arabası ile cümle
arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Leyla, arabasının arkasında yanıp sönen mavi ışıkları gördü.Layla saw blue lights flashing behind her car.
Leyla, Sami'nin arabasını tanımadı.Layla didn't recognize Sami's car.
Leyla, Sami'nin arabasını bilmiyordu.Layla didn't recognize Sami's car.
Tom sana arabasını vereceğini gerçekten söyledi mi?Did Tom really say he'd give you his car?
Tom arabasını park yerinden kaldırdı.Tom backed his car out of the parking lot.
Leyla arabasından indi.Layla got out of her car.
Tom'un arabasını nereye park ettiğini biliyor musun?Do you know where Tom parked his car?
Tom'un kaç arabası var?How many cars does Tom own?
Tom, Mary'nin Tom'un arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Tom, Mary'nin, onun arabasını sürmesine izin vermezdi.Tom wouldn't allow Mary to drive his car.
Leyla arabasını park etti.Layla parked her car.
Çöp arabası burada.The garbage truck's here.
Tom arabasını park etti.Tom parked his car.
Sami'nin güzel bir arabası var.Sami has got a nice car.
Sami, Leyla'nın parasını ve arabasını çaldı.Sami stole Layla's money and car.
Sami, Leyla'nın telefonunu ve arabasını aldı.Sami took Layla's phone and car.
Sami, Leyla'nın telefonunu ve arabasını çaldı.Sami stole Layla's phone and car.
Tom eski arabasını seviyordu.Tom liked his old car.
Tom, Mary'nin arabasını beğeniyor.Tom likes Mary's car.
Tom, Mary'nin arabasını beğeniyordu.Tom liked Mary's car.
Leyla'nın arabası gerçekten hoştur.Layla's car is really nice.
Leyla arabasından dışarı atladı.Layla jumped out of her car.
Tom'un arabası harika.Tom's car is cool.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin verdi.Tom let Mary drive his car.
Sami'nin arabası çalışmayacak.Sami's car won't start.
Sami, Leyla'nın arabasını tamir etti.Sami fixed Layla's car.
Sami, Leyla'nın arabasını tamir etmesine yardımcı oldu.Sami helped Layla fix her car.
Sami arabasını ve evini kaybetti.Sami lost his car and house.
Tom, Mary'nin arabasını tanımıyordu.Tom didn't recognize Mary's car.
Tom, Mary'nin arabasını tanımadı.Tom didn't recognize Mary's car.
Tom arabasına atladı ve uzaklaştı.Tom hopped in his car and drove off.
Tom bana arabasını nereye park ettiğini söyledi.Tom told me where he parked his car.
Tom Mary'den arabasını kullanmasına izin vermesini istedi.Tom asked Mary to let him drive her car.
Tom arabasını kendi başına tamir edemedi.Tom wasn't able to fix his car by himself.
Tom'un arabasının elektrikli pencereleri vardır.Tom's car has electric windows.
Tom'un arabasının pencere açma kolu vardır.Tom's car has crank windows.
Bu arkadaşının arabası mı?Is this your friend's car?
Bu senin arkadaşının arabası mı?This is your friend's car?
O kendine bir kar arabası satın aldı.He bought himself a snowmobile.
Öğrencinin arabası eskidir.The student's car is old.
Tom'un da kırmızı bir arabası var.Tom also has a red car.
Tom'un bir arabası var, ama onu nadiren kullanıyor.Tom has a car, but he seldom uses it.
Tom'un arabasına binmedim.I didn't get into Tom's car.
Tom'un kutuları arabasına taşımasına yardım etmelisin.You should help Tom carry the boxes out to his car.
Tom'un arabasını tamir etmesine yardım ettim.I helped Tom fix his car.
Tom'un arabasına bindim.I got into Tom's car.
Tom genellikle arabasını kilitlemediğini söyledi.Tom said he doesn't usually lock his car.
Burada arabası olan tek kişi Tom.Tom is the only one here who has a car.
Tom'un bir arabası olmadığını sanıyordum.I thought Tom didn't have a car.
Her zaman kırmızı bir spor arabası istedim.I've always wanted a red sports car.
Tom fragmanı arabasına bağladı.Tom hitched the trailer to his car.
Tom arabasını üç hafta önce sattı.Tom sold his car three weeks ago.
Tom'un benimkinden daha yeni bir arabası var.Tom has a newer car than I do.
Tom'un arabası Mary'ninkinden çok daha fazlaya mal oldu.Tom's car cost a lot more than Mary's.
Tom'un arabası Mary'ninkinin yanında park edilir.Tom's car is parked next to Mary's.
Tom'un ilk arabası maviydi.Tom's first car was blue.
Tom, Mary'nin bir arabası olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have a car.
Tom arabasını temiz tutar.Tom keeps his car clean.
Tom arabasını Mary'ye sattığını söyledi.Tom said he sold Mary his car.
Tom'un bir sürü arabası var.Tom owns a lot of cars.
İlgili Sayfalar