arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Ik zie niet langer de zandloper der tijd leeglopen, of ten minste niet meer zoveel als ik dat vroeger deed.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Je n'entends plus le char ailé du temps se rapprocher, ou du moins plus autant qu'avant.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Již více neslýchám čašem okřídlený vůz (citace básně) nebo aspoň ne tak jako dříve.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.저는 더이상 날개단 듯 빠른 시간의 수레바퀴가 가까이 오는 소리를 듣지 않습니다, 적어도 예전에 들었던 것 만큼 듣지는 않습니다.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Már nem hallom, hogy az időszekér egyre közeleg, vagy legalábbis nem annyira, mint azelőtt.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Nie słyszę już, że czas to nadciągający skrzydlaty powóz, a przynajmniej nie aż tak często.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Non sento più il minaccioso ticchettio dell'orologio o per lo meno non tanto quanto lo sentivo prima.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Nu mai aud carul inaripat al timpului cum se apropie, sau cel putin nu atat cat il auzeam inainte.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Už nepočúvam ten okrídlený koč času, ktorý popri mne letí, alebo ho aspoň nepočúvam tak často, ako som zvykol.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Ya no escucho al carruaje alado del tiempo acercarse, o por lo menos no tanto como antes.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Δεν ακούω πλέον το φτερωτό άρμα του χρόνου να πλησιάζει ή τουλάχιστον όχι τόσο όσο παλιά.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Я більше не чую цокання годинника в голові, або, принаймні, не так часто як раніше.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.Я больше не слышу постоянное тиканье часов в голове, по крайней мере, не так часто, как раньше.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.אני לא שומע יותר את מרכבת הזמן המכונפת נושפת בעורפי, או לפחות לא כמו בעבר.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.لم أعد أسمع الوقت في العربة المجنحة يقترب، أو على الأقل ليس بنفس القدر كما فعلت من قبل.
Artık zamanın atlı arabasının yaklaştığını duymuyorum, ya da en azından eskiden duyduğum kadar değil.迫りくる感覚は もう感じられなくなるほどになりました 今日の残り時間が迫っているのは見えています
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Hän joutui autokolariin Pietarin keskustassa.
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Hij had een auto-ongeluk in de binnenstad van Sint-Petersburg; hij ramde een andere auto.
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Na verdade, teve um acidente de carro na baixa de São Petersburgo.
Aslında bir araba kazasına karışmış. Saint Petersburg şehir merkezinde arabasını başka bir arabaya çarpmış.Tuvo un accidente automovilístico en el centro de San Petersburgo, chocó contra otro auto.
At arabası altından yapıldı.A biga é feita de ouro.
At arabası altından yapıldı.C'est fait -- le chariot est en or.
At arabası altından yapıldı.Cỗ xe ngựa được làm từ vàng.
At arabası altından yapıldı.De strijdwagen is gemaakt van goud.
At arabası altından yapıldı.E facută -- caleașca e facuta din aur.
At arabası altından yapıldı.Está hecho - el carro está hecho de oro.
At arabası altından yapıldı.Es wurde gemacht - der Kampfwagen wurde aus Gold gemacht.
At arabası altından yapıldı.이 경마차는 금으로 만들었고요
At arabası altından yapıldı.Koč je vyrobený zo zlata.
At arabası altından yapıldı.Powóz jest wykonany ze złota.
At arabası altından yapıldı.Questo carro è fatto d'oro.
At arabası altından yapıldı.А вот это сделано - колесница сделана из золота.
At arabası altından yapıldı.Изработено е... колесницата е изработена от злато.
At arabası altından yapıldı.היא בנויה מ -- המרכבה בנויה מזהב.
At arabası altından yapıldı.وهي مصنوعة -- العربة مصنوعة من الذهب
At arabası altından yapıldı.チャールストン・ヘストンは空中に漂っていた-
At arabası geliyor.Xe ngựa đang đến.
At arabası geliyor.Колесницата идва.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Čiže táto vec, tento koč je zo zlata.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Già, per realizzare questo - il carro è fatto d'oro.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Ja, om dit te maken -- de strijdwagen is gemaakt van goud.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.자, 그래서 이 작품을 만들기 위해서요. 경마차는 금으로 만들었고요.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Mda, ca intradevar sa faci acest lucru -- caleasca e facuta intradevar din aur.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Oui, pour faire ça en fait -- le chariot lui même est en or.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Sim, para fazer este tipo de coisas, a biga é feita de ouro.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Sí, para hacer esta cosa realmente -- el carro real está hecho de oro.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Taak, aby wykonać tą rzeźbę - - sam powóz jest zrobiony ze złota.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Vâng, để làm được thứ đó -- chính cái cỗ xe ngựa bằng vàng đó.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Yeah, um diese Dinge tatsächlich zu tun - der eigentliche Kampfwagen ist aus Gold gemacht.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Да, всъщност, за да се направи това... колесницата всъщност е изработена от злато.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.Да, чтобы реально сделать эту вещь - сама колесница сделана из золота.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.כן, כדי לעשות את הדבר הזה -- המרכבה עשויה מזהב.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.نعم... للقيام بهذا العمل -- العربة نفسها مصنوعة من الذهب.
At arabasını yaparken altın kullandığımı söylemiştim.金を用いたんだ 24金の指輪を持っていたので
At arabasıyla pek sık yolculuk yapmam; pek çoğunuz için de öyle olsa gerek.Ich reise nicht oft mit Pferd und Wagen, Sie wahrscheinlich auch nicht. Das fand ich faszinierend.
At arabasıyla pek sık yolculuk yapmam; pek çoğunuz için de öyle olsa gerek.Ik reis niet vaak met paard en wagen en de meesten van jullie ook niet.
At arabasıyla pek sık yolculuk yapmam; pek çoğunuz için de öyle olsa gerek.뭐 그건 여러분들도 마찬가지겠죠. 제가 이걸 찾아냈을 때, 전 매료된 기분이었습니다.
At arabasıyla pek sık yolculuk yapmam; pek çoğunuz için de öyle olsa gerek.No viajo a menudo a caballo ni en calesa; imagino que la mayoría de ustedes tampoco.
At arabasıyla pek sık yolculuk yapmam; pek çoğunuz için de öyle olsa gerek.Tôi nghĩ rằng phần đông các bạn cũng thế, cho nên khi tôi phát hiện ra điều này, tôi đã rất thích thú.
At arabasıyla pek sık yolculuk yapmam; pek çoğunuz için de öyle olsa gerek.Wy chyba też. Ta informacja odjęła mi mowę.
İlgili Sayfalar