ABD Ordusu bu arabaya hiçbir zaman ilgi göstermedi.L'armée de terre des États-Unis n'avait manifesté aucun intérêt pour le véhicule.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.Il noie alors son désespoir dans l’alcool et part en voiture.
Daha sonra da yanlışlıkla bir arabaya çarparlar.Elle se fait renverser par erreur par une voiture.
Bir motorsikletli devriye polisi arabaya doğru yanaşır.Le motard de police se rapproche de la voiture.
Marty ayrıca hayalindeki arabaya da sahip olmuştur.Marty étant déjà dans la voiture.
Yazar aşağıya iner ve arabaya doğru gider.Le peintre monte dans sa voiture et se met à conduire.
Arabaya binerler.Ils montent dans une voiture.
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.Celui-ci, l'apercevant, le poursuit en voiture.
Griffinlerin yeni bir arabaya ihtiyaçları vardır.Les rames ont trois voitures.
O, büyük bir ev ve iki arabaya sahipti.Él tenía una casa grande y dos autos.
Tom arabaya benzin koydu.Tom le puso gasolina al auto.
Tom'un yeni bir arabaya ihtiyacı var.Tom necesita un auto nuevo.
Tom arabaya bindi.Tom se metió en el coche.
Arabaya bindi ve uzaklaştı.Cogió el coche y se alejó.
Yeni bir arabaya ihtiyacım var.Necesito un coche nuevo.
Bir arabaya ihtiyacımız var.Necesitamos un coche.
Şimdi arabaya bin.Entra ya en el coche.
Arabaya ihtiyacım yok.No necesito un coche.
Bir arabaya ihtiyacım var.Necesito un coche.
Tom arabaya binmedi.Tom no se metió en el coche.
Gerçekten bir arabaya ihtiyacın var mı?¿De verdad necesitas un coche?
Bütün aile için yeterince büyük bir arabaya ihtiyacımız var.Necesitamos un coche lo suficientemente grande para toda la familia.
Videoda Beyoncé, bir adamla tartışmasının ardından, arabaya binerek ağlamaktadır.Muestra a Beyoncé en un auto llorando tras una discusión con su hombre.
Griffinlerin yeni bir arabaya ihtiyaçları vardır.La olavarriense tiene nuevo auto.
ABD Ordusu bu arabaya hiçbir zaman ilgi göstermedi.Además, el gobierno de los Estados Unidos nunca se interesó por el avión.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Ella está subiendo sus cosas en un taxi.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.4.-Viajarás en tren y saltarás para agarrar monedas.
Arabaya binerler.Suben al auto.
Ryder ve Smoke, o sırada geldiler ve CJ ile Sweet arabaya atladılar.Ryder y Smoke huyen del lugar, quedando solo CJ para ayudar a su hermano.
Baba yaralıdır ve arabaya binerek onu hastaneye götürmeye çalışırlar.Ben piensa que está drogada y trata de llevarla al auto.
Tom'un yeni bir arabaya ihtiyacı var.Tom ha bisogno di un'automobile nuova.
Hangi kutuların arabaya konulması gerektiğini Tom'a söyledin mi?Hai detto a Tom quali scatole devono essere messe in macchina?
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Rivestitosi frettolosamente, prende un taxi.
ABD Ordusu bu arabaya hiçbir zaman ilgi göstermedi.Ma nessuno ordinò mai questa vettura.
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.Salta sull'auto e si lancia alla ricerca della testa.
Arabaya bindik.Мы забрались в машину.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.Чтобы удобно ездить по магазинам, вам нужна машина.
Bir arabaya ihtiyacın var mı?Тебе нужна машина?
Bazen her şeye tükürüp, arabaya atlayıp, çok çok uzaklara gitmek istiyorum.Иногда я хочу сесть в машину, плюнуть на всё, и уехать далеко-далеко.
Arabaya bineriz.Мы садимся в машину.
Griffinlerin yeni bir arabaya ihtiyaçları vardır.Гриффинам нужна новая машина.
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.Сразу же после этого мы посадили её в машину и уехали.
Arabaya binerler.Они садятся в машину.
Bir motorsikletli devriye polisi arabaya doğru yanaşır.Автомобилист сбивает полицейского на дороге.
Film gösterime girdikten sonra bu marka arabaya olan ilgi daha da artmıştır.После проката этого фильма интерес к проекту значительно вырос.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.Он выпивает её кровь, а затем увозит на своём мотоцикле.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Носит брюки и ездит на мотоцикле.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.Стоун на автомобиле догоняет поезд проникает внутрь.
Arabaya binerler.سحب السيارة.
Arabaya dönsen iyi olacak.من الأفضل العودة إلى السيارة.
Griffinlerin yeni bir arabaya ihtiyaçları vardır.Os Griffins precisam de um novo carro.
Daha önce bulduğu arabaya giden Carol, arabayı çalıştırır ve o sırada Daryl onu bulur.Ela fica próxima do carro que ela encontrou, que agora está em execução, quando Daryl se aproxima.
Bir motorsikletli devriye polisi arabaya doğru yanaşır.Uma policial, numa moto, passa à frente deles.
Polis, burgulu peruk takmış olan Gaga'yı yakalar ve arabaya götürür.Lady GaGa é levada para a polícia com um penteado em formato de cone e é presa.
Yeni bir arabaya ihtiyacım var.Preciso de um carro novo.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.Breng de fles naar huis en laat hem eruit.
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.Een vrachtwagen of grote bestelwagen rijdt zich meteen vast in deze smalle doorgang.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Ze vindt de mantel en neemt hem mee.
Ama Austin, Kane'i arabaya tıktı.Hans achtervolgde hem in een taxi.
Haziran 2003'te Gray kendi arabasıyla başka arabaya çarpmıştır.In juni 2001 liep Gray zware verwondingen op bij een auto-ongeluk tijdens zijn vakantie in Ierland.