yatırım tüketim büyümesinin aralıksız ve düşüncesiz takibi olmayacak.絶え間なく 考えなしに 消費の成長だけを追求するものでは なくなります
Ve kafasını küvete vurup durdu. Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.Đầu con bé đập vào thành bồn.
Ve kafasını küvete vurup durdu. Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.Et elle se cognait la tête contre la baignoire; cela s'est produit plusieurs fois de suite.
Ve kafasını küvete vurup durdu. Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.그리고 그녀는 그녀의 머리를 욕조통에 부딪히게 때렸고, 그건 계속 반복적으로 일어났죠.
Ve kafasını küvete vurup durdu. Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.הוא חבט את הראש שלה באמבטיה. זה קרה שוב ושוב, בהמשכיות.
Ve kafasını küvete vurup durdu. Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.و كان رأسها يرتطم بالحوض مرارًا وتكرارًا.
Ve kafasını küvete vurup durdu. Aralıksız olarak sürdü bu, defalarca.それが聞こえていた なのに何も出来なかった しなかった
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeEn el ciclo natural de vida y muerte, en la creación y destrucción que debe suceder continuamente.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeIm natürlichen Zyklus von Leben und Tod, der Schöpfung und Zerstörung, die fortlaufend geschehen müssen.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeÎn ciclul natural de viață și moarte, creația și distrugerea trebuie să existe continuu.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeIn de natuurlijke cyclus van leven en dood, het scheppen en vernietigen dat eindeloos moet doorgaan.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmede삶과 죽음의 자연스런 순환, 계속해서 일어나야 하는 우주의 생성과 소멸 내에.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeNel ciclo naturale di vita e morte, di creazione e distruzione che deve continuamente avvenire?
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeTrong vòng quay tự nhiên của sự sống và cái chết, sự sáng tạo và huỷ diệt xảy ra liên tục.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeV přirozeném koloběhu života a smrti, ve vytváření a v destrukci, které se musí nepřetržitě dít.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeW naturalnym cyklu życia i śmierci, w stworzeniu i zniszczeniu, które muszą trwać bez przerwy.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeВ естествения цикъл на живота и смъртта, съзиданието и разрушението, които се редуват.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeבמעגל הטבעי של לידה ומוות, היצירה וההרס שמתרחשים בהכרח ללא הרף.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmedeفي الدورة الطبيعية للحياة والموت, الخلق والدمار اللذان ينبغيا أن يحدثا بشكل مستمر.
Yaşam ve ölümün doğal döngüsünde, aralıksız olarak devam etmek zorunda olan yaratma ve yoketmede生と死の自然の循環の内に 進化の過程の内に