Ana içeriğe geç
Sözlük

aradaki ile cümle

aradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu anlamanın bir yolu, aradaki uçuruma bakmaktır.これは恐ろしい結果です あなたが売ることができるのは
Burası 0, bu da 2 Pi. Aradaki değerlere bakayım.Takže tady je 0, tady je 2 pi a přidáme nějaké hodnoty mezi nimi.
Bu satış ve alış hareketinden, şu aradaki kadar kar edecek.A vydělá tímto tahem tolik peněz.
Bu satış ve alış hareketinden, şu aradaki kadar kar edecek.그리고 그 움직임에 의해서 그들은 돈을 얻습니다.
Bu satış ve alış hareketinden, şu aradaki kadar kar edecek.その後、ここで再び高くなったと彼が思うまで、
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Ainsi nous pouvions trouver...regarder le même cerveau en état de forte activité et en état de repos.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Aşa am aflat - privind acelaşi creier când era în acea stare intensificată şi când era în stare de repaos.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.그리고 저희는 발견했습니다- 똑같은 뇌가 활성화 되었을 때와 쉬고있을 때를 비교하면서요.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Så vi kunde titta på samma hjärna när den var i ett upphöjt tillstånd och när den var i ett vilande tillstånd.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Tako, da smo lahko pogledali v možgane, ko so bili v zbujenem stanju in ko so bili v fazi odmora.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Wir konnten so die Zustände im Gehirn bei Erregung und bei Ruhe vergleichen.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.И така, успяхме да видим мозък във възбудено състояние, и същия в спокойно състояние.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.І ми змогли дізнатися, спостерігаючи за мозковою активністю в піднесеному стані і в стані спокою.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Мы смогли наблюдать мозг в возбуждённом состоянии и в состоянии покоя.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.וכך יכולנו לגלות - להביט באותו מוח כשהוא בעוררות גבוהה וכשהוא במנוחה.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.لذا وجدنا ان ننظر إلى نفس العقول عندما تكون فى أقوى حالاتها وعندما تكون فى حالة من الهدوء
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.不活性状態が見てとれました また脳の多くの部位で活動が観察されました
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.咁我哋就可以發現 - 睇住同一個腦袋,當佢興奮嘅狀態 同當佢靜止嘅狀態
Bu yapılanlar ve farkındalık... ...aradaki boşluk fiziki kanallarda işi zorlaştırır.몇 명이나 문의 전화를 했는지 그러한 실제 움직임이 중요하며 그 점이 물리적 채널의 어려움이기도 합니다
Bu yapılanlar ve farkındalık... ...aradaki boşluk fiziki kanallarda işi zorlaştırır.وكم عدد من اتصل برقمي المجاني، وهذه هي المسافة بين الفعل الحقيقي، وهذا هو ما يجعل الأمر صعب في القناة المادبة.
Bu yapılanlar ve farkındalık... ...aradaki boşluk fiziki kanallarda işi zorlaştırır.リアルチャネルの難点です ペイドメディアとアーンドメディアで顧客を集めても
Çünkü aradaki açının aynı olup olmadığını bilmiyoruz.왜냐하면 끼인각이 몇도이냐에 따라 달라지기 때문이죠
Çünkü aradaki açının aynı olup olmadığını bilmiyoruz.Protože nevíte, jestli ten prostřední úhel je stejný.
Çünkü aradaki açının aynı olup olmadığını bilmiyoruz.Бо ви не знаєте, чи кути між ними рівні.
