O, Avrupa arabalarının Amerikan arabalarından daha iyi olduğunu düşünüyor.She thinks that European cars are better than American cars.
Tom ve Mary arabalarını boyattı.Tom and Mary have to get their car painted.
Bir sürü insan arabaları ilginç buluyor fakat ben onların hiç biriyle ilgilenmiyorum.A lot of folks find cars interesting, but I'm not interested in them at all.
Tom bir spor araba istedi ve aile arabalarına bakmakla bile hiç ilgilenmedi.Tom wanted a sports car and wasn't at all interested in even looking at family cars.
Birçok polis arabalarının kurşungeçirmez camları olmadığını duydum.I've heard that most police cars don't have bulletproof glass.
Otoparktaki arabaların üçü dışında hepsi beyazdı.All but three of the cars in the parking lot were white.
Tanıdığım bütün erkekler arabaları severler!All the men that I know love cars!
Tanıdığım adamların hepsi arabaları seviyor!All of the men that I know like cars!
Onlar arabalarını daha çevre dostu yapmaya çalışıyorlar.They're trying to make their car more environmentally friendly.
Tom arabaları araba vapuruna yükledi.Tom loaded the cars onto the ferryboat.
Tom oyuncak arabalarıyla oynamayı seviyor.Tom likes playing with his toy cars.
Tom'un en sevdiği şarkı Vangelis'in Ateş Arabalarıdır.Tom's favorite song is Chariots of Fire by Vangelis.
Arabaların sayısı artıyor.The number of cars is increasing.
Erkek kardeşim arabaları sever.My brother likes cars.
Tom ve Mary çabucak arabalarına bindiler ve uzaklaştılar.Tom and Mary quickly got into their car and drove away.
Tom hem Mary'nin hem de John'un arabalarından indiklerini gördü.Tom saw both Mary and John getting out of their cars.
Tom ve Mary arabalarına bindi.Tom and Mary got into their car.
Dışarıda park edilmiş bazı polis arabaları var.There are some police cars parked outside.
Arabaların artışıyla hava kirliliği kötüleşti.With the increase of cars, the air pollution has gotten worse.
Onlar gerçekten arabalarını seviyorlar.They really like their cars.
Ben eski arabaları severim.I like old cars.
Bu arabaların hiçbiri benim değil.None of these cars are mine.
Onlar arabalarını satmamaya karar verdiler.They decided not to sell the car.
Her şehide arabaları ve otobüsleri görebilirsin.You can see cars and buses in every city.
Hızlı arabaları sürmeyi sever misin?Do you like to drive fast cars?
Mary büyüyen bir erkek fatmaydı ve arabaları ve traktörleri onarmaktan hoşlanıyordu.Mary was a tomboy growing up and liked to repair cars and tractors.
Yabancıların arabalarına binmeyin.Don't take rides from strangers.
Arabaları sevmem, bu yüzden hep bisiklet kullanırım.I don't like cars, so I always ride a bike.
Thomas arabaları sever.Thomas loves cars.
Tüm bu arabaların nereden geldiğini düşünüyorsun?Where do you think all these cars came from?
Tom muhtemelen park ettiği yerin polis arabaları için ayrıldığını bilmiyor.Tom probably doesn't know that where he parked is reserved for police cars.
Arabaları kaça ykayabilirsin?How much can you make washing cars?
İkimiz de spor arabaları kullanıyoruz.We both drive sports cars.
Tom'un arabaları sevdiğini biliyorsun.You know Tom likes cars.
Hem Tom hem de Mary spor arabaları kullanıyor.Both Tom and Mary drive sports cars.
Sami'nin oyuncakları onun arabaları ve tekneleriydi.Sami's toys were his cars and boats.
Sami'nin pahalı arabaları vardı.Sami had expensive cars.
Sami'nin onarılması gereken arabaları vardı.Sami had cars that needed fixing.
Tom arabaları sever.Tom likes cars.
Arabaları iki yaşında.Their car is two years old.
Arabalarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.They didn't know where their cars were.
Gulangyu yalnızca arabaları değil, aynı zamanda bisikletleri de yasaklar.Gulangyu not only bans cars, but also bicycles.
İlk sezonlar Alfa'nın 158’si gibi savaş öncesi arabaları kullanarak geçti.The first seasons were run using pre-war cars like Alfa's 158.
Zamanla, beş savaşçıyı taşıyacak savaş arabaları geliştirildi.Over time, chariots carrying up to five warriors were developed.
Patlamanın sonucu olarak arabalarında uyuyan iki Ekvador vatandaşı öldü.As a result of the explosion, two Ecuadorians who were sleeping in their cars died.
1918 yılında ise, ülkedeki arabaların yarısı Model T olmuştu.By 1918, half of all cars in America were Model Ts.
At ve savaş arabaları bu dönemde Mısır’a girmiştir.It was during this period the horse and chariot were introduced into Egypt.
Bu icatlardan bazıları çağdaş yol arabaları tarafından alınarak kullanılmaya başladı.Some of these technologies were borrowed from contemporary road cars.
Son gruba çarpışan arabaların hızı sorulmadı.The final group was not asked about the speed of the crashed cars.
İstanbul’da ilk kullanılan araçlar öküzle çekilen koçu arabaları idi.The first true cars made in Australia were steam cars.
Ateş Arabaları (Özgün adı: Chariots of Fire), 1981 Büyük Britanya yapımı filmdir.Chariots of Fire is a British film released in 1981.
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.At least 50 Challenger Drag Race Package Cars are being built to meet NHRA requirements.
Formula tüm katılımcıların ve arabaların uymak zorunda oldukları kurallar bütünüdür.The formula is a set of rules that all participants' cars must meet.
Zamanla IKEA, Volvo arabaları ve UNICEF şirketin diğer müşterilerinden biri oldu.Other clients since then include IKEA, Volvo cars and UNICEF.
At arabaları dört nala kaçıyordu"."Naik Mobil Berempat Saja".
Daha fazla hareketlilik için, sık sık atlı arabaları kullanıyordu.He was frequently running stock cars.
Tüm arabaların üstleri kendiliğinden açılır.The doors of each car could be opened independently.
Bu model Fiat'ın en fazla pazarda kalan arabalarındandır.Today, this model is one of the most valuable Ferrari road cars of all time.
Ayrıca atlı savaş arabaları da üretilebilir.Conductive glass solders can be also prepared.
Gelişkin tarım araçları, tekerlek ve savaş arabaları kullanıldı.Models of the Venture, railway cars, and war planes were built.