Arafat görevinden istifa etmeyi reddetti.Maduro však zo svojho postu odmietol odstúpiť.
20 Ocak - Yaser Arafat tekrar Filistin Ulusal Yönetimi başkanlığına seçildi.4. februar - Jaser Arafat je izvoljen za vodjo Palestinske osvobodilne organizacije.
Araf dağının zirvesinden Adem ve Havva'nın kovulduğu cennet yer alır.Na hrbtni strani prestola je relief Adam in Eva.
Araf farklı inanç ve dillerde farklı sözcüklerle ifade edilir.Minima, kad jo galvos kalbėjo skirtingais balsais ir kalbomis.
Güneşle birlikte Arafat Dağı'nda vakfeye gidilir.Nendeks rituaalideks on: Käik Arafati mäele.
Filistin halkı müzakere süreci boyunca Arafat'ı destekledi.Samal ajal otsisid Palestiina poliitikud juba Arafati ametijärglast.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Aber das Fegefeuer, Folter, Hölle.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Ale czyściec, tortury, samo piekło.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Ale očistci, mučenie, samo peklo.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Ale očistci, mučení, samo peklo.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Ampak vice, mučenje, sam pekel.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme. Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.그러나 연옥, 고문은 자신을 지옥. 그래서 - 추방은, 세계에서 banish'd입니다
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme. Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.אבל בכור המצרף, עינויים, לעזאזל עצמו. לפיכך, הוא גורש banish'd מן העולם,
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme. Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.ولكن العذاب والتعذيب والجحيم نفسه. وبالتالي ، هو نفي banish'd من العالم ،
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme. Bu nedenle sürgün, dünyanın banish'd.と世界の亡命は、死です - その後追放死ミスterm'dです:死の追放を呼び出して、
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Dar purgatoriu, tortura, ea însăşi iad.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.De tisztítótűz, a kínzás, maga a pokol.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Maar het vagevuur, martelingen, de hel zelf.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Mais le purgatoire, la torture, l'enfer.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Ma purgatorio, tortura, lo stesso inferno.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Mas o purgatório, a tortura, o próprio inferno.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Men skærsilden, tortur, helvede selv.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Men skärseld, tortyr, helvetet självt.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Mutta kiirastuli, kidutus, helvetti itse.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Sin embargo, el purgatorio, la tortura, el mismo infierno.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Tapi api penyucian, penyiksaan, neraka itu sendiri.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Tuy nhiên, luyện ngục, tra tấn, địa ngục.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Αλλά καθαρτήριο, βασανιστήρια, η ίδια κόλαση.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Но чистилище, мъчения, самият ад.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.Но чистилище, пытки, сам ад.
Arafa bir eğer sanyasinler bir film izler ve anlamlı bir şeyler görürlerse o zaman izliyorum.Ab und zu, wenn meine Sannyasins einen Film sehen, den sie für bedeutungsvoll halten, schaue ich ihn mir an.
Arafa bir eğer sanyasinler bir film izler ve anlamlı bir şeyler görürlerse o zaman izliyorum.Odata la ceva vreme, daca sannyasinii mei vad un film in care simt ca e ceva semnificativ atunci ma uit la el.
Arafa bir eğer sanyasinler bir film izler ve anlamlı bir şeyler görürlerse o zaman izliyorum.Ogni tanto, se i miei sannyasin vedono un film che ritengono significativo, allora lo vedo.
Arafa bir eğer sanyasinler bir film izler ve anlamlı bir şeyler görürlerse o zaman izliyorum.بين حين وآخر اذا راى السنايسن فيلماً الذي يشعروا انه يحتوي على شيء مميز،
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işArafat je v zadnjih 25 ven hvala za ustavitev zaradi česar je moja poslovne donned temo
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işArafat là cuối cùng 25 ra cảm ơn bạn làm cho nó của mình kinh doanh mặc một chủ đề
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işDe Klerk que beaucoup plus Haley organisées pour faire obsessionnel Vous m'excusez ne peut pas
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işHaley szervezett tenni megszállott akkor elnézést nem
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim iş날 수없는 변명 아라파트 지난 이십오입니다
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işUrsäkta mig kan inte Arafat är de senaste tjugofem ut tack att sluta göra det mitt affärer tog på sig ett ämne
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işVerbrecher wie nackt de Klerk, dass viel mehr haley organisiert zu tun obsessiv Entschuldigen Sie mich nicht
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işАрафат е последните двадесет и пет извън благодаря ви да спрете да го е направила бизнес облякъл тема
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işلك عذر لي لا يمكن عرفات هو مشاركة 25
Bana değil. mazereti arafat son yirmi beş dışarı yapmayı durdurmak için teşekkür ederiz benim işアラファト 最後の25です 。 外にすることをやめるためにありがとう私の 経営
*Barak reaches for Yasser Arafat.*Barak tóm lấy( reaches for )Yasser Arafat.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Aki megvette őket, általuk gyorsabban kikerült a purgatóriumból.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Chúng đưa bạn ra khỏi luyện ngục nhanh hơn.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Denn damit kam man schneller aus dem Fegefeuer.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Dostali vás přes očistec rychleji.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Elles vous permettaient de quitter plus vite le purgatoire.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.그 면죄부가 사람들을 더 빨리 연옥에서 구출한다고 하면서요.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Pomagały prędzej wydostać się z czyśćca.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Rýchlejšie vás dostali z očistca.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Surat ini membuat anda melewati api penyucian lebih cepat.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Te sacaban del purgatoria más rapido.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Te scoteau din purgatoriu mai repede.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Ti avrebbero fatto uscire dal purgatorio più in fretta.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Ze haalden je sneller uit het vagevuur.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Σε έβγαζαν πιο γρήγορα από το καθαρτήριο.
Bu bağışlayıcılar insanı Araf'tan daha hızlı kurtarmaya yarıyordu.Вони виводили вас швидше із чистилища.