Biraz zaman alacak ama sanırım aradaki anlaşmazlığı giderebiliriz.It'll take some time, but I think we can patch things up.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Despite being outnumbered, Crispus won a very complete victory.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.This type of attack is known as man-in-the-middle (MitM).
Aradaki far, kaçınılmaz olarak, bilimsel bir farklılıktır.The difference is, inescapably, a scientific difference.
Ama geçen zaman süreci sonucunda aradaki bağlar güçlenmiştir.But by his last line, the place has frozen.
Aradaki fark 2 erkek kadar.They were two different men.
Aradaki farkı meydana getiren 8 bit kullanılarak 28 adet ağ tanımlaması yapılabilir.The above-mentioned eight currencies can generate 28 different currency pairs that can be traded.
Yani aradaki ilişki tek yönlü/sabit değil diyalektik/dinamiktir.It seems their relationship is not simply boss/subordinate.
(Aradaki bir günlük fark Dünya'nın fazladan döndüğü açının karşılığıdır.)(The growth factor in each sub-period is equal to 1 plus the return over the sub-period.)
Aradaki erkek farkı 1’dir.Notable persons are" 1.
Hamas lideri Halid Maşal’ın resmi Ankara ziyaretinden sonra, aradaki gerginlik yatışmaya başladı .After Hamas leader Khaled Mashal paid an official visit to Turkey, relations began to cool off.
Seçim tarihi yaklaştıkça aradaki açık kapanmaya başlamıştır.As the day of the elections approached, its outcome became more certain.
Aradaki temel fark, günlükleme özelliğinin eklenmiş olmasıdır.One major difference is that the addition of extra condiments is encouraged.
Aradaki terk fark budur.That makes a difference.
Aradaki duvarı kaldıralım.We blow up the wall here.
Ve ikinci durumda aradaki bölmeyi kaldırdık.And then the second time, I blew away this wall.
Aradaki maddeler ne hakkındaydı diye aklınıza takıldıysa söyleyeyim. ..And if you're wondering, what are all the chapters in between?
İki ifadede de aradaki bir adımı atlamış gibi görünebilirim. .And in both of these you can kind of view it I'm skipping an intermediate step.
Aradaki fark işin zaman boyutu.But the difference is the time scale.
Aradaki fark budur.That's the difference.
Aradaki oran ile ilgileniyoruz. .So we're worried about the ratio -- let me write it like this.
Aradaki oranın 3.1'e daha yakın olduğunu gördüler.They notice that this ratio is closer to 3.1.
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.The difference, of course, is that on the Arctic, at the North Pole, you have ice floating on water.
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.Now, a way to look at this is take a look at the chasm.
Aradaki fark ne?What is the difference?
Yani aradaki mesafe 15 kere 10 üzeri 10 metredir.So the distance is 15 times 10 to the tenth meters.
Aradaki fark, şirketin sahiplerinin koyduğu sermaye, bu da 4 milyon $. -Well, the owners of the company will have $4 million left.
Aradaki fark nedir?What's the difference?
Aradaki fark, bizim ısımızın ortalama 59 derecede olmasıdır.The difference is that our temperature is 59 degrees on average.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.But now, the fact that it's also a good explanation, hard to vary, makes the crucial difference.
Aradaki fark nedir? Aynı iklim, aynı kültür, aynı din. Çok büyük bir fark.Same climate, same culture, same religion -- huge difference.
Aradaki farklar, verilerin zayıflığından daha büyük.The differences are much bigger than the weakness of the data.
Gapminder.org aradaki farki anlatiyorBut, critical poverty: this slide is from a presentation I gave not that long ago.
Bu satış ve alış hareketinden, şu aradaki kadar kar edecek.And he would make that much money on that move.
Aradaki fark nereden kaynaklanıyor? .So what makes the difference? And even better, let's assume that
Aradaki ilişkiyi sadece benzerliklere bakarak belirleyebilirsiniz.You can only determine relatedness by looking for similarities.
Aktif toplamından borçlarımı düşersem, aradaki fark da özkaynağım demektir.Assets minus liabilities is owners equity.
Aradaki fark %'4'den %11'lere varıyor, ve kadınlar arasındaki fark daha da fazla.The difference goes from 11 percent down to four percent, and it is even bigger among women.
Ben sadece bu mesafeyi aradaki mesafeyi korumak için kopyalayıp yapıştırıcam.So River Orchards also purchases a, so it also purchases that same amount.
Aslında, parçacık 2-Coulomb yüklü olsun ki aradaki farkı daha net görelim.Actually, let me make it 2 coulombs just to hit a point home.
Ama kopya istemem, aradaki farkı söyleyemesem de (istemem).But I don't want a duplicate, even if I can't tell the difference.
Aradaki paravan dikey değil bu bir açı.And that front in the middle is not vertical, it's at an angle.
Çünkü aradaki açının aynı olup olmadığını bilmiyoruz.Cause you don't know those, that middle angle is the same
Ve o da "Sen aradaki köprüsün" dedi.And he said, "You are the bridge."
Ve aradaki numaralar size olasılığın gri seviyelerini verecektir.And numbers in between give you the gray levels of uncertainty.
Ve bu da aradaki açığı kapatırdı.And that's what would make it up.
Aradaki açıyı 30 derece kabul edelim radyan cinsinden yazmak istersek,Let's say this angle is equal to 30 degrees.
Aradaki açı da eşitAnd the angle in between is congruent so by SAS so by SAS similarity,
Soruyu çözdükçe, aradaki benzerliği göstereceğim. -Because if you think about it-- well, I'll draw the analogy as we do this problem.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.Their great distance reduces gravity to a gentle tug, so they move leisurely in their orbits.
Dolayýsý ile aradaki tüm bu sürede, arkadaţlarýma 'Beklemeliyim' dedim.I actually told all my friends, "I've got to wait."
Aradaki fark çok çok dikkat çekici.The key is in the red zone.
Ben de "Aradaki doğrusal çizgidir, dün öyle demiştin." dedim.And I said, "Well, that's a straight line. You told me that yesterday."
Aradaki tek fark, eksi işaretleri, öyle değil mi? -Well, the only thing that's different are these negative signs, right?
Aradaki fark da bankaya kalıyor, tamam mıyız?And then the bank makes the difference, right?
Ve aradaki zamanı gerçekten iyi kaydettiler.They just knew their timing.
Aradaki farkı anlayamazlar.They can't tell the difference.
Aradaki değerlere bakayım.Let me do some things in between.
Bu hayvanlarla aradaki arabağı nasıl kurarız diye merak ediyordum.I wondered how we might interface with these animals.
Aradaki temel fark budurThat's basically the difference.