arada sırada ile cümle

arada sırada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Jednak czasem komórka zaczyna się namnażać nawet, jeśli jest uszkodzona.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.때때로는 세포가 잘못되었음에도 불구하고 복제를 한다는 것입니다
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Maar zo nu en dan, beginnen de cellen zichzelf te repliceren ondanks dat ze gebroken zijn.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Pero de vez en cuando, la célula se empieza a reproducir incluso cuando está dañada.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Tapi terkadang, sel itu mulai bereplikasi meskipun mereka telah rusak.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.Но от време на време, клетката започва да се дели, въпреки че е увредена.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.אך מידי פעם, התאים ממשיכים להתרבות למרות הטעות.
Ama arada sırada, hücreler bozuk olmalarına rağmen çoğalmaya devam ediyor.ولكن بين الحين والآخر، تبدأ الخلايا إجراء نسخ متماثل حتى على الرغم من أنها تنهار.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Ale jednou za čas vznikne mutace, která buňku poškodí, ale ta se nezabije.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Dar uneori apar mutații când celula nu se autodistruge și se deformează.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.De vez en cuando, tienes mutaciones en las que la célula no se elimina a sí misma y la célula es deformada.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.하지만 때때로는 세포가 스스로 제거하지도 않으면서 세포를 기형을 만드는 돌연변이가 존재합니다
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.Но понякога, възникват мутации, при които клетката не се самоубива, а се деформира.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.מידי פעם בפעם, תתרחש מוטציה מזיקה שהתא לא הצליח לזהות, למרות שהיא מזיקה.
Ama arada sırada, hücrenin kendisini ortadan kaldırmadığı mutasyonlar olacaktır ve onlar da hücreyi bozar.لكن من الحين إلى الآخر ، لديك طفرات في خلايا لا تقوم بقتل نفسها وتشوه الخليه
Arada sırada bütün aile toplanırız ve akrabalarımdan birisi çıkıp bana "sonunda köşeyi döndüm" der.Kutsutaan tätä nimellä "Osake A". Osake A Ja "Osake B".
Arada sırada bütün aile toplanırız ve akrabalarımdan birisi çıkıp bana "sonunda köşeyi döndüm" der."大もうけしたぞ" などと自慢することです。 シティバンクを買った。
Arada sırada, çünkü artık okumuyorum.Ab und zu, weil ich nicht mehr lese.
Arada sırada, çünkü artık okumuyorum.Din cand in cand, pentru ca nu mai citesc.
Arada sırada, çünkü artık okumuyorum.Ogni tanto, visto che non leggo più.
Arada sırada, çünkü artık okumuyorum.Soms, omdat ik niet meer lees.
Arada sırada, çünkü artık okumuyorum.Toisinaan, sillä en lue enää.
Arada sırada, çünkü artık okumuyorum.بين حين وآخر، لانني لم اعد اقرأ بعد الان.
Arada sırada hareket etmen gerekiyor.Ahora a veces tienes que moverte.
Arada sırada hareket etmen gerekiyor. Daha büyük bir eve ihtiyacın var.A volte devi trasferirti.Devi prendere una casa più grande.
Arada sırada hareket etmen gerekiyor.Parfois vous devez déménager.
Arada sırada hareket etmen gerekiyor.Sekarang kadang-kadang Anda harus bergerak.
Arada sırada hareket etmen gerekiyor.Понякога трябва да се преместите.
Arada sırada kullanırdı işte.Ça a été de temps en temps.
Arada sırada kullanırdı işte.Det har været indimellem.
Arada sırada kullanırdı işte.De vez en cuando.
Arada sırada kullanırdı işte.Doar uneori.
Arada sırada kullanırdı işte.Es war immer hin und wieder mal.
Arada sırada kullanırdı işte.Het is zo nu en dan gebeurd.
Arada sırada kullanırdı işte.Ngay bây giờ và sau này.
Arada sırada kullanırdı işte.Sitä ilmenee aina silloin tällöin.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Bardziej wtedy, gdy miał deadline.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Csak néha, amikor mélyponton volt.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Det har varit då och då, när nåt verkligen har behövts göras klart.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Det har varit då och då, när nåt verkligen har behövts göras klart.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Di tanto in tanto, quando ha una scadenza.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Itu berlangsung kini dan selanjutnya. saat dia punya deadline.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.Jen sem tam, když musí něco zvládnout včas.
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.때때로 그랬죠. 데드라인이 다가오면
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda..זה היה פה ושם .כשהיה לו דד-ליין
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.كان ذلك من وقت لآخر عندما كانت لديه مهلة
Arada sırada kullanırdı işte. Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.何か強要されると ストレスになる
Arada sırada kullanırdı işte.Μια στο τόσο.
Arada sırada kullanırdı işte.Само от време на време.
Arada sırada kullanırdı işte.Это было то и дело.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.Écoute, je sais que je suis parfois dur avec Nelson mais il a les pieds sur terre.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.Guarda, a volte vado giu' pesante con Nelson, ma non e' un'illuso.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.Schau mal, ich komme oft hard auf Nelson nieder, aber manchmal ist er Wahnhaft.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.Ξέρω ότι μερικές φορές την λέω στον Νέλσον αλλά δεν έχει παραισθήσεις.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.Послушай, иногда я бываю грубым с Нельсоном, потому что он иногда витает в облаках.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.分かるまで厳しくいうのよ
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Als je met je hoofd in de wolken leeft, af en toe, dan kan je je voeten beter op de grond houden.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Cred că, dacă trăiți cu capul în nori uneori, vă ajută să vă mențineți picoarele pe pământ.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.Creo que vivir con la cabeza en las nubes de vez en cuando, ayuda a mantener los pies en el suelo.
Bence, eğer hayal dünyasında yaşasaydınız, arada sırada, ayaklarınızı yere tutmaya yardımcı olur.여러분이 가끔씩 머리를 구름속에 두고 산다면, 현실에 발을 딛고 사는데 도움이 된다고 생각합니다.

İlgili Sayfalar