Ana içeriğe geç
Sözlük

araban ile cümle

araban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Giratevi attorno: la vostra auto ha 12 micropocessori.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.In je auto zitten zelfs 12 microprocessors.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Man bewegt sich wohin: Das Auto hat zwölf Microprozessoren.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Vous vous promenez, votre voiture a 12 microprocesseurs.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Wasz samochód ma 12 mikroprocesorów.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Κάνετε μια βόλτα· το αυτοκίνητό σας έχει 12 μικροεπεξεργαστές.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Вы ходите туда-сюда; в вашей машине -- 12 микропроцессоров.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.Ще се разхождате наоколо; колата ви ще има 12 микропроцесора.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.במכונית שלכם ישנם 12 מיקרו מעבדים.
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.أنت تتمشى في الأرجاء ، في سيارتك ١٢ معالج صغير (مايكرو).
Siz dolanadururken, arabanızda 12 mikro işlemci bulunacak.そうするうちにインターネットを創りだし
Sıradan bir arabanın içinde neden koşamıyoruz diye düşünmüştüm.Ich dachte - warum können wir kein normales Auto nehmen?
Sıradan bir arabanın içinde neden koşamıyoruz diye düşünmüştüm.Myślałem sobie - dlaczego nie możemy po prostu jechać zwyczajnym samochodem?
Sıradan bir arabanın içinde neden koşamıyoruz diye düşünmüştüm.Říkal jsem si: Nemůžeme jet v normálním autě?
Sıradan bir arabanın içinde neden koşamıyoruz diye düşünmüştüm.Я думал - почему мы не могли поехать на обычной машине?
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.A poruncit să stea carul, s'au pogorît amîndoi în apă, şi Filip a botezat pe famen.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.A rozkázal vozu, aby postál, a sišli obidvaja do vody, Filip aj eunúch, a pokrstil ho.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.És megállítá a szekeret; és leszállának mindketten a vízbe, Filep és a komornyik; és megkeresztelé õt.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Fece fermare il carro e discesero tutti e due nell'acqua, Filippo e l'eunuco, ed egli lo battezzò
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Hij liet de wagen stilhouden en ging samen met Filippus het water in en Filippus doopte hem.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.I kazał stanąć wozowi; i zstąpili obadwaj w wodę, Filip i rzezaniec, i ochrzcił go.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.In ukaže ustaviti voz; in oba stopita v vodo, Filip in komornik, in ga krsti.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.I rozkázal státi vozu, a sstoupili oba do vody, i Filip i komorník. I pokřtil ho.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.이에 명하여 병거를 머물고 빌립과 내시가 둘 다 물에 내려가 빌립이 세례를 주고
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.mandou parar o carro, e desceram ambos � água, tanto Filipe como o eunuco, e Filipe o batizou.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Người biểu dừng xe lại ; rồi cả hai đều xuống_nước , và Phi-líp làm_phép báp - tem cho hoạn_quan .
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Người biểu dừng xe lại; rồi cả hai đều xuống nước, và Phi-líp làm phép báp-tem cho hoạn quan.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Och han lät vagnen stanna; och de stego båda ned i vattnet, Filippus och hovmannen, och han döpte honom.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Og han bød, at Vognen skulde holde, og de stege begge ned i Vandet, både Filip og Hofmanden; og han døbte ham
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Og han bød vognen holde, og de steg ned i vannet, både Filip og hoffmannen, og han døpte ham.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.Y mandó parar el carro. Felipe y el eunuco descendieron ambos al agua, y él le bautizó
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.И приказал остановить колесницу, и сошли оба в воду, Филипп и евнух; и крестил его.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.І звелїв з'упинити воза; й увійшли обидва в воду, Филип і євнух; і охрестив його.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.ויצו להעמיד את המרכבה וירדו שניהם אל תוך המים פילפוס והסריס ויטבל אותו׃
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.‎فامر ان تقف المركبة فنزلا كلاهما الى الماء فيلبس والخصي فعمده.
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.於 是 吩 咐 車 站 住 、 腓 利 和 太 監 二 人 同 下 水 裡 去 、 腓 利 就 給 他 施 洗
Sonra arabanın durmasını buyurdu. Filipusla hadım birlikte suya girdiler ve Filipus hadımı vaftiz etti.於是 吩咐車 站住 、 腓利 和 太 監 二 人 同 下水 裡 去 、 腓利 就 給 他 施洗
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,A tak si ideme domov autom a ona sa pozerá z okna a povie:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Auf der Rückfahrt nach Hause, blickte sie aus dem Fenster und fragte:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Ensuite pendant qu'on rentre à la maison, elle regarde dehors, et elle dit,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Entonces, cuando íbamos en el carro a casa y ella estaba mirando por la ventana y dice:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Estamos então a caminho de casa, ela a olhar pela janela, e diz:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Később, amikor mentünk haza, és bámult kifelé az autóból, megkérdezte:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,그리고 집으로 돌아가는 길이었습니다. 아이가 창밖을 보더니 이렇게 말했습니다.
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Lalu saat kami dalam perjalanan pulang, dia melihat keluar jendela dan bertanya,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Poi mentre stiamo tornando a casa, lei sta guardando fuori dal finestrino, e ricomincia:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Potem jedziemy do domu, ona patrzy przez okno i znowu zaczyna:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Sau đó, trên đường về nhà, nó nhìn qua cửa sổ xe, rồi hỏi,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Şi apoi conduceam în drum spre casă, şi ea se uită pe geam, şi zice,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Takže jsme jeli domů a ona koukala z okna a říká:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Tijdens het naar huis rijden, kijkt ze naar buiten en gaat:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Οπότε οδηγώ προς το σπίτι, κοιτάει έξω από το παράθυρο, και λέει,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Мы уже едем домой, а она смотрит в окно и всё о своем:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,Потім ми їхали додому, вона дивилася у вікно, а потім:
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,След това караме към вкъщи и тя гледа през прозореца и пита,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,ואחר כך, כשנסענו הביתה, היא הביטה מהחלון, והמשיכה,
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,وحينما كنا عائدين إلى المنزل بالسيارة، وكانت تنظر خارج النافذة، وقالت،
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,「ママ 2人の人が路上でもし会って」
Soru şu, çarpışmadan sonraki kamyon ve arabanın kombinlenmiş sonuç hız nedir?Die Frage ist, was ist die Geschwindigkeit von LKW und Auto nach der Kollision?
Soru şu, çarpışmadan sonraki kamyon ve arabanın kombinlenmiş sonuç hız nedir?Otázka je, jaká je výsledná společná rychlost nákladního auta a auta po srážce?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod