arabanın ile cümle

arabanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Arabanın son durumu belli değildir.El destino del coche en sí es desconocido.
Burada kendisini bir arabanın kovaladığını sanır.En el camino, notó que un auto los perseguía.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Heliogábalo corría hacia atrás enfrente del carro, mirando al dios, y sosteniendo las riendas de los caballos.
Örneğin bir arabanın 60 km/sa hızla hareket ettiği söylenirse bu arabanın süratidir.Cuando se dice que un auto viaja a 60 km/h se está indicando su rapidez.
Big Show ve Kane, 21 Kasım'da Batista'yı arabanın ön camına çift cıkırdama takarak "yaraladı".El 21 de noviembre, Kane y Show le aplicaron una doble chokeslam a Batista en el parabrisas de un coche.
Ancak arabanın 60 km/sa süratle kuzey yönüne ilerlediği söylenirse bu bize yöneysel hızı verir.Pero al decir que un auto se desplaza a 60 km/h hacia el norte se está especificando su velocidad.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.En las fábulas de Esopo no aparece el gato, sino la comedreja.
Arabası polisler tarafından çevrildi ve arabanın içi dışına getirildi.Le permitieron pasar y el coche se alejó de la prisión.
Gördüğüm her arabanın içerisinde bir pug var. yazmıştır.Fue un aplicado jardinero y escribió sobre todo lo que veía.
Alan, bir kaza sonucu yoldan çıkmış bir arabanın içerisinde kendini bulur.Leo es enviado allí después de un accidente de coche.
Çözüm olarak sürücü arabanın arka koltukların altına mühimmat sandıkları yerleştirmekteydi.La munición era almacenada bajo el asiento del conductor y detrás del cargador.
Daha sonra da Temuçin’i koyun yünüyle dolu bir arabanın içinde sakladılar.Luego, lo deja en un convento al cuidado de una monja (Kiti Mánver).
Tüm bu sorulara olumlu yanıtlar verebilen bir bileşen örneği arabanın yolcu tutma(restraint) sistemidir.Un ejemplo de un componente que pasa todas las pruebas del coche es un sistema de sujeción de pasajeros.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Le pide al chofer que detenga el autobús.
Ellerini arabanın üzerine koy.Metti le mani sulla macchina.
Ancak bunu söylerken atlı arabanın çatısında bir cesedin bulunduğundan bahsetmemektedir.Quello che non sa è che nel portabagagli è nascosto un cadavere.
Arabanın üst kısmı açıktı.La parte posteriore del veicolo era completamente aperta.
Arabanın içi savaştan çıkmış gibidir.Non so come ho fatto a scendere dalla macchina.
Arabanın içinden herkes çıkarılır.Tutte poi escono dalla macchina.
Geleneksel Çin gökbiliminde 五車三 (Beş arabanın üçüncü yıldızı) olarak tanımlanır.Era conosciuta come 五車三 (la terza stella delle cinque carrozze) dagli astronomi della Cina feudale.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.La copertura è in legno a capriate, non originale.
Burada kendisini bir arabanın kovaladığını sanır.Intanto si accorge che una macchina lo sta seguendo.
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Le squadre dovranno schierare almeno due vetture ciascuna.
Arabanın arkasındaki benzin bidonu da yere dökülmeye başlar.L'auto non ha più benzina, così si ferma davanti ad un parco.
Alkışları arasında, Homer, arabanın arka koltuğuna gittiklerini ve en az on dakika dönmeyeceğini söyler.Altri testimoni videro Moseley entrare nella sua auto e andarsene, per tornare solo dieci minuti più tardi.
Arabanın dört tekerleği vardır.У автомобиля четыре колеса.
O sırada arabanın içerisinde anne ve bebeği bulunmaktadır.В машине вместе с отцом и матерью девять детей.
Arabanın son durumu belli değildir.Дальнейшая судьба автомобиля неизвестна.
Arabanın üç modeli olup fiyatlar 6.990 € ilâ 8.490 € arasındadır.Доступен в трех исполнениях, стоимостью от €6990 до €8490.
