Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hiçbir akıllı kişi içki içip sonra araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Bay Ikeda yeni bir araba satın almak istiyor.Mr Ikeda wants to buy a new car.
Fiyat kullanılmış bir araba için biraz yüksek.The price is kind of high for a used car.
Bir sürü araba bu yolda gece gündüz hız yapıyor.A lot of cars speed by on this expressway day and night.
Onu dikkatli sürdüğün sürece arabamı kullanabilirsin.You can use my car as long as you drive it carefully.
Arabanı park alanı olmayan bir yere park etmemelisin.You must not park your car in a no parking zone.
Otoparktaki bir araba yanıyor.A car in the parking lot is on fire.
Otoparka yüzlerce araba park edildi.Dozens of cars were parked in the parking lot.
Geçen bir araba üzerimize su sıçrattı.A passing car splashed water on us.
Caddede birkaç araba vardı.There were a number of cars on the street.
Sokakta bir sürü araba görürüz.We see a lot of cars on the street.
Sokakta yüzlerce araba vardı.There were hundreds of cars on the street.
Cadde arabalarla doluydu.The street was crowded with cars.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat etmelisin.You should look out for cars when you cross the street.
Caddenin kesiştiği yerdeki arabalara dikkat et.Look out for cars in crossing the street.
O caddeyi geçerken bir araba tarafından vurulup yere serildi.Crossing the street, he was knocked down by a car.
Cumartesi günü onun arabasıyla plaja gitmek istiyoruz.We want to go to the beach in his car on Saturday.
Tokyo'da yeni bir tür araba satmaya başladılar.They started to sell a new type of car in Tokyo.
Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.The thieves made off in a waiting car.
Hareket halindeyken arabanın kapısını asla açma.Never open the door of a car that is in motion.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat et.When you cross the street, watch out for cars.
Arızalı bir araba yolun ortasında duruyordu.A broken-down car was standing in the middle of the road.
Caddeden karşıya geçerken neredeyse bana bir araba çarpıyordu.Crossing the street, I was nearly hit by a car.
Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.Look out for cars when you cross the road.
O, birden arabayı hızlandırdı.Suddenly, he accelerated the car.
Japonya'da insanlar solda araba sürer.In Japan people drive on the left.
Japonya'da yolun sol tarafında araba süreriz.In Japan, we drive on the left side of the road.
Japonya'da araba sürdüğünüzde soldan gitmeyi unutmayın.When you drive in Japan, remember to keep to the left.
Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.Cars made in Japan are used all over the world.
Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.New models of Japanese cars usually come out in the spring.
Japonya bu yıl her zamankinden daha çok araba üretti.Japan has produced more cars than ever this year.
Japonya yabancı ülkelere büyük miktarda araba ihraç eder.Japan exports a great number of cars to foreign countries.
Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.Japanese cars sell well overseas.
Japonya'da yapılmış arabaya bakın.Look at the car made in Japan.
Bebek arabasında uyuyan bebek, bir melek kadar sevimli.The baby sleeping in the baby carriage is as cute as an angel.
Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.Fuel economy is a big advantage of this car.
Arabayı ahırda tutmayın.Don't keep the car in the barn.
At arabası şimdi kesinlikle çağ dışı.The horse and buggy is now definitely out of date.
O, o arabanın sahibi mi?Is he the owner of that car?
Araba kazasından sorumluydu.He was responsible for the car accident.
O, arabayı tasarladı.He designed the car.
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musun?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun sürdüğü araba onunki değil.The car he's driving is not his.
Biri onun arabayı yıkadığını gördü.Someone saw him wash his car.
Onu araba yıkarken gördüm.I saw him wash the car.
Ona arabasını nereye park ettiğini sor.Ask him where he parked his car.
Yeni bir araba için parası yok.He can't afford a new car.
Onun eski arabası miadını doldurmuş.His old car is on its last legs.
Onun eski arabası eski püskü.His old car is on its last legs.
Karısı hastanede çünkü o bir araba kazasında yaralandı.His wife is in the hospital because she was injured in a car crash.
Onun işi arabaları yıkamaktır.His work is washing cars.
Onun arabası bize yaklaşıyor.His car is gaining on us.
Onun arabasının tekerlekleri yok.His car has no wheels.
Arabası nehre düşmeden önce birkaç kez döndü.His car turned over several times before falling into the river.
Onun arabası kilitli kaldı.His car remained locked.
Onun arabası kısa sürede gözden kayboldu.His car soon went out of sight.
Onun arabası ciddi şekilde hasar gördü.His car was seriously damaged.
Onun arabası bir ford.His car is a Ford.
Arabası işe giderken bozuldu.His car broke down on the way to work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod