arabasının ile cümle

arabasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Jim arabasının üzerinde çalışıyor.Jim is at work on his car.
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Kısa sürede itfaiye arabasının etrafında bir kalabalık toplandı.A crowd soon gathered around the fire engine.
Onun arabasının sağa dönüş yaptığını gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Onun arabasının üzerinde çalışıyorum.I'm working on his car.
Onun arabasının tekerlekleri yok.His car has no wheels.
Arabasının anahtarı için çantasını aradı.He searched his bag for his car key.
Arabasının kirli olmasını umursamaz.He doesn't care if his car is dirty.
O, arabasının üzerine bir örtü koydu.He put a cover over his car.
Onun arabasının güzel bir cilası var.Her car has a nice polish.
Neden bu öküz arabasının üstünde bir ada turu yapmıyoruz?Why don't we take a drive round the island on this ox carriage?
Marco'nun arabasının adı "Thunder Giant"tir.The name of Marco's car is 'Thunder Giant'.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.The accident damaged her car's front wheels.
Birçok hayran şarkıcının arabasının önünde toplanıyor.Many fans are gathering in front of the singer's car.
Tom kanoyu arabasının üstüne bağladı.Tom tied the canoe to the top of his car.
Tom arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.Tom keeps a pair of binoculars in the glove compartment of his car.
Tom arabasının niçin çalışmadığını bilmiyordu.Tom didn't know why his car wouldn't start.
Öyle görünüyor ki Tom'un arabasının yeni bir takım lastiğe ihtiyacı var.Apparently, Tom's car needs a new set of tires.
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'du.Tom was the one who broke the windshield of Mary's car.
Tom arabasının bozulacağından korkuyordu.Tom was afraid his car would break down.
Tom Mary'nin arabasının arkasında parketti.Tom parked behind Mary's car.
Tom Mary'nin arabasının neye benzediğini biliyor.Tom knows what Mary's car looks like.
Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.Tom had his car key in his left hand.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom'un arabasının 100 beygir gücü var.Tom's car has 100 horsepower.
Onun arabasının altında saklanan iki kedi var.There are two cats hiding under her car.
Büyükbabamın arabasının bu resmine bak.Look at this picture of my grandfather's car.
Kimin arabasının yoldan çıktığını öğrendim.I found out whose car went off the road.
Tom yeni arabasının bir resmini çekmemi istiyor.Tom wants me to take a picture of his new car.
Tom arabasının ön koltuğunda bir şey buldu.Tom found something on the front seat of his car.
Tom arabasını özel araba yolunda tam Mary'nin arabasının arkasına park etti.Tom parked his car in the driveway just behind Mary's car.
Tom'un arabasının çalındığını bilmiyordum.I didn't know that Tom's car was stolen.
Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.I heard Tom's car drive up, but he hasn't come in yet.
Tom arabasının bagajında bir av bıçağı bulundurur.Tom keeps a hunting knife in the trunk of his car.
Tom'un arabasının araba yoluna girdiğini gördüm.I saw Tom's car pull into the driveway.
Tom ve Mary John'un arabasının arka koltuğunda birbirinin yanında oturmuştu.Tom and Mary were seated next to each other in the back seat of John's car.
Tom arabasının bagajına yedek lastik koydu.Tom put the spare tire in the trunk of his car.
Tom Mary'nin arabasının gitmesini duydu.Tom heard Mary's car drive off.
Tom arabasının nerede olduğunu biliyordu.Tom knew where his car was.
Tom arabasının çekilerek götürüldüğünü görmek içim tam zamanında restorandan çıktı.Tom walked out of the restaurant just in time to see his car being towed away.
Tom çantaları arabasının bagajına yükledi.Tom loaded the bags into the trunk of his car.
Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.Tom had two pairs of skis tied to the roof of his car.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti.Tom lost control of his car.
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.Tom bumped his head on the ceiling of the car.
Tom'un arabasının bagajında birkaç altın tozu torbası vardı.Tom had several bags of gold dust in the trunk of his car.
Tom arabasının kirli olup olmadığını gerçekten umursamıyor.Tom doesn't really care if his car is dirty.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.Tom picked up the can of gasoline and started walking back to his car.
Tom arabasının kilidini açtı.Tom unlocked his car.
Tom cebine uzandı ama arabasının anahtarları orada değildi.Tom reached into his pocket, but his car keys weren't there.
Tom Mary'nin arabasının torpido gözünde yarısı yenmiş bir hamburger fark etti.Tom noticed a half-eaten hamburger on the dashboard of Mary's car.
Tom arabasının üstüne bir kılıf koydu.Tom put a cover over his car.
Tom'un arabasının nerede park edildiğini biliyor musunuz?Do you know where Tom's car is parked?
Tom bana arabasının mağazada olduğunu söyledi.Tom told me his car was in the shop.
Tom arabasının kaputuna oturdu.Tom sat on the hood of his car.
Polis Tom'a devriye arabasının arkasında oturmasını söyledi.The police told Tom to sit in the back of the patrol car.
Tom telefonunu çıkardı ve Mary'nin yeni arabasının bir resmini çekti.Tom pulled out his phone and took a picture of Mary's new car.
Tom'un arabasının yolcu koltuğunda bir kadın vardı.There was a woman in the passenger seat of Tom's car.
Tom arabasının anahtarlarını kaybetti.Tom lost his car keys.
Tom arabasının anahtarların kaybetti.Tom has lost his car keys.

İlgili Sayfalar