Ana içeriğe geç
Sözlük

arabalar ile cümle

arabalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Benzinli arabalara yüzde 180 vergi koydular ve sıfır emisyonlu arabalara sıfır vergi.Бензиновым машинам они назначают 180% налога, и 0% — машинам без выхлопа.
Benzinli arabalara yüzde 180 vergi koydular ve sıfır emisyonlu arabalara sıfır vergi.Те налагат 180 процента данък на колите, движещи се с петрол и никакъв данък на колите без емисии.
Benzinli arabalara yüzde 180 vergi koydular ve sıfır emisyonlu arabalara sıfır vergi.הם שמו 180% מס על מכוניות דלק ואפס אחוז מס על מכוניות ללא פליטת גז.
Benzinli arabalara yüzde 180 vergi koydular ve sıfır emisyonlu arabalara sıfır vergi.إنهم وضعوا ١٨٠٪ ضريبة على سيارات البنزين وبلا أية ضرائب على السيارات التي بدون إنبعاثات .
Benzinli arabalara yüzde 180 vergi koydular ve sıfır emisyonlu arabalara sıfır vergi.排気ガスゼロの車に対しては、税金をかけません デンマークでガソリン車を買うと6万ユーロです
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Тысячи людей работают полный или неполный рабочий день и живут в своих машинах.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Des milliers de personnes travaillent à temps plein ou à temps partiel, et vivent dans leur voiture.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Duizende mensen werken vol- en halftijds, en leven in hun autos.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Emberek ezreinek van teljes vagy részmunkaidős állása úgy hogy a kocsijukban élnek.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Há milhares de pessoas que trabalham a tempo inteiro ou em "part-time" que vivem nos seus carros.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Hàng ngàn người làm việc toàn thời gian và bán thời gian, và sống trong xe hơi của họ.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.많은 사람들이 정규직 그리고 비정규직으로 일을 해요. 그리고 그들은 차에서 살고 있죠.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Migliaia di persone hanno posti di lavoro a tempo pieno o part-time, e vivono nella loro macchina.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Mii de oameni muncesc cu jumătate de normă sau cu normă întreagă și locuiesc în mașină.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Miles de personas trabajan a tiempo completo y parcial, y viven en sus coches.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Ribuan orang bekerja penuh dan paruh waktu, dan tinggal di mobil.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tausende Menschen arbeiten in Voll- und Teilzeitbeschäftigung und leben in ihren Autos.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tisíce lidí pracují na plný nebo částečný úvazek, a bydlí ve svých autech.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tisíce ľudí pracujú na plný či polovičný úväzok, pričom žijú vo svojich autách.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tisoče ljudi je redno zaposlenih ali zaposlenih s polovičnim delovnim časom in živijo v svojih avtomobilih.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tuhannet ihmiset ovat osa- tai kokopäivätyössä ja asuvat autoissaan.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tusinder af folk har fuldtids og deltids arbejde, og bor i deres biler.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Tysiące ludzi pracują na pełny etat i tymczasowo, mieszkając w samochodach.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Χιλιάδες άνθρωποι εργάζονται με πλήρη ή με ημιαπασχόληση, και ζούν μέσα στα αυτοκίνητα τους.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Тисячі людей працюють на звичайних чи тимчасових роботах. та живуть у своїх машинах.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Хиляди хора работят на пълен и непълен работен ден и живеят в колите си.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.אלפי אנשים עובדים במשרות מלאות וחלקיות, וחיים במכוניות שלהם.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.آلاف الناس يعملون بدوام كامل و جزئي، ويعيشون في سياراتهم.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.しかも車で生活しています しかし社会は、車や路上で生活する事を
Bir birine çarpmayacak, ya da bir bölgedeki hız sınırını geçmeyecek arabalar üretilebilir.Pero la mejor forma de mantener control es a través de la tecnología
Bir birine çarpmayacak, ya da bir bölgedeki hız sınırını geçmeyecek arabalar üretilebilir.「時速60マイル以上出してはいけません」という表示を
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Az autókról mint műtárgyakról akarok beszélni.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Chcę mówić o samochodach jako sztuce.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Chcem rozprávať o autách ako o umení.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Ich möchte über Autos als Kunst sprechen.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Ik wil praten over auto's als kunst.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Je veux parler de voitures en tant qu'art.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Quiero hablar de los coches como arte.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum. Sanat, Eflatun'a göre doğruluk, güzellik ve aşktır.A arte, no sentido platónico, é a verdade; é a beleza, é o amor.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Voglio parlare di auto ed arte.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Vreau să vorbesc despre mașini ca artă.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Искам да говоря за колите като изкуство.
Bir sanat olarak arabalardan bahsetmek istiyorum.Я хочу поговорить о машинах как искусстве.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.얼마 지나지 않아, 마부가 그들의 채찍으로 철썩 때리며 말들이 활보하는 4륜 대형마차가 생겼습니다.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.Beberapa saat kemudian, ada pelatih... ... Kuda-kuda berjingkrak, yang kusir cracking mereka cambuk.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.Plus tard, on y allait en diligence... les chevaux caracolaient sous les fouets des conducteurs.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.Poco dopo ci furono le carrozze... ...coi cavalli a trotto e i cocchieri che schioccavano la frusta.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.Um pouco mais tarde já havia coches, os cavalos cabriolavam, o cocheiro fazia estalar o chicote.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.Wenig später gab es Pferdefuhrwerke... ...mit Hufgeklapper und peitschenknallenden Kutschern.
Bir süre sonra, atlı arabalar... ...ve sürücüleri ortaya çıktı, kırbaçlarını şaklatarak gidiyorlardı.Малко по-късно вече имало файтони с препускащи коне и размахващи камшици кочияши.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.1-2 euro au fost suficienți ca 20% din mașini să dispară în orele de vârf.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.1-2 euros đủ để làm 20% số lượng ô tô biến mất trong giờ cao điểm.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.1 atau 2 euro cukup untuk membuat 20 persen kendaraan menghilang dari jam-jam sibk.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.1 czy 2 euro wystarczyło, by 20% aut zniknęło w godzinach szczytu.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.1 o 2 euros fueron suficientes para que el 20 % de los coches desaparecieran en las horas punta.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.1 او 2 يورو كانت كافية لجعل 20 بالمئة من المركبات الاختفاء في اوقات الذروة.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.러시아워때 20%의 차를 줄이는데 1~2 유로로도 충분했던 것입니다.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.20%の車を減らすことに成功しました さて20%は大きな違いだと 考えるかもしれませんが
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.Eén of twee euro volstond om 20 procent van de auto's weg te jagen uit de spitsuren.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.Ein oder zwei Euro reichten aus, um 20 Prozent der Autos von der Hauptverkehrszeit verschwinden zu lassen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arabalar ile cümle - Sayfa 29 - arabalar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App