arabası ile cümle
arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gün tek başına kullandığı arabasıyla kaza yaparak ölür.Totdat hij op een dag betrokken raakt bij een auto-ongeluk.
Arabasına koyulan bomba patlatılır ve ölü gösterilir.Dit wagentje wordt gebruikt in de aflevering Move and You're Dead.
Kimseye bir şey olmasa da Big Smoke'un arabası havaya uçtu.Bij een mislukte proefneming van Jommeke vliegt zijn vaders auto echter in de lucht.
Ralston sıkıştığı yerden kurtulsa da, hala arabasına gidebilmesi gerekiyordu.Armstrong, die achter hem reed, moest even door het veld om hem te ontwijken.
Wombat genellikle iki tekerlekli yük arabasıyla çekiliyordu.Werden in de dienstuitvoering meestal met twee wagens aan elkaar gekoppeld.
Tek atın çektiği at arabası ve iki ya da dört atın çektiği posta arabası da sürülebilmektedir.Het is een gesloten, 4-persoonsrijtuig dat door twee of vier paarden wordt getrokken.
Arabası ise binlerce ton beton ve enkazın altındadır.Bij de monding ligt veel los puin en beton.
Bu kimin arabası, biliyor musunuz?Weten jullie van wie deze auto is?
Öğretmenimiz yeni arabasını sever.Onze leraar houdt van zijn nieuwe auto.
Onun bir arabası var.Hij heeft een auto.
Tom, arabasının bagajında fazladan bir çift ayakkabı bulunduruyor.Tom bewaart een extra paar schoenen in de achterbak van zijn auto.
Tom arabasını çalıştıramadı.Tom kreeg zijn auto niet aan de praat.
Komşuların arabası kapımızın önünde duruyor.De auto van de buren staat bij ons voor de deur.
Babamın arabası anneminkinden küçük.De auto van m'n vader is kleiner dan van m'n moeder.
John'un bir Japon arabası var.John heeft een Japanse auto.
Şu Tom'un arabası mı?Is dat Tom z’n auto?
Tom arabasında uyuyor.Tom slaapt in zijn auto.
Alfa Romeo 158/159, Alfa Romeo tarafından üretilen bir yarış arabası modelidir.Alfa Romeo 158 – samochód wyścigowy skonstruowany przez Alfa Romeo.
Minerva ve Telemaco bir savaş at arabası ile İthaka'ya dönerler.Minerwa i Telemach wracają do Itaki w powozie.
Arabasından 13 km kadar uzaktaydı.13 km do swojego samochodu.
Başarılı bir yarış arabasıdır.Miał udaną karierę wyścigową.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Faeton chciał przez jeden dzień powozić po niebie Rydwanem Słońca.
Grubun adının Chevelle olmasının sebebi babalarının Chevrolet Chevelle model arabasıdır.Nazwa zespołu pochodzi od ulubionego samochodu ich ojca (Chevrolet Chevelle).
Kimseye bir şey olmasa da Big Smoke'un arabası havaya uçtu.Kiedy laweta przypadkowo zderza się z samochodem gestapowca Herr Flicka, następuje wybuch.
Daha sonra arabasına binip gider.Następnie wsiada do samochodu i odjeżdża.
Saat 19:30 sularında gazete binasından çıkan Abdi İpekçi arabasına bindi.Około 23:30 przez bramę placówki wyjechał opancerzony samochód ambasadora.
Şirketin adı, Almanca'da halkın arabası anlamına gelmektedir.Jej nazwa oznacza w języku niemieckim duch drużyny.
Başkentten Fort Vagon (Kale Arabası) gönderilebilmektedir.Przez główną, Chorchorską, do twierdzy mógł wjechać powóz.
Çıkışta, yasak olan bir yere park ettiği gerekçesiyle arabasının çekilmiş olduğunu öğrenir.By go odzyskać udaje się na parking, gdzie kłóci się, że auto nie było źle zaparkowane.
Monique adlı arabasını çok sever.Bardzo podoba mu się Carey Martin.
Archie arabasına tutkundur.Artur kupił samochód.
Köy halkının çoğunun arabası vardır.Większa część mieszkańców korzysta jednak z własnych samochodów.
Örneğin: Son sistem bir yarış arabası.Transformacja – samochód wyścigowy.
