Bu siz tatildeyken arabanızı kiralamak gibi.ממש כמו השכרת חופשות לרכבים.
Bu siz tatildeyken arabanızı kiralamak gibi.و هذا يشبه تأجير السيارات في الإجازات.
Bu siz tatildeyken arabanızı kiralamak gibi.ここはデトロイトなので
Bu standartların hepsi de, arabanızın direkt önden çarpılmasını gerektiriyor.Jeden z nich dotyczy zderzenia czołowego.
Bu standartların hepsi de, arabanızın direkt önden çarpılmasını gerektiriyor.모든 기준항목이 차가 정면 충돌했을 때와 관련이 있지요.
Bu standartların hepsi de, arabanızın direkt önden çarpılmasını gerektiriyor.Все они предусматривают тест на прямое лобовое столкновение.
Bu standartların hepsi de, arabanızın direkt önden çarpılmasını gerektiriyor..שכוללים הטחה של הרכב בהתנגשות חזיתית
Bu standartların hepsi de, arabanızın direkt önden çarpılmasını gerektiriyor.تشمل مقدار الضرر الذي يحصل للسيارة عند الاصطدام من الأمام
Bu standartların hepsi de, arabanızın direkt önden çarpılmasını gerektiriyor.しかし 後部からの衝突では
Bütün bunlar arabanın neden çalışmadığına dair değişik nedenlere aittir.כל הדברים הנ"ל הם סיבות אפשריות לאי הנעת הרכב,
Bütün bunlar arabanın neden çalışmadığına dair değişik nedenlere aittir.つまりオイルやガソリンがないか スターターが壊れているのかもしれません
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.بالنسبة لسيارة فهذا ليس بسريع لكن بالنسبة لي فهذا سريع جدا.
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.Agora, para ver como isto é diferente da velocidade instantânea,
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.A vzhledem k autu to není moc rychle, ale vzhledem k mé rychlosti je to extrémně rychlé tempo.
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.Mil na godzinę. I w porównaniu do samochodu to nie dużo, ale w porównaniu do mnie jest to baaaardzo szybko.
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.Und du siehst wenn du dir die Einheiten anschaust, dass du eine Einheit der Schnelligkeit erhälst.
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.Και σε σχεσει με το αυτοκινητο οχι και τοσο γρηγορα, αλλα σε σχεσει με μενα, πολυ γρηγορα.
Çok hızlı olmayan, ama bana göre çok hızlı, bir arabanın hızıyla neredeyse aynı diyebiliriz.とても速いです。 これはどのように瞬時速度と違うでしょう。
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Ak teda raz špecifikujeme Bayesovu sieť, môžeme pozorovať, napríklad, že auto neštartuje.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Dále, jakmile určíme Bayesovskou síť, můžeme například pozorovat "auto nestartuje".
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.De plus, une fois le réseau bayésien spécifié, nous pouvons observer, par exemple, la voiture ne démarre pas.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Inoltre, una volta specificata la rete Bayes, si può osservare, ad esempio, la macchina non si avvia.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Továbbá, a Bayes hálózat megadása után, Megfigyelhetjük például, hogy nem indul az autó.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Weiterhin können wir beobachten, dass das Auto nicht starten wird, sobald wir das Bayesche Netz definieren.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.В дальнейшем, когда мы опишем сеть Байеса, мы сможем наблюдать, к примеру, что автомобильне заводится.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Освен това, веднага след като определим мрежата на Бейс, можем да отчетем, например, че колата няма да запали.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.בהמשך, לאחר הגדרת רשת בייס, נוכל לראות, למשל רכב שלא מניע.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.例えばエンジンがかからないといった事象が 観察可能になります オイルライト、ライト、バッテリーメーターなども 観察可能で
Dairesel bu yolda arabanın hızı sürekli değişir çünkü arabanın yönü değişir. -2 krát pí krát 6 je rovno 12 krát pí metrů. Pokud chcete vypočítat průměrnou rychlost,
Dairesel bu yolda arabanın hızı sürekli değişir çünkü arabanın yönü değişir. -אם רוצים לחשב את המהירות הממוצעת - וקטור המהירות משתנה כל הזמן,
Dairesel bu yolda arabanın hızı sürekli değişir çünkü arabanın yönü değişir. -اذا اردت ان اوضح سرعتها المتوسطة السرعه تتغير لان اتجاهها يتغير
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Allora inizia a camminare verso est, molla l'auto e inizia a camminare verso est."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Anh cứ đi về hướng đông, xuống xe và cứ đi về hướng đông."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"A on mi nabídl: "Tak se vydej pěšky na východ, vylez z auta a prostě začni šlapat na východ."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Begin dan maar met naar het Oosten te lopen, stap uit je auto en loop gewoon de kant van het Oosten op."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""그냥 동쪽으로 걸어가기 시작하면 돼. 차 타지 말고 무조건 동쪽으로 걸어가봐."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Laufe einfach nach Osten, lass dein Auto stehen und laufe nach Osten."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Och han skulle säga, "Du behöver bara gå österut, hoppa ut ur bilen och börja gå österut."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"On na to: "Po prostu zacznij iść na wschód, wyjdź z samochodu i po prostu zacznij iść na wschód."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Povedal by, "Začni kráčať smerom na východ, vystúp si z auta a začni kráčať na východ."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"Se me dissesse: "Começa a caminhar para leste, "sai do teu carro e começa a caminhar para leste."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla""Tu commences par marcher vers l'Est, sors de ta voiture et marche vers l'Est."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"И если бы он сказал: "Тогда просто иди на восток, выйди из машины и прямо сейчас иди на восток".
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"И той ми беше казал "Тръгни на изток, излез от колата си и просто тръгни на изток."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"והוא היה אומר "תתחיל ללכת מזרחה, צא מהאוטו שלך, ופשוט תתחיל ללכת מזרחה."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"قال،" ابدأ بالمشي نحو الشرق، ترجّل سيارتك و ابدأ بالمشي نحو الشرق."
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"車から降りてただ東に歩くんだ」 そして私が少し歩いたところで、また言うのです 「そうだ、話すのもやめるんだ」
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.Ile trwała podróż przez kontynent krytym wozem, ile samochodem, a ile samolotem?
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.제 말은, 대륙을 가로질렀던 이주용 마차에서부터 철도, 그리고 비행기에 이르기까지를 보면
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.וזה כמו חוק מוּר. אני מתכוון, תסתכלו על הזמן שלקח לנו לחצות את היבשת בעגלה עם סוסים,
Demek istediğim, Önceden kıtayı tren ve ... ....uçaktan ziyade atlı bir arabanın içinde geçerlerdi.利用した場合を比べてみてください ほとんど全ての 交通手段は改善されましたが
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı.Dereck włączył wentylator w samochodzie
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı.그래서 데렉은 차의 히터를 켰습니다.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Also machte Dereck den Heizlüfter im Wagen an — sehr erfinderisch.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Así que Dereck encendió el ventilador del auto; muy innovador.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Deci Derek a pornit ventilatorul din maşină -- foarte inventiv.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Dereck a donc allumé le chauffage de la voiture -- très innovant.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Dereck zapol ventilátor kúrenia v aute -- veľmi inovatívne.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Derek accese la ventola del riscaldamento - molto innovativo.
Dereck arabanın ısıtıcı fanını açtı. Oldukça yenilikçi.Dus Dereck zette de aanjager van de auto aan -- zeer innovatief.