Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.Vedav ratas paiknes ees ja juhtratas taga.
Bir motorsikletli devriye polisi arabaya doğru yanaşır.Teel liikus aga vastu politseiauto.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.서비스에 1,000대의 차를 편입하기 위해서 6년이 걸렸습니다.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.6年かかりました 昨年4月創業のホイップカーは
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Ci sono voluti 10 anni per mettere 1000 vetture in servizio.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Het deed er zes jaar over om een wagenpark van 1000 auto's te krijgen.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Il leur a fallu 6 ans pour avoir 1000 voitures en service.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Le-a luat șase ani să aibă 1000 de mașini.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Levou seis anos para atingir 1000 carros em serviço.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Minęło sześć lat zanim mieli 1000 samochodów.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Nekik hat évükbe telt, hogy 1000 autót forgalomba állítsanak.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Sie benötigten 6 Jahre, um 1000 Autos in Betrieb zu nehmen.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Zabralo jim to šest let dát dohromady 1000 aut.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Им понадобилось шесть лет чтобы достичь парка в 1000 автомобилей.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.Трябваха им шест години за да разполагат с 1000 коли за ползване.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.לקח להם 6 שנים להרים שירות של 1,000 מכוניות.
1000 arabaya ulaşmaları altı yıl sürdü.وقد استغرقوا ٦ سنوات لإدراج ١٠٠٠ سيارة في الخدمة.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.In možje so storili tako; in vzamejo dve doječi kravi in ju vprežejo v voz, njiju teleti pa zaklenejo doma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.그 사람들이 그같이 하여 젖 나는 소 둘을 끌어다가 수레를 메우고 송아지들은 집에 가두고
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Männen gjorde så; de togo två kor som gåvo di och spände dem för vagnen; men deras kalvar behöllo de hemma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Oamenii au făcut aşa. Au luat două vaci cari alăptau, le-au înjugat la car, şi le-au închis viţeii acasă.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Og mennene gjorde således: De tok to nybære kyr og spente dem for vognen, men kalvene holdt de tilbake hjemme.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Učinili tedy ti muži tak, a vzavše dvě krávy otelené, zapřáhli je do toho vozu, a telata jejich zavřeli doma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.Vtedy mužovia urobili tak; vzali dve kojné kravy a zapriahli ich do voza a ich teľce zavreli doma.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.И мъжете сториха така: взеха две дойни крави, та ги впрегнаха в колата, а телците им затвориха у дома.
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.И сделали они так: и взяли двух первородивших коров и впрягли их в колесницу, а телят их удержали дома;
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.ויעשו האנשים כן ויקחו שתי פרות עלות ויאסרום בעגלה ואת בניהם כלו בבית׃
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.ففعل الرجال كذلك واخذوا بقرتين مرضعتين وربطوهما الى العجلة وحبسوا ولديهما في البيت
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.非 利 士 人 就 這 樣 行 、 將 兩 隻 有 乳 的 母 牛 套 在 車 上 、 將 牛 犢 關 在 家 裡
Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.非利士人 就 這樣行 、 將兩隻 有乳 的 母牛 套在 車上 、 將牛犢關 在 家裡
Adamýn biri eve gelip arabaya bakacak.- Não, obrigado. Vêm aí um tipo para comprar o carro.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,그러나 이 문제의 진실은, 여러분이 BMW를 볼 때,
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Aber die Wahrheit ist, wenn man den Wagen anschaut, er sieht nicht wie ein Volvo aus.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Ale prawdę mówiąc, jeśli spojrzycie na samochód, nie wygląda on jak Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Dar adevărul este că, uitaţi-vă la maşină, nu arată ca un Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,De az igazság az, hogy ránéznek az autóra, nem úgy néz ki, mint egy Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor, Hummer'a da benzemiyor.Men sanningen är, se på den där bilen, det är knappast någon Volvo, och den ser inte ut som en Hummer.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Maar de waarheid is dat als je naar die auto kijkt, hij niet op een Volvo lijkt.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Mais la vérité est que, vous regardez cette voiture, elle ne ressemble pas à une Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Ma la verità è che se guardate quell'auto, non assomiglia a una Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Pero la verdad del asunto es que, tú miras al coche, y no tiene el aspecto de un Volvo.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Но истината по въпроса е, че поглеждаш тази кола и тя не прилича на "Волво".
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız, Volvo'ya benzemiyor,Но суть дела в том, что вы смотрите на эту машину, и она не выглядит как Вольво.
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,אבל האמת היא, שכשאתה מסתכל על הרכב הזה,
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,ولكن حقيقة الأمر هو ، أنك تنظر إلى تلك السيارة ،
Ama işin aslı, arabaya bakarsınız,それがVolvoのように見えないことです
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.Amerika minden egyes autójába.
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.Et si on installait un appareil de réseau maillé dans toutes les voitures de l'Amérique?
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.설치했다고 생각해 보십시오.
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.Stellen Sie sich vor, wir installieren so ein Gerät in jedem einzelnen Auto in Amerika.
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu. Ülke genelinde, ücretsiz kablosuz iletişim sistemine sahip olabiliriz.Podríamos tener sistemas de comunicación inalámbrica gratuitos de costa a costa.
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.בכל מכונית באמריקה.
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.في كل سيارة في مختلف أنحاء أمريكا.
Amerika'da ki her arabaya koyduğumuzu.全土を覆う無料のワイヤレス通信システムができます
Annenin sana hiç bir zaman sahip olamazsın dediği arabaya sahip olmak gibi bir şey.C'est la voiture qu'on a toujours voulue, que maman nous a dit qu'on ne pouvait pas avoir.
Annenin sana hiç bir zaman sahip olamazsın dediği arabaya sahip olmak gibi bir şey.E ca maşina pe care mereu ţi-ai dorit-o, pe care mama spunea că n-o poţi avea.
Annenin sana hiç bir zaman sahip olamazsın dediği arabaya sahip olmak gibi bir şey.È come la macchina che hai sempre voluto e la mamma ti diceva che non potevi avere.
Annenin sana hiç bir zaman sahip olamazsın dediği arabaya sahip olmak gibi bir şey.Es como el auto que siempre quisiste tener, y que tu mamá te dijo que no podías.
Annenin sana hiç bir zaman sahip olamazsın dediği arabaya sahip olmak gibi bir şey.Es ist das Auto, dass Sie immer haben wollten und von dem Ihre Mutter sagte, es gebe es nicht.
Annenin sana hiç bir zaman sahip olamazsın dediği arabaya sahip olmak gibi bir şey.Ez az az autó, amit mindigis akartál, amire az anyukád azt mondta, hogy nem lehet.