Arabanın şoförü bir papazdır.Отец Джорджа является священником.
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Во время вооруженного штурма повстанцами здания местной полиции погибли по меньшей мере два человека.
Baden'deki otomobil fuarında arabanın arkadan görünüşü (2012-05-05).Автосалоне в Баден, 2012-05-05.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.В гербе Коропа описан не карп, а карась.
Alan, bir kaza sonucu yoldan çıkmış bir arabanın içerisinde kendini bulur.И вот теперь Адам очнулся в перевёрнутой машине.
Grup üyeleri benzer bir arabanın içinde aynı yolculuğu yapıyorlardı.Над аналогичной машиной велась работа в ЦАГИ.
Yukarıdaki örnekte arabanın hızı ile yağmurun hızı karşılaştırlmıştır.За счёт попутного дрейфа к скорости ледокола прибавлялась скорость дрейфа.
Ana yoldaki bir polis ise yolda küçük akülü bir arabanın gittiğini görür.Из-под днища машины он видит, что приехала полицейская машина.
Bu versiyonda Monty Hall hangi kapıda arabanın saklandığını unutur.في أحد النسخ التي قدمتها فوس سافانت، ينسى مونتي هول أي باب يكون وراءه السيارة.
Film, arabanın içine sabitlenmiş bir kamerayla dijital olarak çekildi.وقد تم تصوير الفيلم بكاميرا ديجيتال مثبته داخل سيارة.
Arabanın enkazından sürünerek çıkan Andrew ağır yaralı bir biçimde sahneye çıkar.يزحف خارج حُطام السيارة ويصل إلى المسرح مصابا بشدة.
Arabanın içinden herkes çıkarılır.أُخرج السجناء من السيارة.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.بهذا تحافظ السيارة على البقاء في خط السير الذي يريده السائق.
Alan, bir kaza sonucu yoldan çıkmış bir arabanın içerisinde kendini bulur.Alan acorda em um acidente com seu carro.
Burada kendisini bir arabanın kovaladığını sanır.No caminho, notou que um carro as perseguiam.
Arabanın şoförü bir papazdır.Um dos passageiros era um padre.
Arabanın son durumu belli değildir.O destino do carro em si é desconhecido.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Heliogábalo corria de costas à frente da carruagem, olhando para o deus e segurando nas rédeas dos cavalos.
Arabanın arka tekerleği tektir.Vista traseira do veículo.
Panik halde bir halıya sarar ve arabanın bagajına koyarlar.Até que um dia, conseguiu nocauteá-lo e prendê-lo no porta-malas do carro.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.A génese deste desfiladeiro não é fluvial, mas tectónica.
Ellerini arabanın üzerine koy.Coloque as mãos no carro.
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.In de parkeergarage aangekomen is de broer van de vicepresident al dood.
Arabanın yakılmasında Emniyet'in en az iki tane adamı var.Bij een tweezijdig ongeval zijn ten minste twee verkeersdeelnemers betrokken.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.De agent vroeg de chauffeur om zijn rijbewijs.
Arabanın altındaki şey kedi değil Leprikon'dur.De buitenkant van dit doosje is niet van plastic, maar van karton.
Arabanın üst kısmı açıktı.Het achterste deel van het hoofd was open.
Diğer sahnede Rihanna, sevgilisine arabanın içindeyken bağırıyor ve tartışmaya başlıyorlar.In de video zit Rihanna met haar vriendinnen aan het praten met in een auto, en op het strand.
Bir arabanın altında saklanan Sophia iki aylak tarafından fark edilir ve Sophia ormana doğru koşmaya başlar.Sophia wordt door twee walkers opgemerkt en vlucht het naastliggende bos in.
Parçalanmış arabanın durumundan içindekilerin sağlam çıkamayacakları anlaşılmaktadır.Hij onthult dat de wagen van de drie niet zomaar pech kreeg.
Arabanın son durumu belli değildir.Het uiteindelijke lot van het gebouw is onbekend.
İlgili Sayfalar