Aradığım, malzemeye ihtiyacım olan özellikleri verebilecek bir yol.質になるように 思考錯誤中です 未来の微生物には こう言いたいです
Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.Ez az a távolság amiről beszélek. Ez az, ami megvédi az alkotót a munkája eredményétől.
Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.-föreställningen som skyddar dig från ditt arbete.
Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.심리적인 개념 또는 어떤 거리를 두는 것이 필요하다는 말이 바로 이런 말입니다.
Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.המבנה הפסיכולוגי שיגן עליך מפני תוצאות עבודתך.
Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.تلك البنية النفسية لتحميك من نتائج عملك.
Aradığım o "ruhsal mesafeyi" bulmuştum, eserimin sonuçlarından kendimi koruyacak düzenek buydu.そういうものだと 人々は信じていました
Aradığım sen değilsin.Ik was niet naar jou op zoek.
Aradığım sen değilsin.Nejsi ten, koho hledám.
Aradığım sen değilsin.Nem téged kereslek.
Aradığım sen değilsin.Nicht du bist es, den ich suche.
Aradığım sen değilsin. Saat kaç?No eres tú a quien busco.
Aradığım sen değilsin.Tu nu eşti cel pe care îl caut.
Aradığım sen değilsin.Δεν είσαι εσύ αυτός που ψάχνω.
Aradığım sen değilsin.Извини, но ты, ты не нужен, ты мне не нужен.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Etsimäni oli edessäni.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!¡Lo que busco estaba más allá... de la verdad sobre la transmutación humana!
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!O que procuro estava diante de mim... ... a verdade sobre a transmutação humana!
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!To, czego szukam, było przed prawdą o transmutacji ludzi.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!То, что я ищу, было впереди... истина о трансмутации человека!
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Quello che cerco stava lì davanti.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Sandheden ligger foran mig ...
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Sanningen ligger framför mig...
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Αυτό που έψαχνα ήταν μπροστά μου...
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.C'est la seule chose à laquelle je pense depuis ton coup de fil.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.Das ist das einzige, woran ich denken konnte seitdem du angerufen hast.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.E' l'unica cosa a cui ho pensato fin da quando mi hai chiamato.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.Ik kon aan niets anders denken sinds je me belde.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.To jedyna rzecz o której myślę odkąd zadzwoniłeś.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.Είναι το μόνο πράγμα που σκέφτομαι απο τότε που τηλεφώνησες.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.Это единственное, о чём я думала, с тех пор как ты позвонил.
Aradığından beri düşündüğüm tek şey bu.もし、なめさせたら
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Det ser ut som han är hit?
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Es sieht aus, als ob er einen Treffer hat!
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Het lijkt erop dat hij beet heeft.
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.On dirait qu'il a trouvé?
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Parece que ha dado con algo.
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Sembra ce l'abbia fatta?
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Se pare ca are noroc...
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Sepertinya dia menemukannya !
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Úgy tűnik, sikerrel járt.
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Vyzerá to že niečo má?
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Wygląda na to, że trafił?
Aradığını bulmuş gibi görünüyor.Бинго! Изглежда е попаднал на нещо.
Aradığını bulmuşsun.Você estava pedindo para ser assediada.
Aradığını bulmuşsun.Πηγαινατε γυρευοντας.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Byłam taka podekscytowana jak zadzwoniłeś.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ich habe mich sehr über deinen Anruf gefreut.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ik was zo opgewonden toen je me belde.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.J'étais tellement excité par ton appel.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Sono contentissima che tu mi abbia chiamato.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ενθουσιάστηκα που με τηλεφώνισες.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Я была так рада, что ты позвонил.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.卒業してからあってないよね
Aradığının ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Ahora bien, no sabía dónde buscar.
Aradığının ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Ale neměla ani potuchy, co hledat.
Aradığının ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Cô ấy không biết phải tìm kiếm những gì.
Aradığının ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Elle n'avait aucune idée de ce qu'il fallait chercher.
Aradığının ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.그런데, 당장 뭘 찾아야 하는지를 몰랐습니다.
Aradığının ne olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Lalu dia tidak tahu apa yang harus dicari.