İki arabalık bir garajımız var.We have a two-car garage.
Bu evin iki arabalık garajı var.This house has a two-car garage.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.The Coast Guard dispatched three patrol vessels.
Hizmet yapıları mutfakları, arabalıkları, gardiyan kışlalarını, Mareşal çalışma odasını kapsar.The service buildings include kitchens, garages, guards barracks and the office of the Marshal.
Bunların birçoğu arabalı idi.A lot of them had to do with a car.
Feribot toplam 250 yolcu, 12 kamyon ve 40 arabalık bir taşıma kapasitesine sahip.The ferry has the capacity to transport up to 250 passengers, 12 trucks and 40 cars.
En çok satan modelse 5 bin 800 arabalık satışıyla Clio olarak açıklandı.The best-selling model was the Clio, with 5,800 cars sold.
Olarak bilinir 五車一 (Beş Arabalı Birinci Yıldız)Çin'de.[kaynak belirtilmeli]It is known as 五車一 (the First Star of the Five Chariots) in Chinese.
Bitişikteki 500 arabalık garajda konuklar için indirimli park yeri mevcuttur.[1]Discounted parking is available for guests in the attached 500-car garage.[3]
Yine de iki kez arabalı gençlerin aralarından geçmekle suçlandı. .In all the years I had known my wife, never had I seen her appear so dull ...
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.Als Reeder betrieb er auch drei Fährschiffe.
Bunun için seyirci çekemedi ve bu arabalı at koşu yarış pisti 1967'de kapandı.Les travaux reprirent et la voiture fut finalement prête pour la course de 1967.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.Podróż odbyto, płynąc trzema statkami po Wiśle.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.Parní stroje poháněly tři lodní šrouby.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.カーフェリー3隻、高速旅客船3隻を保有している。
Bana tüm arabalın aşağı yukarı zıpladığını söylüyordu, anlayacağınız bayağı güçlü bir depremdi.I powiedziała, ze "samochody podskakiwały w górę i w dół", czyli było to ogromne trzęsienie ziemi.
Bana tüm arabalın aşağı yukarı zıpladığını söylüyordu, anlayacağınız bayağı güçlü bir depremdi.그리고 그녀는 이렇게 표현했습니다 "모든 차들이 위아래로 뛰는 것 같았어요" 그야말로 엄청난 지진이었던 거죠
Bana tüm arabalın aşağı yukarı zıpladığını söylüyordu, anlayacağınız bayağı güçlü bir depremdi.وقالت "كانت السيارات جميعها تقفز لأعلى واسفل" كانت هزة ارضية هائلة
Bunların birçoğu arabalı idi.Beaucoup d'entre elles impliquaient une voiture.
Bunların birçoğu arabalı idi.자동차와 관련된 것이 주로였는데
Bunların birçoğu arabalı idi.Många av dem hade att göra med en bil.
Bunların birçoğu arabalı idi.Mange af dem havde noget at gøre med en bil.
Bunların birçoğu arabalı idi.Mnoho z nich mělo něco do činění s autem.
Bunların birçoğu arabalı idi.Molte di esse avavano a che fare con una macchina.
Bunların birçoğu arabalı idi.Monet niistä liittyivät autoon.
Bunların birçoğu arabalı idi.Muchas de ellas estaban relacionadas con un automóvil.
Bunların birçoğu arabalı idi.Muitas delas tinham a ver com um carro.
Bunların birçoğu arabalı idi.Multe dintre ele avea de-a face cu o maşină.
Bunların birçoğu arabalı idi.Rất nhiều số đó liên quan đến xe cộ.
Bunların birçoğu arabalı idi.Sokszor kapcsolódott autóhoz.
Bunların birçoğu arabalı idi.Veľa z nich mali niečo do činenia s autom.
Bunların birçoğu arabalı idi.Vele ervan hadden met een wagen te maken.
Bunların birçoğu arabalı idi.Viele davon hatten mit Autos zu tun.
Bunların birçoğu arabalı idi.Wiele z nich związanych było z samochodem.
Bunların birçoğu arabalı idi.Αρκετές από αυτές είχαν να κάνουν με το αυτοκίνητο.
Bunların birçoğu arabalı idi.Багато з них були пов'язані з автівкою.
Bunların birçoğu arabalı idi.Многие из них были связаны с автомобилями.
Bunların birçoğu arabalı idi.Много от тях имали нещо общо с кола.
Bunların birçoğu arabalı idi.רבות מהן עסקו במכונית.
Bunların birçoğu arabalı idi.و الكثير منها له علاقة بالسيارة..
Bunların birçoğu arabalı idi.時々彼女はボンネットに座っている-