Ana içeriğe geç
Sözlük

arabadan ile cümle

arabadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tenpenny arabadan çıktı ve sonrasında öldü.Cochran ble kastet ut av bilen og døde dagen etter.
Anahtarı bulur ve kelepçeyi açarak arabadan çıkar.Hun slipper unna, tar bilnøklene og kjører av gårde i bilen.
Bruce arabadan iner ve Falcone'nin yanına gider.Kemudian Swift keluar dari mobilnya dan berbincang-bincang bersama Hardwick.
Babam ve büyükbabam, arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi.Ayah dan putranya memutuskan untuk pergi menggunakan mobil sewaan.
Nero bir yarışmacı olarak on atlı araba yarışına katıldı ve arabadan düşmesi sonucu ölümün kıyısından döndü.Với tư cách là người thi đấu, Nero thi đua xe mười ngựa và gần chết sau khi bị tai nạn làm văng ra ngoài.
Laue arabanın altında kaldı ve itfaiye tarafından arabadan çıkarıldı.Burton theo quán tính hất văng khỏi xe và bị chiếc xe đè lên người.
Babam ve büyükbabam, arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi.だから、父と祖父が事故を確かめに行ったけれど、車の中にとどまっていなければならなかった。
Zar zor yaşar şekilde, birkaç saat sonra Suzette arabadan atıldı.事故発生から数分後、セナの身体は車から引っぱり出された。
Arabadan çıkan Savaş, Tülay ve Filiz'den özür dilerken Filiz kapkaça uğrar.屋上駐車場に大友と市川を呼び出し、今回の抗争の発生について花田に詫びさせる。
Axel bir süre sonra, arabadayken Sarah'yı arayarak o arabadan çıkmasını söyler.タイラーは、バーを出た後、駐車場で僕にある頼みをする。
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.他用他的温彻斯特步枪瞄准那辆车。
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.꽃을 그늘에 말려 차로 마시기도 한다.
Arabadan atladım, fakat bu sırada araba da devrildi, diğerleri de durdu.המכונית הראשונה הצליחה להתחמק לעבר חיפה אבל שאר המכוניות נעצרו.
Sweet, arabadan indi ve motele girdi.קונקווסט יצא לבדו מהמכונית ונכנס לחנות.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Връщайки се у дома, върху колата му пада един труп.
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.Jednu z pištolí prepašovala v detskom kočíku.
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.Na sprednjem sedežu njunega vozila je bila najdena pištola.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Kai jis važiuoja namo taksi, patenka į autokatastrofą.
Tenpenny arabadan çıktı ve sonrasında öldü.Levegh lendas autost välja ja maandus pea peale ning hukkus kohapeal.
Daha sonra da gençler tarafından arabadan atılmıştır.Ükskord nägin, kuidas lapsi autost välja toodi.
Abla! Çok tehlikeli! Çabuk arabadan çık!نونا انه خطير اسرعي وانزلي من السيارة
Acele et, arabadan çık!Szállj ki.
Acele et, arabadan çık!Venez !
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Ale je to souvislý svět od chůze, jízdy na kole, řízení, létání... jsou lidé na všech úrovních.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Ale je tu súvislý svet od chodenia, bicyklovania sa, jazdenia, lietania - ľudia na všetkých úrovniach.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.A svet se neprestano razvija od hoje in kolesarjenja do vožnje in letenja - ljudje smo na vseh nivojih.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Đây là một thế giới chuyển tiếp từ đi bộ, xe đạp, xe hơi đến máy bay-- mọi người ở đủ mọi tầng lớp.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Hay un mundo continuo de caminar, andar en bicicletas, conducir, volar, con gente en todos los niveles.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Heute ist es eine durchgängige Welt vom Gehen, Fahrradfahren, Autofahren bis hin zum Fliegen -- [Es gibt]
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.하지만 여기 끊임없는 세계가 있죠. 걷는 것으로부터 시작해 자전거를 타고 운전하고 비행하기까지의
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.la șofat și la zborul cu avionul. Există oameni la toate nivelurile.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Maar er is een ononderbroken wereld van lopen, fietsen, rijden, vliegen -- de mensen op alle niveau's.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Ma c'è una continuità nel mondo da camminare, pedalare, guidare, volare -- persone su tutti i livelli.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Mamy ciągłość: chodzenie, jazda na rowerze, jazda samochodem, latanie, ludzie na wszystkich poziomach.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Men der er en kontinuitet i verden, fra at gå, cykle, køre til at flyve -- [der er] folk på alle trin.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Mutta tämä maailma on jatkuva, kävelystä pyöräilyyn, autoilusta lentämiseen -- kaikilla tasoilla on ihmisiä.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Но има продължителен свят от ходенето, карането на колело, карането, летенето -- хората на всички нива.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.אבל זהו עולם מתמשך מהליכה, רכיבה על אופניים, נהיגה, טיסה --
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.バイクに乗る事 運転する事 飛行機に乗る事まで 連続的に分布した世界です
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Am ieșit din mașină, și m-am ridicat, și era un oraș minier.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Ich stieg aus dem Auto aus, sah mich um und sah eine Kohlebergbau-Stadt.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Ik stapte uit de auto, ging rechtop staan en keek in het rond in dit mijnwerkersstadje.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Je suis descendu de ma voiture; je me tenais au beau milieu d'une ville minière.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.차에서 내려 보니 그 곳은 탄광촌이었습니다. 한 바퀴 휙 둘러보자,
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Saí do carro, era uma cidade com minas de carvão.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Salí del coche, me puse de pie, y era un pueblo minero.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Scesi dall'auto e rimasi lì, in piedi. Era una cittadina mineraria, estraevano carbone.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Stanąłem obok samochodu i ujrzałem kopalniane miasto.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Vylezl jsem z auta, postavil se a bylo to město uhelných dolů.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.В крайна сметка се оказах в един град, Фраквил. Слязох от колата, изправих се - това беше миньорски град.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.Я вышел из машины, посмотрел вокруг и увидел шахтёрский городок.
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.יצאתי מהמכונית, ונעמדתי, והיתה זאת עיירת כורי-פחם. בצעתי תפנית מלאה,
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.فترجلت من السيارة ، ووقفت هنالك ، كانت بلدة فيها منجم لاستخراج الفحم
Arabadan ciktim ve ayakta durdum, ve bitr maden/komur cikarma kasavbasiydi.そこは炭坑の町でした 360度ぐるっと見渡すと そこは私が今まで見た中で 最も現実離れした景色のひとつとなりました
Arabadan çıkıp ailene dönebilirsin... ...ya da saraya dönebilirsin.Kiszállhatsz az autóból és visszamehetsz a családodhoz. Vagy visszamehetsz a palotába.
Arabadan çıkıp ailene dönebilirsin... ...ya da saraya dönebilirsin.Tu peux sortir de la voiture et retourner à ta famille. Ou tu peux retourner au palais.
Arabadan çıkıp ailene dönebilirsin... ...ya da saraya dönebilirsin.Μπορείς να βγεις από τ' αμάξι και να επιστρέψεις στην οικογένειά σου. Ή μπορείς να επιστρέψεις στο παλάτι.
Arabadan çıkıp ailene dönebilirsin... ...ya da saraya dönebilirsin.يمكنك النزول من السيارة والعودة الى عائلتك او يمكنك العودة الى القصر
Arabadan dışarı çıktığımda, hava titreşiyordu.Als ich aus meinem Auto ausstieg, pulsierte die Luft.
Arabadan dışarı çıktığımda, hava titreşiyordu.Amikor kiszálltam az autóból, lüktetett a levegő.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod