'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.A práve som videl film "Crash" v ktorom sa ľudia sexuálne uspokojujú búraním áut do stien.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Ik had net de film 'Crash' gezien waarin mensen seksueel genot krijgen door auto's tegen muren te crashen.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.'크래쉬'라는 영화를 본적이 있거든요. 거기서 사람들은 자동차를 벽에 부딪히며 성적 쾌감을 얻어요.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Niebezpieczne Pożądanie", gdzie bohaterów podnieca rozbijanie samochodów.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.Точно бях гледал филм, наречен "Краш", в който хората се забавляваха, когато разбиваха коли в стените.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.ובדיוק ראיתי את הסרט "קראש" שבו אנשים שואבים עונג מיני מהתנגשות בקירות במכוניות.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.وكنت قد شاهدت فيلم يسمى "Crash" حيث يحصل الناس على المتعة الجنسية عن طريق صدم السيارات في الجدران.
'Crash' adında bir film izlemiştim, filmde insanlar arabaları duvara çarpmaktan haz alıyorlardı.見たばかりだった 車をぶつけることで 性的に興奮する人たちの話だ だから医者に
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.우편 배달 트럭을 거래할만한 시장이 없기 때문이죠.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Bởi không có thị trường cho xe thư báo.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Bo nie ma na nie rynku zbytu.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Karena tidak ada pasar untuk truk kantor pos.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Omdat er geen markt is voor postauto's.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Parce qu'il n'y a pas de marché pour les voitures de facteur.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Pentru că nu există o piaţă pentru camioanele poştale,
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Perché non c'è un mercato per i camion postali.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Porque no hay un mercado para los camiones del correo.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Weil es keinen Markt für Post-LKWs gibt.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Γιατί δεν υπάρχει αγορά για τέτοια φορτηγά.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Защото няма пазар за пощенски коли.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Потому что рынка для почтовых грузовиков нет.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.מפני שאין שוק למשאיות דואר.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.لأنه لا توجد سوق لسيارات نقل البريد.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.郵便トラックと同じように
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.Au Danemark, toutes nos voitures au Danemark se conduisent grâce à l'énergie éolienne, et non le pétrole.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.Dániában minden autót szélerőművekből hajtunk majd meg, nem olajból.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.En Dinamarca, moveremos todos los autos de Dinamarca con generadores eólicos, no con petróleo.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.I Danmark, vi vil køre alle bilerne i Danmark ved hjælp af vindmøller, ikke olie.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.În Danemarca, vom alimenta toate mașinile din Danemarca de la mori de vânt, nu din petrol.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.In Dänemark werden wir alle Autos mit Windenergie betreiben, nicht mit Öl.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.In Danimarca, guideremo tutte le macchine in Danimarca con i mulini a vento, non col petrolio.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.In Denemarken zullen we alle wagens aandrijven met windmolens, niet met olie.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.덴마크에서는 모든 자동차를 운전할 때 석유가 아닌 풍차의 전력을 이용할 겁니다.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.Na Dinamarca, guiaremos todos os carros com energia eólica, não com petróleo.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.Ở Đan Mạch, chúng ta lái xe ở Đan Mạch bằng sức gió, không phải xăng.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.W Danii energia dla samochodów będzie pochodzić z wiatraków, nie z ropy.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.Στη Δανία, η κινητήρια ενέργεια θα είναι από ανεμογεννήτριες, όχι πετρέλαιο.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.В Дании мы будем заряжать все машины ветрогенераторами, не нефтью.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.В Дания, ние ще караме всички коли в Дания от електричество от вятърни централи, а не от петрол.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.В Данії, наприклад, всі автомобілі отримуватимуть живлення від вітротурбін, а не від нафти.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.בדנמרק, נסיע את כל הרכבים על טחנות רוח ולא באמצעות דלק.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.في الدنمارك ، سنقود جميع السيارات في الدنمارك بواسطة طواحين الهواء و ليس من النفط .
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.風車によって動かします イスラエルでは、イスラエルの南部において
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.A spus, "Nu știu cum faci asta, fiule, vreau să spun, nu mergi cu mașina, nu vorbești.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Cha không biết làm thế nào con làm được, con trai, ý cha là con không lái xe, con không nói chuyện.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Han sade, "Jag vet inte hur du lyckas med det här, jag menar, du åker inte i bil, du pratar inte.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Hij zei, "Ik weet niet hoe je 't voor elkaar krijgt, jongen. Ik bedoel, je rijdt geen auto, je praat niet.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Ich weiß nicht, wie du das machst, mein Sohn, ich meine, du fährst nicht Auto und du redest nicht.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Je ne sais pas comment tu fais, fiston, je veux dire, tu ne conduis pas, tu ne parles pas.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.말씀하시길 "너가 어떻게 하는 건지 모르겠구나. 얘야. 넌 차도 안 타고 말도 안 하잖니.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Não sei como é que consegues, filho. "Isto é, não andas de carro, não falas.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Nem tudom, hogy csinálod ezt fiam, nem ülsz kocsiba, nem beszélsz.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Nevím, jak to děláš, synu, chci říct, nejezdíš v autech, nemluvíš.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Nie wiem, jak to, synu, robisz, znaczy, nie jeździsz samochodami, nie mówisz.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Non so come fai, voglio dire, non guidi e non parli...
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Povedal, "Neviem, ako to robíš, synu, nejazdíš na autách, nerozprávaš.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Y dijo, "No sé cómo haces esto, hijo, quiero decir, no viajar en autos, no hablas.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.Каза: "Не знам как го правиш синко." Имам предвид, не караш кола, не говориш.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın."Сынок, я не знаю, как ты это делаешь, я имею в виду твой отказ водить, разговаривать.
Dedi ki, " Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum, evlat, demek istediğim, arabalara binmezsin, konuşmazsın.הוא אמר, "אני לא יודע איך אתה עושה את זה, בן, אני מתכוון, אתה לא נוסע במכוניות, אתה לא מדבר.