aralığı ile cümle
aralığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Nous sommes aveugles à toutes les fréquences au-delà, sauf si nous avons recours à des instruments.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Olemme sokeita kaikille muille taajuuksille mikäli emme käytä apuvälineitä.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Somos cegos a todas as frequências fora desta faixa, a menos que usemos instrumentos que nos ajudem.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Somos ciegos a todas las frecuencias fuera de él, a menos que usemos instrumentos para ayudarnos.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Suntem orbi la toate frecvenţele din afara lui, dacă nu folosim instrumente pentru a ne ajuta.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Vi är blinda för alla frekvenser utanför det, om vi inte tar instrument till hjälp
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Vi er blinde overfor alle andre frekvenser end det, med mindre vi tager instrumenter til hjælp.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Voor alle andere frequenties zijn we gewoon blind behalve als we gebruik maken van instrumenten.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Wir sind blind für alle Frequenzen außerhalb, solange wir nicht Instrumente zu Hilfe nehmen.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Είμαστε τυφλοί σε όλες τις συχνότητες έξω απ' αυτή, εκτός αν χρησιμοποιούμε όργανα για να μας βοηθήσουν.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Мы слепы ко всем частотам за его пределами, если только мы не прибегаем к помощи инструментов.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.Ние сме слепи за всички честоти извън тези, освен ако не използваме инструменти за помощ.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.אנו עיוורים לכל יתר התדירויות, אלא אם ניעזר במכשירים.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.لا نرى كل الترددات الاخرى التي خارج السلسلة... إلا إذا استخدمنا أجهزة لمساعدتنا.
Bir takım araçlardan yardım almadığımız sürece, bu aralığın dışında kalan frekanslara körüz.我々には見ることができません 奇妙に思える微小、巨大な、または超高速の世界に対し
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.A tento pohyb převádíme na druhou ruku, ale s prodlevou.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.A tento pohyb vykonávame na druhú ruku, ale s oneskorením.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.E lo replichiamo dall'altra parte con un certo ritardo.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Fac același lucru cu cealaltă mână, cu o oarecare întârziere.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.그리고 이것을 시간적 격차를 두고 다른 손으로 반복했죠.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Megismételjük ezt a másik kézzel is egy kis időbeli eltéréssel.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Nous refaisons ça sur l'autre main avec un délai temporel.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Odtwarzamy to drugiej ręce z opóźnieniem czasowym.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Repetimos eso con el otro brazo con una demora.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Repetimos isso com a outra mão com um certo atraso.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Und wir übertragen das mit Zeitverzug auf die andere Hand.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.We herhalen dat voor de andere hand met een vertraging.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Επαναλαμβάνουμε στο άλλο χέρι με λίγη καθυστέρηση.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.И после повтаряме това на другата ръка със забавяне.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.І ми повторим для іншої сторони, з тимчасовою затримкою.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Мы повторяем это с другой рукой через некоторое время.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.ואנו משחזרים את התנועה על גבי היד השניה באיחור של זמן.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.ونقوم بتكرار ذلك مع اليد الأخرى مع تأخير في الوقت.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.全く遅延がない状態 つまり
Bize sorduğu bu fonksiyonun tanım kümesi ve tanım aralığı .Cada boleto cuesta tres dolares el recibe $3 por cada boleto que vende
Bize sorduğu bu fonksiyonun tanım kümesi ve tanım aralığı .궁금한 것은 이 함수의 정의역과 치역이 무엇일까요?
Bize sorduğu bu fonksiyonun tanım kümesi ve tanım aralığı .Vi skal nu finde ud af, hvad definitionsmængden og værdimængden er for den her funktion.
Bize sorduğu bu fonksiyonun tanım kümesi ve tanım aralığı .Сега, питат ни, какви са дефиниционната област и множеството на тази функция?
Bize sorduğu bu fonksiyonun tanım kümesi ve tanım aralığı .المطلوب منا الآن هو ان نجد المجال لهذا الاقتران
Bize sorduğu bu fonksiyonun tanım kümesi ve tanım aralığı .値域が問われています。 ちょっと難しく聞こえるかの知れませんが、
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.정확히 2.5mm 차이가 날 수도 있습니다
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.Mohli bychom být přesně 2,5 milimetru vedle.
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.Poderíamos estar exatamente 2 e 1/2 milímetros fora.
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.Vi kan være nøjagtigt 2,5 millimeter ved siden af.
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.We kunnen precies 2 en 1/2 millimeter af.
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.Можем да сме на разстояние точно 2 и 1/2 милиметра отвъд.
Bizim 2.5 milimetre aralığımız var.يمكن ان يكون 2 1/2 مليمتر بالضبط
Bizim baktığımız her şey bacağımızın gerçek aralığı ve 150 arasındaki fark. .우리가 말한 것들이 여기 보이지요 여기 이것이 다리의 실제 폭과 150 사이의 차입니다
Bizim baktığımız her şey bacağımızın gerçek aralığı ve 150 arasındaki fark. .Alles wat we zeggen is kijken, dit is hier het verschil tussen de werkelijke breedte van onze been en 150.
Bizim baktığımız her şey bacağımızın gerçek aralığı ve 150 arasındaki fark. .Todos nós estamos dizendo é olhar, isso aqui é a diferença entre a largura real da nossa perna e 150.
Bizim baktığımız her şey bacağımızın gerçek aralığı ve 150 arasındaki fark. .Vše, co říkám, je: "Koukni tohle je rozdíl mezi skutečnou šířkou nohy a 150."
Bizim baktığımız her şey bacağımızın gerçek aralığı ve 150 arasındaki fark. .Всичко, което се казва тук, е, вижте, това тук е разликата между действителната широчина на нашия крак и 150.
Bizim baktığımız her şey bacağımızın gerçek aralığı ve 150 arasındaki fark. .كل ما كنت اقوله، انظروا، هذا هو الفرق بين عرض القدم الحالي و 150
Böylece bir kez daha, bu bize bir güven verir ki sağ aralığı var.이로써 우리는 앞서 구한 범위가 정확하다고 볼 수 있겠습니다
Böylece bir kez daha, bu bize bir güven verir ki sağ aralığı var.Percio' di nuovo, ci dà fiducia di aver preso l'intervallo giusto.
Böylece bir kez daha, bu bize bir güven verir ki sağ aralığı var.Още веднъж, това ни дава увереността, че сме получили правилния интервал.
Böylece bir kez daha, bu bize bir güven verir ki sağ aralığı var.右の間隔を得た。 私たちは視覚的に、このことについてだと思うたい場合
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Diese 52 Wochen ist der Bereich der Preise, die die Aktien verkauft.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Este rango de 52 semanas es el rango de precios en el que las acciones han sido vendidas.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Okres 52 tygodni określa zakres cen jakie osiągnęły akcje.