arabaların ile cümle

arabaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Arabaların nasıl davranacaklarına ilişkin mantıklı tahminlerde bulunabilirsiniz.You can make reasonable predictions about how cars behave.
Orada 100 takım olmasına rağmen arabaların hiçbiri doğru düzgün ilerleyemiyordu.And even though a hundred teams were there, these cars went nowhere.
Arabaların rüzgar değirmenleriyle eşleştiği bir dünyaya bakıyoruz.You're looking at a world where cars are matched with windmills.
Danimarka'da, bu arabaların yakıtı rüzgar değirmenleri olacak, petrol değil.In Denmark, we will drive all the cars in Denmark from windmills, not from oil.
Çünkü postacı arabalarının alıcısı yok.Because there's no market for post-office trucks.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.One or two euros was enough to make 20 percent of cars disappear from rush hours.
Caddedeki arabaların yüzde 20'sini ortadan kaldırdığımızda olan bu.This is what happens when you take away 20 percent of the cars from the streets.
Yollardaki arabaların sayısı iki, üç hatta dört katına çıkarsa ne olur?What happens when the number of vehicles on the road doubles, triples, or even quadruples?
Fakat yakın bir gelecekte, arabaların birbirleriyle konuştuğu günleri de göreceğiz.But very soon we're going to see the days when cars are essentially talking to each other.
Kullandığım arabaların çoğu ibre 80'i gösterdiğinde hırlıyordu.Most of the cars that I drive, if I get up to 80 they start to rattle.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.So, here we have a crowded parking lot with cars all over the place.
İnsanlar daha çok araba satın alsınlar diye her yıl arabaların tasarımlarını değiştiriyoruz.We change the design of automobiles every year, so people will buy new cars.
Size ilginç olan sorum ise bu arabaların manevra yaparken ivmelenip ivmelenmediğiMy interesting question for you is, are these cars accelerating while they make this turn?
- Ama burada olan şey arabaların ivmelenmesidirBut what's happening here is the, the car is actually (are) accelerating.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Germany is known to build the best cars in the world.
Eğer bir çocuk yarış arabalarını seviyorsa matematik için o yarış arabalarını kullanmak gibi.Like if a kid loves racecars, let's use racecars for math.
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerOur elected reps skidded out of control And drove their cars right over the brink
Avukatlarınızın arabalarında bir set bulundurmasını sağlayın.Have advocates keep a set in their car.
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Thousands of people work full and part-time jobs, and live in their cars.
Bu yüzden yasal olmayan marketlerde yiyecek arabalarından çalmaya başladımSo I started to steal from food carts in illegal markets.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Joshua did to them as Yahweh told him. He hamstrung their horses and burnt their chariots with fire.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Solomon had forty thousand stalls of horses for his chariots, and twelve thousand horsemen.
Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz.Some trust in chariots, and some in horses, but we trust the name of Yahweh our God.
İyiliklerinle yılı taçlandırırsın, Arabalarının geçtiği yollardan bolluk akar,You crown the year with your bounty. Your carts overflow with abundance.
Firavunun arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni, aşkım benim!I have compared you, my love, to a steed in Pharaoh's chariots.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Without realizing it, my desire set me with my royal people's chariots. Friends
Köklerinden sökülen ağaçlar arabaların üzerine düştü ve bazı şehir yollarını kapattı.Uprooted trees crashed onto cars as they fell to the ground and blocked some of the city's roads.
Arabaların yüzde 80'den fazlası mazotla çalışıyor.More than 80 per cent of the cars are diesel-powered.
Bu arabaların yaklaşık 40 bini hala kurşunlu benzin kullanıyor.About 40,000 of these cars still use leaded petrol.
Arabaların yüzde 80'den fazlası dizel motorlu.More than 80 per cent of cars are diesel-powered.
Sırplar eski arabalarını hala takas edebiliyorlar.Serbs can still trade in their old cars.
Bazı yollar araç trafiğine kapatılırken, sürücüler geceyi arabalarında geçirmek zorunda kaldılar.With some of the roads in the area closed to traffic, drivers had to spend the night in their cars.
Banja Luka’da terk edilmiş arabaların yanından geçen bir demiryolu işçisi.A railway worker walks past abandoned cars in Banja Luka.
En erken tekerlekli arabaların bulunduğu alan macenta olarak belirtilmiştir.The location of the earliest spoke-wheeled chariot finds is indicated in magenta.
Interstate 71 otoyolunda kendini arabaların önüne atarak öldürdü.She killed herself by walking into traffic on the Interstate 71 highway.
Vettel, arabalarını adlandırma geleneğini sürdürerek SF71H'ye "Loria" adını verdi.Keeping with his tradition to name his cars, Vettel named his SF71H "Loria".
Üstü açık arabaların 33'ünü oluşturduğu Sport modellerinden sadece 52'si yapıldı.Only 52 of the Sport models were made, of which the open topped cars accounted for 33.
Bir zamanlar atların ve arabaların giriş kapısı olarak kullanılan devasa kapılar vardır.There are huge doors that were once used as an entrance for horses and carriages.
1984 yılında Harwich, İngiltere'deki Royal Oak Futbol Sahasında arabaların üzerinden atlarken KiddKidd jumping over cars at the Royal Oak Football Ground, Harwich, England in 1984
Adamları onu alır ve arabalarına binerler.His men pick him up and drive off in their car.
Lange Thompson ile tanıştığında, Hill ve Thompson'ın oğulları arabalarını tamir ettirmeye gitmişler.When Lange met Thompson, Hill and Thompson's sons were out looking to get their car fixed.
Hussit Savaş Arabalarının Modern Zamanlarda İnşa Edilmiş bir VersiyonuModern reconstruction of Hussite war wagon
Regina ve Floyd da panayıra katılırlar ancak Missy'yi arabalarında bırakırlar.Regina and Floyd are also at the fair, but leave Missy in their car.
Yabancıların arabalarına binmeyin.Steigt nicht zu Fremden ins Auto.
1918 yılında ABD'de kullanılan arabaların yarısı Modell T idi.Im Jahre 1918 war die Hälfte aller Autos in den USA ein „Modell T“.
Cesedi arabalarına koyarlar.Leiche im Auto.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Allerdings ist hier die Geschwindigkeit deutlich niedriger als bei Autos.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Mit einem Lastwagen bringen sie sie aus der Stadt.
Bu da savaş arabalarını pahalı kılıyordu.Das machte die Wagen schwerer.
1900'lü yılların hızlı arabalarındandı.Es waren um 1900 an die hundert Fahrzeuge.
Tüm arabaların üstleri kendiliğinden açılır.Die Türen aller Wagen öffneten nach außen.
At arabalarında da böyle başladı.Im gleichen begann die Produktion von Automobilen.
Atların hızı savaş arabalarını daha da etkin hale getirmiştir.Ferner stürzten die Pferde nun leichter im Kampf.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Sie verzichten während der 3-wöchigen Radelphase völlig auf ihr Auto.
Arkamızdaki arabaların kornalarının sesini duyamıyor musun?Ne peux-tu pas entendre tous les klaxons des voitures derrière nous ?
Kendi arabalarını sürüyorlar.Ils conduisent leur propre voiture.
Yeni arabalarını gösterdiler.Elles ont exhibé leur nouvelle voiture.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Ils quittent la ville en voiture.
At arabalarında da böyle başladı.La nouvelle commence dans une voiture à chevaux.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Ce moyen de transport était alors plus rapide que les calèches tirées par des chevaux.
İlgili Sayfalar