araba ile cümle
araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Problem, arabayı nereye park ettiğimi hatırlayamıyor olmam.The trouble is that I can't remember where I parked the car.
Çölde, ulaşım için develer arabalardan daha önemlidir.In the desert, camels are more important than cars for transportation.
Bugünlerde birçok insan arabayla seyahat ediyor.Nowadays many people travel by car.
Yakın zamanda bir araba kazası geçirdim.I was recently in an automobile accident.
Geçenlerde bir araba kazası geçirdim.I was recently in an automobile accident.
Karım yeni bir araba almam için beni ikna etti.My wife talked me into buying a new car.
Karımı yeni bir araba almaktan vazgeçirdim.I talked my wife out of buying a new car.
Dün bir araba kayalıklara yuvarlandı.Yesterday a car fell over the cliff.
Dün gece arabam çalındı.My car was stolen last night.
Eğer istersen arabamı kullanabilirsin.You can use my car, if you want to.
Çocuk oyuncak araba için ağladı.The child cried for a toy car.
Şehirde çalışan arabaların sayısı arttı.The number of cars running in the city has increased.
Bana ne zaman yeni bir araba satın alacağımı sordu.He asked me when I was going to buy a new car.
Ben yağmurun durmasını bekliyorken o beni nazikçe arabayla götürdü.While I was waiting for the rain to stop, he kindly gave me a lift.
Bildiğim kadarıyla arabayla geliyor.As far as I know, he is coming by car.
Sana az önce aldığım arabayı göstereceğim.I'll show you the car I've just bought.
Döndüğümde, arabam çalınmıştı.When I came back, my car was gone.
Arabamızın yeterli benzini olup olmadığına bakalım.Let's see if our cars have enough gas.
On dakika sonra arabamın benzini bitti.Our car ran out of petrol after ten minutes.
Arabamız sizinkinden üç yıl daha eski.Our car is three years older than yours.
On dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.Our car ran out of gas after ten minutes.
Öğretmenimiz araba ile okula gelir.Our teacher comes to school by car.
Bagajımızı arabaya yükledik.We loaded our baggage into the car.
Arabaya bir sürü bagaj yükledik.We loaded a lot of luggage into the car.
Arabaya bindik.We got into a car.
Biz arabanın arkasına geçtik ve ittik.We got behind the car and pushed.
Osaka'ya giderken arabayı nöbetleşe sürdük.We took turns driving on the way to Osaka.
Onların yeni bir araba almasını ummuyorduk.We didn't anticipate their buying a new car.
Gerçekten yeni bir araba satın almalıyız, değil mi?We really ought to buy a new car, oughtn't we?
Arabanı bana satar mısın?Will you sell your car to me?
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I'm afraid I can't afford to buy a new car.
Ben bir araba almayı göze alamam.I can't afford a car.
Pahalı bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy an expensive car.
Bir araba satın almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemek için cesaretim yok.I do not have the courage to ask my boss to lend me his car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemeye cesaretim yok.I don't have the courage to ask my boss to lend me his car.
Yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a new car.
Yeni bir araba almayı göze alamam.I can't afford to buy a new car.
Kullanılmış bir araba almayı göze alamam.I can not afford to buy a used car.
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Kardeşim araba kazasında yaralandı.My brother was injured in the car accident.
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.My brother is rich enough to buy a car.
Erkek kardeşim bir araba sürebilir.My brother can drive a car.
Benim planım bir araba satın almak.My plan is to buy a car.
Arabama bir şey olmuş.Something has happened to my car.
Arabam tamir ediliyor.My car is being repaired.
Arabamı kayıp buldum.I found my car missing.
Seni arabamla eve göndereceğim.I'll send you home in my car.
Arabamla gezmeye gidelim.Let's go for a ride in my car.
Arabamın motorunda bir sorun var.Something is wrong with the engine of my car.
Arabamın benzini bittiği için onu istasyonda karşılayamadım.I couldn't meet him at the station because my car ran out of gas.
Keşke arabamın nesi olduğunu bilsem.I wish I knew what is wrong with my car.
Arabamın anahtarını kaybetmen dikkatsizlikti.It was careless of you to lose my car key.
Dün bozulan arabam henüz tamir edilmedi.My car, which broke down yesterday, has not been repaired yet.
Arabam yıkanmalıdır.My car needs washing.
Arabam bir Toyota.My car is a Toyota.
Benim arabam emrinize amade.My car is at your disposal.
Arabam miadını doldurmuş.My car is on its last legs.
Arabam bozulmak üzere.My car is on its last legs.
Arabam buradan çok uzağa park edilmedi.My car is parked not far from here.