Ana içeriğe geç
Sözlük

aradaki ile cümle

aradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aradaki farkı görbilmek içinlet's revisit the micro-, the microeconomics ideas of supply and demand.
O nedenle de aradaki köprüleri yıkmak istemiyor."That's why they do not want to burn their bridges.
Sırp bayrağı, kuzey Kosova ile aradaki sınırda dalgalanıyor. [Reuters]The Serbian flag is a fixture at the border in northern Kosovo. [Reuters]
Aradaki fark çok büyüktür ve ileri doğru büyük bir adım atılmıştır.The difference is enormous and a big step forward has been made.
Aradaki fark, belki de bu soruna bugünkü kadar önem verilmemiş olmasıdır.Perhaps the problem was never given much attention as today.
Milososki de karşılıklı hedeflerin aradaki farklardan çok daha büyük olduğunu vurguladı.Milososki stressed that mutual goals are much bigger than differences.
Hayır derseniz, önünde sonunda yine evet dersiniz, ama aradaki süreç çok sancılı olur."If you say no, you'll eventually get to yes, but the journey will be very painful."
Erkekler için ise bir iki espri aradaki buzları kırmak için iyi bir başlangıç olabilir.For a man, a joke or two to crash the ice is a good start. And a tip, too.
Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, "Aradaki mesafe sadece 10 metreydi."The distance between them was only 10m.
Limani, Arnavutluk ile aradaki otoyol inşaatının devam edeceğinden şüphe ediyor.He doubts that the construction of the highway with Albania will continue.
Sloven halkı Hırvatistan ile aradaki anlaşmazlığa uluslararası hakemlik yoluyla çözüme evet dediSlovenes OK international arbitration of dispute with Croatia
Aradaki fark önemli.The distinction is an important one to make.
"Diğer suç eylemleriyle aradaki olası bağlantıları belirlemek amacıyla soruşturma devam ediyor.""The investigation continues to determine possible links to other punishable acts."
Peki aradaki süreçte ne değişti derseniz, 9 Kasım’da 100. gençlik bürosunu açıyoruz.What has changed? Well, on November 9th we will open the 100th youth office.
Kosova'da Vetevendosje hareketi Sırbistan ile aradaki sınır geçişlerini kapatmaya çalışıyorKosovo's Vetevendosje movement works to block border crossings with Serbia
Ordu, Sırbistan-Karadağ ile aradaki kuzey sınırının kontrolünü 2005 yılı sonuna kadar devredecek.The army will hand over the northern border with Serbia-Montenegro by the end of 2005.
En zorlusu Sırbistan-Karadağ ile aradaki sınır olarak görülüyor.The border with Serbia-Montenegro is seen as the most challenging.
Eylül ayında, Arnavutluk ile aradaki batı sınırı da polis kontrolü altına geçecek.In September, they will also assume control of the west border with Albania.
Rus elçi, "Tartışılan önerilerin aradaki uçurumu ortadan kaldıracağını söyleyemem." dedi."I cannot say that the propositions discussed will help breach the gap," Botsan-Kharchenko said.
Aradaki far, kaçınılmaz olarak, bilimsel bir farklılıktır.The difference is, inescapably, a scientific difference.
Aradaki fark, bilimsel koruma alanlarının turistler tarafından ziyaret edilememesidir.The difference is that scientific reserves can not be visited by tourists.
Büyük surlar dikildi ve aradaki açıklık suyla dolduruldu.Large ramparts were erected and the space between was filled with water.
Bundan sonra aradaki kâğıdın yavaşça çekilip alınır.Das Buch der Erleichterung nach der Bedrängnis.
Aradaki terk fark budur.Und das macht einen Unterschied.
Bu kuvvet çekme itme veya aradaki doğruya dik yönde olabilir.Sie können sie auch an die richtige Stelle schieben oder ziehen.
Aradaki temel fark t → B periyodik fonksiyon iken t → A değildir.Die Basis b {\displaystyle b} muss nicht notwendigerweise eine natürliche Zahl sein.
