arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom arabasını kullanmama izin verdi.Tom allowed me to drive his car.
Tom bir Japon arabası satın almak istiyor.Tom would like to buy a Japanese car.
Tom, Mary'nin, yeni arabasını sürmesine izin verdi.Tom allowed Mary to drive his new car.
Sami arabasını satmaya çalıştı.Sami tried to sell his car.
Tom arabasını yeni mi sattı?Has Tom sold his car yet?
Patronun arabası henüz gelmedi. Biraz bekle lütfen!The boss's car hasn't arrived yet. Wait a moment, please!
Tom arabasını çarptı.Tom crashed his car.
Tom'un arabasını Mary'nin araba yoluna park ettiğini gördüm.I saw Tom's car parked in Mary's driveway.
Komşunun arabası bizim kapımızın önünde.The neighbor's car is in front of our door.
Tom'un arabasını sık sık mı ödünç alıyorsun?Do you often borrow Tom's car?
Hiçbir yere arabasız gitmez.He doesn't go anywhere without his car.
Tom'un Mary'nin arabasını nereye park ettiğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows where Mary parked her car.
Tom'un arabası klimalı.Tom's car has air conditioning.
Tom arabasını dükkanın arkasındaki parka park etti.Tom parked his car in the lot behind the store.
Tom arabasını oraya park etti.Tom parked his car over there.
Tom eski arabasını satmaya çalışıyor.Tom is trying to sell his old car.
Tom'un arabası burada değil, bu yüzden o gitmiş olmalı.Tom's car isn't here, so he must've left.
Tom arabasında, değil mi?Tom is in his car, isn't he?
Babanın arabası ne renk?What color is your father's car?
Tom arabasını hiç yıkamadı.Tom has never washed his car.
Tom her sabah arabasını yıkar.Tom washes his car every morning.
Tom, Mary'nin arabasının John'un evinin önünde park ettiğini gördü.Tom saw Mary's car parked in front of John's house.
Tom'un arabasını kime sattığını bilmiyorum.I don't know who Tom sold his car to.
Tom'un yeni arabası kızları çekiyor.Tom's new car is a pussy magnet.
Tom'un yeni arabası kedileri üstüne çekiyor.Tom's new car is a pussy magnet.
Tom arabasını cilaladı.Tom waxed his car.
Tom arabasını Mary'ninkinin yanına park etti.Tom parked his car next to Mary's.
Tom'un arabasının önüne bir geyik atladı.A deer jumped out in front of Tom's car.
Tom genellikle işe giderken arabasında bir hamburger yer.Tom usually eats a hamburger in his car on his way to work.
Sami, Leyla'nın arabasını biliyordu.Sami knew Layla's car.
Sami, Leyla'nın arabasını tanımıyor.Sami doesn't know Layla's car.
Sami, Leyla'nın arabasını buldu.Sami found Layla's car.
Sami, Layal'in arabasını her zaman gördü.Sami saw Layla's car all the time.
Sami arabasına doğru yürüyordu.Sami was walking over to his car.
Bu, Bay Dupont'un arabası.This is Mr. Dupont's car.
Tom arabasını sana hayatta satmaz.Tom would never sell you his car.
Tom titrek bir alışveriş arabası iterek bakkala dalıverdi.Tom burst into the grocery store, pushing a wobbly cart.
Bu, Tom'un arabası mı?Is this Tom's car?
Tom'un siyah bir arabası var mı?Does Tom have a black car?
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesini istemedi.Tom didn't want Mary driving his car.
Tom’un üç sene önce siyah bir arabası vardı.Tom had a black car three years ago.
Tom arabasıyla gitti.Tom left in his car.
Tom'un arabasının camları filmli.Tom's car has tinted windows.
Tom'un arabasının camları film kaplı.Tom's car has tinted windows.
İki arabası olan az sayıda insan var.Only a few people have two cars.
Pek az kişinin iki tane arabası vardır.Only a few people have two cars.
Tom'a arabasını park edebileceği bir yer söyledim.I told Tom where he could park his car.
Tom'a arabasını nereye park edebileceğini söyledim.I told Tom where he could park his car.
Tom'un arabası var zaten.Tom already has a car.
Tom şemsiyesi olmadığı için koşarak arabasına gitti.Tom ran to his car because he didn't have an umbrella.
Tom'un arabası spin attı.Tom's car spun out of control.
Tom'un arabası kontrolden çıkıp spin attı.Tom's car spun out of control.
Tom'un arabası 1980'lerde üretilmiş.Tom's car was made in the 1980s.
Tom'un arabası iyice eskidi.Tom's car is on its last legs.
Tom'un arabası artık eskidi.Tom's car has seen its better days.
Tom arabasının altında bir kedi gördü.Tom saw a cat under his car.
Tom'un arabası en sonunda ruhunu teslim etti.Tom's car finally gave up the ghost.
Haftada iki kez arabasına benzin doldurur.He puts gas in his car twice a week.
Kırmızı renkli bir spor arabası var.He owns a red sports car.
Onun arabasını ödünç almamalıydın.You shouldn't have borrowed his car.
İlgili Sayfalar