Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Às vezes via um rapaz adolescente sentado no capô do carro.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.A veces veía a un adolescente sentado en el capó del automóvil.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Đôi lúc bà ta thấy một cậu thiếu niên ngồi trên nóc xe.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Ibland såg hon en tonårig pojke sitta på motorhuven.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Joskus hän saattoi nähdä teini-ikäisen pojan istumassa konepellillä.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Manchmal sah sie einen jungen Burschen auf der Kühlerhaube des Autos sitzen.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Néha egy tinédzser fiút látott, ahogy a motorháztetőn ül.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Někdy viděla mladého chlapce, jak sedí na kapotě auta.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Niekedy videla mladého chlapca, ako sedí na kapote auta.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Nogle gange så hun en teenagedreng sidde på bilens kølerhjelm.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Parfois elle voyait un adolescent s'asseyant sur la capote de la voiture.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Soms kon ze een tienerjongen zien zitten op de motorkap van de auto.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Uneori vedea un adolescent stând pe capota maşinii.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Ορισμένες φορές έβλεπε έναν έφηβο να κάθεται στο καπό του αυτοκινήτου.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Иногда она видела подростка который сидел на капоте
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Одного разу вона бачила підлітка, який сидів на капоті машини.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.Понякога виждала тийнейджър, седнал на капака на колата.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.לפעמים היא ראתה מתבגר יושב על מכסה המנוע של המכונית.
Bazen arabanın kaputunda oturan genç bir oğlan çocuğu görürdü.في بعض الأحيان كانت ترى فتيً مراهق يجلس على غطاء محرك السيارة
Belki arabanızı satarak, yürümenin sağlıklı yaşam için önemine inandığınızı gösterebilirsiniz.ربما تبيع سيارتك، وتشتري سيارة أرخص، تبيع بعض من
Belki arabanızı satarak, yürümenin sağlıklı yaşam için önemine inandığınızı gösterebilirsiniz.いくつかの家具を売るでしょう。
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim. Adam "Evet, o karımın arabası" dedi.lalu saya bilang, "Mobil yang ini plat nomornya rusak". .. dia jawab, "Yah, itu mobil isteri saya.".
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.A já povídám: "Ale to auto tady má jednu značku úplně zmačkanou."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.En ik zei, "Een nummerplaat van deze auto is nogal gekreukeld."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim."Este carro tem uma placa toda dobrada para cima." E ele:
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.Et je lui dis, "la voiture, là, a une plaque d'immatriculation qui est toute dentelée."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.제가 다시 말하길, "여기있는 차는 다 찌그러진 자동차 번호판 보호기를 달고 있네요"
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim."Lo so". E io dissi:
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim."Maşina de aici are o plăcuţă de înmatriculare şifonată." Şi el spune:
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.Mówię: "Ta tablica jest cała wygniecona."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim."Pedig annak ott igazán össze van karistolva a rendszámtáblája"
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.Und ich sage: "Das Auto hier hat ein total verbeultes Nummernschild."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.Và tôi nói, " Cái xe này có cái biển số bong hết rồi."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.Y yo dije: "El auto de aquí tiene una matrícula toda abollada".
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.Του λέω "Σε αυτό το αυτοκίνητο η πινακίδα είναι πολύ τσαλακωμένη".
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.А я сказав: "Ось ця машина має геть пошарпані номери."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim."Единият номер на тази кола е целият набръчкан." А той отвръща:
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.И я сказал: "У вас здесь машина, у которой помялись номерные знаки."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.ואני אמרתי "למכונית הזאת יש לוחית רישוי מקומטת לחלוטין"
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.قلت له " لوحة التعريف تلك مهترءة جداً .."
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.「ああ 妻のだからな」「じゃあ奥さんの車の前にだけ付けてみて-
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayım그래서 제가 말했습니다. "그래도 두 대의 차를 가지고 계시자나요!" - 전 그 당시 9살이 었습니다.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımA já mu řekl: "Ale máte přece dvě auta... " -- bylo mi devět.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayım"Dar aveţi două maşini..." -- Eu la 9 ani. Spuneam:
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımE disse: "Ma, non ci serve". E dissi:
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımEn ik zei, "Maar u hebt twee auto's..." -- Ik was negen jaar.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımErre én "De hisz két autójuk is van..." -- kilenc éves voltam ekkor.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımEt je lui ai dit, "mais vous avez deux voitures..." - j'ai neuf ans.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımIch sage: "Aber Sie haben zwei Autos ..." - Ich bin neuen Jahre alt!
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayım"Mas você tem dois carros..." — Eu tinha nove anos.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımPowiedział, że nie potrzebuje. Ja na to:
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımVà tôi nói, " Nhưng bác có 2 cái xe...." -- Tôi 9 tuổi.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımY yo le decía: "Pero tienen dos autos" -- tengo 9 años.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımΤου λέω "Μα έχεις δύο αυτοκίνητα..." -- είμαι μόνο εννιά.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımА я кажу: "Але ви маєте дві машини..." - мені дев'ять.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımА я сказал:"Но у вас две машины..." -- Мне девять лет.
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayım"Но вие имате две коли..." Деветгодишен съм. Казвам:
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımואמרתי לו "אבל יש לך שתי מכוניות ..." -- ואני בן 9
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayımوقلت له - كان عمري 9 سنوات - " ولكنك تملك سيارتين "
Ben de "Ama iki arabanız var..." dedim - dokuz yaşındayım「車が2台あって ナンバープレートカバーが付いてません」