Arabaşı günleri düzenlenmektedir.Samochód już na was czeka.
Filmin başlarında arkadaşlarıyla tatil yapmakta olan bir grup gencin arabasına binmiştir.Późnym wieczorem podróżująca samochodem grupa nastolatków potrąca kobietę.
Yeşil-beyaz bir yarış arabasına dönüşmüştür.Transformuje się w biało-czerwony ambulans.
Gelin arabasını iki kez dünya şampiyonu olmuş İspanyol Formula 1 pilotu Fernando Alonso kullanmıştır.Hiszpanem jest też Fernando Alonso, kierowca wyścigowy, dwukrotny mistrz świata Formuły 1.
Bir süre sonra Michael’ın koruması Fabrizio Michael'a ihanet eder ve arabasına bir bomba yerleştirir.Fabrizio, ochroniarz Michaela, podłożył bombę w samochodzie, którym miał pojechać Michael.
BMW 5 Serisi, Alman araba üreticisi BMW tarafından 1972 yılından beri üretilen orta-üst sınıfı arabasıdır.BMW serii 5 – samochód osobowy klasy wyższej produkowany przez niemiecki koncern BMW od 1972 roku.
12 yaşına geldiğinde babasının arabasını ve kamyonunu sürmeye başlamıştı.Z kolei gdy miał 12 lat dostał od ojca swój pierwszy samochód.
Museu Nacional dos Coches, (Ulusal At arabası Müzesi), Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir müzedir.Museu Nacional dos Coches) – muzeum znajdujące się w dzielnicy Belém w Lizbonie, w Portugalii.
Bir gece önceden gazetecinin arabasının altına bomba yerleştirirler.Pewnego dnia w jego samochodzie wybucha bomba.
Arabasını çok sever ve onun başına bir şey gelmesinden korkar.Kocha swojego groźnego ojca, troszczy się o niego i bardzo przeżyw jego wypadek.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Van Worden nocuje u pustelnika, a następnego dnia znów budzi się pod szubienicą.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Sadzonka z dębu Chrobry koło miejscowego kościoła.
Laue'nin arabası ise Berlin Otobanı'ndan çıkarak devrildi.Koncepcja samochodu pochodziła od Oreste Berty.
Arkalarındaki polis eskortu, zamanında duramadığı için Schleyer'in arabasına arkadan çarptı.Harry również wychodzi z auta, ponieważ policjantka za długo nie wraca.
Birçok kişiye göre şimdiye kadarki en başarılı BMW arabasıydı.Najbardziej luksusowy samochód w gamie BMW.
Bölüm, herkesin John'un arabasıyla sürüş yapmasıyla biter.Avsnittet slutar med att alla åker iväg i Johns bil.
Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.Inuti diligensen fanns pengarna, två vakter med gevär, bankens kassör och revisor.
Koenigsegg CC8S, 655 hp ile dünyanın en iyi motorlu arabası unvanını alarak Guinness rekorunu kırdı.Koenigsegg CC 8S utsågs av Guinness rekordbok till världens starkaste bil med sina 655 hästkrafter.
Ash ve arabası girdap tarafından yutulur.Han och bilen överlever varje krasch de gör.
Oyuncunun arabasına yarıştan önce sabotaj yapılmıştır ve yarış esnasında arıza yapar.Han har saboterat spelarens bil och strax efter att tävlingen är igång går hans bil sönder och Razor tar den.
Washington'a kadar yarışacaklar, kazanan ödül olarak kaybedenin arabasını alacaktır.De ska åka till Washington, D.C. och den som förlorar måste ge sin bil till vinnaren.
Arabasından 13 km kadar uzaktaydı.Han var 13 km från sin bil och hade ingen telefon.
Posta arabası sabah 10:30 civarında kalabalık meydana geldi.Diligensen anlände till torget runt halv elva på förmiddagen.
Başarılı bir yarış arabasıdır.En framgångsrik karriär följde.
Kazanan kişi diğerinin arabasını alacaktır.Den som vinner får den andras aktier.
Otelden çıkan muhabir arabasına karısı ve iki çocuğuyla birlikte biner.Journalisten sätter sig i bilen, men med sin fru och två döttrar.
Yürürken ya da savaş arabasına binmiş durumda da betimlenir.Det går även bra att köra upp med bil eller att ta sig upp till fots.
İlgili Sayfalar