Ancak aradaki farklar küçüktür.Doch die Chancen sind klein.
Fakat yokluğunda McLaren pilotu James Hunt aradaki farkı kapatmıştı.Im Parc fermé wurde die Breite des McLaren M23 von James Hunt als nicht regelkonform beurteilt.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Certains-nes deviennent fugitifs quand ils et elles ne se présente pas a leur comparution ultérieur.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Malgré son infériorité numérique, Crispus remporte une large victoire.
Aradaki terk fark budur.Ça ne fait aucune différence.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.Cette disposition est communément appelée attaque de l'homme du milieu (MITM).
Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka 'gözbebeğim!' diye hitap edilir."Je descendrai donc et je verrai : s'ils ont fait selon leur clameur venue à moi, l'anéantissement !
Aradaki sürümlerde farklı dil ve bölge seçenekleri sunuluyordu.Parfois, on exploite les dialectes et langues régionales.
Daha yakın dönemlerde tarihçiler aradaki farkın daha ince olduğuna karar vermişlerdir.En fait, d'après les historiens, les événements se révélèrent plus confus.
Aradaki fark olan 22 bin asker hakkında herhangi bir bilgi yoktur.En tout, le corps expéditionnaire est évalué à 22 000 hommes.
Müttefik kuvvetler, aradaki hatları aşarak Osmanlı tarafının son savunma hattına kadar ilerlemişlerdir.Ils sont ensuite élevés avec grand soin jusqu'à ce que leurs défenses forment des cercles.
Aradaki bu ilişki bazen çok yönlü, bazen tek yönlüdür.Ils avaient néanmoins toujours une tâche à accomplir, parfois même très spécifique.
Aradaki erkek farkı 1’dir.Le tout en font un homme du premier rang, ».
Seçim tarihi yaklaştıkça aradaki açık kapanmaya başlamıştır.A medida que se acercaba el día de las elecciones, su resultado se hizo más certero.
Aradaki terk fark budur.Esa es la diferencia.
Aradaki fark günlük hayatta mutlak bir sonuç doğurmamıştır.El deterioro no tiene repercusiones importantes en la vida diaria.
Aradaki bu ilişkiye genetik kod denir.Esto recibe el nombre de código genético.
Ancak aradaki farklar küçüktür.Cualquier otra cosa similar se queda pequeña.
Aradaki fark 2 erkek kadar.Se diferencian dos tipos.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.Este valor es muy pequeño y por tanto es factible el uso de ataques meet-in-the-middle.
Bu anlamda aradaki sınırın korunması sistemin devamı için gereklidir.De este modo, se garantiza en todo momento la estabilidad del túnel.
Aradaki Yerler.Mangia qualsiasi cosa.
Buna itiraz edilince de aradaki ipler kopmuş.Lei protestò, ma la parte le fu comunque tolta.
Aradaki erkek farkı 1’dir."La mia famiglia è la numero uno").
Ancak aradaki farklar küçüktür.Tutte le altre differenze sono minime.
Aradaki süreyi Fluminense takımında geçirmiştir.Sorge infatti nella frazione di Flumini.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.Также известна как MitM (Man-in-the-Middle) атака.
Aralık - Yandaki şahıs ile aradaki mesafe.Дальний Восток — что с ним делать?
Aradaki Yerler.Поели они.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Несмотря на значительное превосходство противника, роте удалось одержать полную победу.
Ancak aradaki bağ çözülmüş ve tüm bu okullar ayrı ayrı üniversite olma yoluna gitmiştir.Учеба давалась легко, все школы были закончены с отличием.
Aradaki fark 1 erkek kadar.Самка заметно отличается от самца.
Seçim tarihi yaklaştıkça aradaki açık kapanmaya başlamıştır.И по мере приближения даты премьеры он только нарастал.
Luhmann’ın amacı, aradaki boşluğu doldurmaya çalışmaktır.Газета «Киев» имеет своей задачей заполнить этот пробел.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod