Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Je ne sais, mais mon désir m`a rendue semblable Aux chars de mon noble peuple. -
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Không ngờ , lòng tôi dẫn_dắt tôi Trên các xe của dân_sự tôi có tình_nguyện .
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Không ngờ, lòng tôi dẫn dắt tôi Trên các xe của dân sự tôi có tình nguyện.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.부지중에 내 마음이 나로 내 귀한 백성의 수레 가운데 이르게 하였구나
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Nevedela som, len keď ma presadila moja duša medzi vozy môjho kniežatského ľudu.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Niżem się dowiedziała, dusza moja wsadziła mię na wóz przedniejszych z ludu mego.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Non lo so, ma il mio desiderio mi ha posto sui carri di Ammi-nadìb
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Y antes que me diese cuenta, mi alma me puso sobre los carros de mi generoso pueblo
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Χωρις να αισθανθω, η ψυχη μου με κατεστησεν ως τας αμαξας του Αμινναδιβ.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Без да усетя, ожиданието ми ме постави Между колесниците на благородните ми люде.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Не знаю, как душа моя влекла меня к колесницам знатных народа моего.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.לא ידעתי נפשי שמתני מרכבות עמי נדיב׃
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.فلم اشعر الا وقد جعلتني نفسي بين مركبات قوم شريف
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.不 知 不 覺 、 我 的 心 將 我 安 置 在 我 尊 長 的 車 中
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.不知不覺 、 我 的 心將 我 安置 在 我 尊長 的 車中
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?Mengapa tidak membuat mobil yang tidak saling bertabrakan?
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?Perchè non facciamo auto che non collidono?
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?Pourquoi ne pas faire de voitures qui n'entrent pas en collision ?
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?Warum sollte man nicht Autos erfinden, die nicht kollidieren können?
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?Защо не създадем автомобили, които не се сблъскват?
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?なぜ公共交通機関の利用を奨めないのか?
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Als we kijken naar de bevolkingsgroei met betrekking tot auto's wordt dat punt nog duidelijker.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Când privim creşterea populaţiei în legătură cu maşinile, devine şi mai clar.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Cuando vemos el crecimiento demográfico en términos de autos, esto queda mucho más claro.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Ha megnézzük a lakosság növekedését autókra kivetítve, még világosabbá válik a dolog.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Jeśli spojrzymy na wzrost populacji z perspektywy aut, widać to jeszcze wyraźniej.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Ketika kita lihat pertumbuhan populasi mobil, ini bahkan menjadi lebih jelas.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Khi chúng ta nhìn vào sự tăng trưởng của ôtô, điều đó trở nên rõ ràng hơn.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.인구증가를 자동차와 연관지어 생각해 보면 더욱 분명해집니다.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Quando olhamos para o crescimento populacional em termos de carros, isso torna-se ainda mais claro.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Se consideriamo la crescita di popolazione in termini di auto, lo capiamo ancora meglio.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Wenn wir uns den Zuwachs an Autos anschauen, wird es noch eindeutiger.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Όταν βλέπουμε την πληθυσμιακή αύξηση από την σκοπιά των αυτοκινήτων, γίνεται ακόμη πιο ξεκάθαρο.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.Когато погледнем приръста по отношение на колите, става още по-ясно.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.כאשר אנחנו מתבוננים בצמיחת האוכלוסיה מבחינת מכוניות, זה נעשה אפילו ברור יותר.
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.عندما ننظر لهذا النمو السكاني من زاوية السيارات سوف يكون اكثر وضوحا
Nüfusun artışına arabalar açısından baktığımızda, daha da açık bir hale geliyor.より明確になります 世界には約8億台の自動車が走っています
O halde, şimdi konuya geliyorum. Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.이제 제 이야기에 핵심에 다다랐습니다. 전 예술로서의 차에 대해 얘기 하고 싶습니다
O halde, şimdi konuya geliyorum. Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.עכשיו, עכשיו אני מגיע לנקודה. אני רוצה לדבר על מכוניות כאמנות.
O halde, şimdi konuya geliyorum. Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.الآن, الآن أصل إلى فكرتي. أريد أن أتحدث عن السيارات كفن.
O halde, şimdi konuya geliyorum. Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.観念的なレベルでは 芸術とは真実 美 そして愛であります
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.hvæssede er dets Pile, alle dets Buer spændte; som Flint er Hestenes Hove, dets Vognhjul som Hvirvelvind.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.그들의 살은 날카롭고 모든 활은 당기어졌으며 그 말굽은 부싯돌같고 차 바퀴는 회리바람 같을 것이며
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Nyilai élesek, és minden õ kézívei felvonvák, lovai körme, miként a kova, és kerekei mint a forgószél;
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Tên của họ đã nhọn , cung đã giương ; vó ngựa cứng dường đá , bánh_xe như gió_lốc .
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Tên của họ đã nhọn, cung đã giương; vó ngựa cứng dường đá, bánh xe như gió lốc.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.стрелы его заострены, и все луки его натянуты; копыта коней егоподобны кремню, и колеса его – как вихрь;
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.אשר חציו שנונים וכל קשתתיו דרכות פרסות סוסיו כצר נחשבו וגלגליו כסופה׃
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.الذين سهامهم مسنونة وجميع قسيهم ممدودة. حوافر خيلهم تحسب كالصوان وبكراتهم كالزوبعة.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.他 們 的 箭 快 利 、 弓 也 上 了 弦 . 馬 蹄 算 如 堅 石 、 車 輪 好 像 旋 風
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.他 們 的 箭快利 、 弓也 上了弦.馬蹄 算 如 堅石 、 車輪 好像 旋風
Onları da dışarıya karın altına çıkardık. Dışardaki arabaları görmek istemez misiniz?우린 그들을 밖으로 끌어 내기도 했죠. 차의 외관을 알고 싶으세요?
Onları da dışarıya karın altına çıkardık. Dışardaki arabaları görmek istemez misiniz?גררנו גם את התחת שלהם החוצה לשלג. אתם רוצים להכיר מכוניות בחוץ?
Onları da dışarıya karın altına çıkardık. Dışardaki arabaları görmek istemez misiniz?نحن نقوم بتعذيبهم في الخارج. أتريد أن تعرف السيارة و هي في الخارج؟
Onları da dışarıya karın altına çıkardık. Dışardaki arabaları görmek istemez misiniz?やはり屋外に出なければならない
Onlarla daha fazla takıldıkça, Sudhir bu arabaların aslında onlara ait olmadığını anladı.Als Sudhir mehr Zeit mit ihnen verbrachte, wurde ihm klar, dass sie diese Autos gar nicht besaßen.
Onlarla daha fazla takıldıkça, Sudhir bu arabaların aslında onlara ait olmadığını anladı.Čeho si Sudhir všiml, jak s něma trávil čas, bylo to, že ve skutečnosti, nevlastnili ty auta.
Onlarla daha fazla takıldıkça, Sudhir bu arabaların aslında onlara ait olmadığını anladı.수디르가 이들과 어울리면서 깨닫게 된 건 이 사람들이 실제로 그런 자동차를 소유하지는 않는다는 거죠.
Onlarla daha fazla takıldıkça, Sudhir bu arabaların aslında onlara ait olmadığını anladı.Ma alla fine Sudhir capì, stando più tempo con loro, che in realtà non possedevano quelle auto.
Onlarla daha fazla takıldıkça, Sudhir bu arabaların aslında onlara ait olmadığını anladı.Sudhir arra jött rá, ahogy minél több időt töltött velük, hogy valójában nem övék volt a kocsi.