Çünkü aradaki açının aynı olup olmadığını bilmiyoruz.И понеже не ги знаем, този ъгъл по средата е същият.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.왜냐하면 이런 간극을 매우지 못하면 우리는 현 상태에서 한 발짝도 빠져나갈 수 없기 때문입니다.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.las nuevas tecnologías y un nuevo modelo de investigación.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Mert ha az ember nem zárja be azt a rést, akkor pontosan ott van, ahol ma vagyunk.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Nie likwidując tej przepaści, nie ruszymy z miejsca.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Parce que si on ne referme pas ce fossé, nous resterons réellement exactement au même point qu'aujourd'hui.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Pentru că dacă nu închizi prăpastia, rămâi exact unde suntem astăzi.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Porque, se não acabarmos com esse fosso, vamos estar exactamente onde estamos hoje.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Se non eliminiamo quel divario, non possiamo fare passi avanti.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız. Ve benim yoğunlaşmak istediğim konu bu.För om du inte minskar den klyftan, kommer du stå just där vi är idag.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Vì nếu không thu hẹp khoảng cách đó lại, bạn thực sự sẽ ở chính vị trí của chúng ta hiện nay.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Want als je die kloof niet dicht, blijf je precies waar we nu staan.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Wenn wir diese Kluft nämlich nicht schließen, bleiben wir genau da stehen, wo wir heute sind.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Διότι αν δεν γεφυρώσεις αυτό το χάσμα, θα βρεθείς ακριβώς εκεί που είμαστε σήμερα.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.Ведь, если этот разрыв не закрыть, мы будем просто топтаться на одном месте.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.בגלל שאם לא נסגור את הפער הזה, אנחנו נשאר בדיוק היכן שאנחנו נמצאים היום.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.لأنك إذا لم تغلق تلك الفجوة، فإنك تكون بالضبط حيثما نحن اليوم.
Çünkü aradaki boşluğu kapatamazsak, bugün olduğumuz yerde kalacağız.これこそが私がお伝えしたいことです これこそが私がお伝えしたいことです
Çünkü aradaki bütün noktalar da açılmaktadırlar.Všechny objekty se od sebe vzdalují a zdánlivá relativní rychlost je úměrná vzdálenosti.
Dolayısıyla bu aradaki açı da bu aradaki açıya eşittir. .그리고 이 끼인각을 살펴보면 각 AMC는 각 BMC 와 서로 대응하는 각으로
Dolayısıyla bu aradaki açı da bu aradaki açıya eşittir. .Mezi těmito stranami pak máte úhel, který odpovídá tomuto úhlu. Úhel AMC odpovídá úhlu BMC a oba mají 90°.
Dolayısıyla bu aradaki açı da bu aradaki açıya eşittir. .Vinklen imellem dem er ensliggende med den her vinkel herovre. Vinkel AMC er altså lig med vinkel BMC.
Dolayısıyla bu aradaki açı da bu aradaki açıya eşittir. .そして、はさまれた角AMCは角BMCに対応し、 どちらも90度です。
Dolayýsý ile aradaki tüm bu sürede, arkadaţlarýma 'Beklemeliyim' dedim. Bunu henüz yapamam.V mezičase jsem všem svým přátelům řekl:
Dolayýsý ile aradaki tüm bu sürede, arkadaţlarýma그 시점에 저는 친구들에게, '아직 기다려야해' 라고 말했죠.
Dolayýsý ile aradaki tüm bu sürede, arkadaţlarýmaІ в той проміжок часу я говорив своїм друзям:
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Ale takto právě ten fakt, že je to taky dobré vysvětlení, obtížně obměnitelné, je tím podstatným rozdílem.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Dar acum, faptul că e de asemenea o explicaţie bună, dificil de variat, face diferenţa crucială.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Dat het ook een goede verklaring is en moeilijk te wijzigen, maakt het hele verschil.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Det faktum, at det også er en god forklaring, svær at variere, er det, som gør den afgørende forskel.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Jednak teraz, fakt, że jest to również dobre wytłumaczenie trudne do obalenia, stanowi kluczowa różnicę.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.이것이 좋은 설명이고 세부 내용도 변경하기 어렵다는 사실은 결정적인 차이를 만들지요.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Ma il fatto che sia una buona spiegazione, difficile da cambiare, fa la differenza cruciale.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Nhưng bây giờ, sự thật là đó cũng là một lí giải tốt, khó thay đổi, đã tạo ra một thay đổi quan trọng.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Pero ahora, el hecho de que es una buena explicación, difícil de variar, hace una diferencia crucial.
Fakat şimdi, çeşitlendirilemeyen iyi bir açıklama oluşu aradaki en önemli farkı yaratıyor.Práve tento fakt, ktorý je tiež dobrým vysvetlením a nedá sa zmeniť tak ľahko, je tým podstatným rozdielom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod