arabasının ile cümle

arabasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Tom arabasının anahtarlarını arıyor.Tom is looking for his car keys.
Tom kelepçelendi ve polis arabasının arkasına itildi.Tom was handcuffed and shoved into the back of the police car.
Mary'nin arabasının anahtarları Tom'da.Tom has Mary's car keys.
Tom'un arabasının yıkanması gerekti, bu yüzden onu yağmurda dışarıda bıraktı.Tom's car needed a wash, so he left it out in the rain.
Tom arabasının kontrolünü kaybederek yoldan çıktı.Tom swerved hard, losing control of his car.
Gitarım Tom'un arabasının bagajında.My guitar is in the trunk of Tom's car.
Bir polis helikopteri Dan'ı arabasının yerini tespit etti.A police helicopter located Dan's car.
Dan Linda'yı arabasının içinde buldu.Dan found Linda inside his car.
Dan'ın arabasının içinde kan izleri vardı.There were traces of blood inside Dan's car.
Dan büyükbabasının arabasının kırmızı iç kaplamasını hatırlar.Dan remembers the red interior of his grandfather's car.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir ağaca çarptı.Tom lost control of his car and crashed it into a tree.
Tom'un arabasının ne renk olduğunu biliyor musun?Do you know what color Tom's car is?
Tom Mary'nin yeni arabasının bir resmini çekti ve onu John'a gönderdi.Tom took a picture of Mary's new car and sent it to John.
Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.I saw his car veering to the right.
Tom'un arabasının yeni lastikleri var.Tom's car has new tires.
Tom'un arabasının gazı tükendi.Tom's car has run out of gas.
Tom'un arabasının benzini bitti.Tom's car ran out of gas.
Tom arabasının ne kadar hızlı olduğu hakkında övündü.Tom bragged about how fast his car was.
Tom Mary'nin arabasının sağ arkasına park etti.Tom parked right behind Mary's car.
Tom arabasının nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his car was.
Tom arabasının arkasında hızla eğildi.Tom ducked down behind his car.
Tom, Mary'nin onun yeni arabasının anahtarlarını ödünç almasına izin verdi.Tom let Mary borrow the keys to his new car.
Tom arabasının arkasına saklandı.Tom hid behind his car.
Tom, arabasının ön koltuğunda ölü bulundu.Tom was found dead in the front seat of his car.
Burası Sami'nin arabasının park edildiği yer.This is where Sami's car was parked.
Bu, Tom'un arabasının park edildiği yer.This is where Tom's car was parked.
Leyla, Sami'nin arabasının direksiyon simidinden damlayan kanı fark etti.Layla noticed blood dripping from the steering wheel of Sami's car.
Leyla, arabasının arkasında yanıp sönen mavi ışıkları gördü.Layla saw blue lights flashing behind her car.
Tom'un arabasının elektrikli pencereleri vardır.Tom's car has electric windows.
Tom'un arabasının pencere açma kolu vardır.Tom's car has crank windows.
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'dur.Tom is the one who broke the windshield of Mary's car.
Tom bavulunu arabasının bagajında bıraktı.Tom left his suitcase in the trunk of his car.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir duvara çarptı.Tom lost control of his car and crashed into a wall.
Tom arabasının benzini bittiği için geç kaldı.Tom was late because his car ran out of gas.
Tom, Mary'nin arabasının John'un evinin önünde park ettiğini gördü.Tom saw Mary's car parked in front of John's house.
Tom'un arabasının önüne bir geyik atladı.A deer jumped out in front of Tom's car.
Tom'un arabasının camları filmli.Tom's car has tinted windows.
Tom'un arabasının camları film kaplı.Tom's car has tinted windows.
Tom arabasının altında bir kedi gördü.Tom saw a cat under his car.
Kanoyu arabasının üstüne bağladı.He tied the canoe to the top of his car.
Felix, polis arabasının onu takip edemediği bir alana rastladı.Felix ran into a field where the police car couldn't follow him.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.On 19 April 1906, Pierre Curie was killed in a road accident.
Telsiz iletişim kullanımında bir karışıklık, ikinci bir mahkûm arabasının varışını erteledi.Confusion over radio communication delayed the arrival of a second wagon.
"Ak at arabasının ağızı yok."Our car didn’t have the horsepower they had.
Kendisi ayrıca makam arabasının Volkswagen Passat olmasına ettiği isyanla hatırlanmaktadır.His dream is to buy a Volkswagen car for himself.
At arabasının üzerinde cesetler yığılıdır.Mac is impaled on the horns of his car.
Gelin arabasının arkasından su dolu çömlek kırılır.On the way, the girls' car breaks down completely.
Sucre, adamın arabasının anahtarını yürütür.Veronica puts a tracker on Duncan's car.
Oppamın arabasının aynısı.It's the same car as my oppa's.
Wood, sen küçükken mahallede böcek arabasının peşinde biraz fazla mı koştun?Wood, was your neighborhood sprayed with a lot of the DDT when your were a child?
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.So this time I asked my brother to come with me and drive by a police car.
Hadi bakalım şu mesafeye bir yarış arabasının gitmesi ne kadar zaman alır?Let's figure out how long it takes a racecar to go a certain distance.
G.M. Opel bunu biyonik arabasının içindeki resimde gördüğünüz iskeleti oluşturmak için kullandı.Actually G.M. Opel used it to create that skeleton you see, in what's called their bionic car.
"Onu nerede yaptınız?" "Arabasının içinde""Where did you do it?" "In his car."
Babasına, topun neden el arabasının tersine hareket ettiğini sordu.And his dad said, "Ah.
Yoram, ‹‹Hainlik bu, Ahazya!›› diye bağırdı ve arabasının dizginlerini çevirip kaçtı.Joram turned his hands, and fled, and said to Ahaziah, "There is treason, Ahaziah!"
Birinci savaş arabasının kızıl, ikincisinin siyah,In the first chariot were red horses; in the second chariot black horses;
Bakarciev Dokov'un arabasının ön camını kırıp, lastiklerini de patlatmıştı.The latter also smashed the windshield of Dokov's car and punched its tyres.
El arabasının etrafında gümüş eşyalar ve metal bir kumbara vardı.Piled around the cart were silverware and a metal cash box.
Bu, günün üçüncü güvenlik arabasının çıkmasına neden oldu.This brought out the third safety car of the day.

İlgili Sayfalar