araştırmaya ile cümle
araştırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Biz en son araştırmaya ayak uydurmadık.We have not kept pace with the latest research.
Bilimci araştırmaya devam etmekte ısrar etti.The scientist insisted on proceeding with the research.
Bir araştırmaya göre her yıl 53.000 Amerikalı pasif içicilik sonucu ölüyor.A study reports that 53,000 Americans die each year as a result of secondhand smoke.
Bir araştırmaya göre, büyük kadınlar ikizleri olmaya daha yatkındır.According to a study, big women are more prone to have twins.
Onun teorisi dikkatli araştırmaya dayalıdır.His theory is based on careful research.
O, meseleyi araştırmaya başladı.He began to look into the matter.
O kendini araştırmaya adadı.He dedicates himself to research.
Onlar sorunu araştırmaya başladı.They began to look into the problem.
O, hasta bebeği için doktor araştırmaya gitti.She went in search of a doctor for her sick baby.
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.Tom began to look into the problem as soon as Mary brought it to his attention.
Tom bütün hayatını köpek balıklarını araştırmaya adadı.Tom devoted his whole life to studying sharks.
Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.Tom continued to explore other ideas about the new product.
Onu araştırmaya başlayacağız.We are going to start a research on him.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.I tried to investigate his opinion indirectly.
Bir araştırmaya göre, dünyada bir milyar kişi yoksulluktan sıkıntı çekiyor.According to a survey, 1 billion people are suffering from poverty in the world.
Bir araştırmaya göre dünyada bir milyar insan yoksulluk çekiyor.According to a survey, 1 thousand million people are suffering from poverty in the world.
Polis suçu araştırmaya çalışıyor.The police is trying to investigate the crime.
Buraya Tom'un ölümünü araştırmaya geldim.I came here to investigate Tom's death.
Polis olayı araştırmaya söz verdi.The police promised to investigate the matter.
Tom bir ses duydu ve araştırmaya gitti.Tom heard a noise and went to investigate.
Maria, İzlanda tarihini araştırmaya birkaç yıl harcadı.Maria spent several years investigating the history of Iceland.
O kesinlikle araştırmaya değer.That's certainly worth investigating.
Polis hemen araştırmaya başladı.Police immediately began investigating.
Tom meseleyi araştırmaya başladı.Tom has begun to look into the matter.
Tom araştırmaya başladı.Tom started digging.
Tom araştırmaya katıldı.Tom took part in the search.
Bir araştırmaya göre, günde sadece bir bardak şarap içmek sağlığınıza zarar verecektir.Drinking just one glass of wine a day will damage your health, according to a study.
Mary anahtarlarını bulmak için çantasını araştırmaya başladı.Mary started digging into her purse to find her keys.
Sen araştırmaya sahip misin?Do you own research.
Bu araştırmaya değebilir.It might be worth investigating.
Bu araştırmaya göre, çocukları olan insanlar olmayanlardan daha uzun yaşamaktadır.According to this study, people who have children live longer than those who do not.
Bu araştırmaya üç yıl önce başladım.I started this research three years ago.
Bu araştırmaya değer.It's worth investigating.
Sami İslam'ı araştırmaya başladı.Sami started to research Islam.
Yapılan bir araştırmaya göre hızlı yemek obeziteye yol açıyor.A study showed that eating too fast contributes to obesity.
Gunter ormanı araştırmaya karar verdi.Gunter decided to go exploring the woods.
Film için farklı bir hikâye yaratıldı ve Bloch herhangi bir araştırmaya davet edilmedi.A different story was created for the film and Bloch was not invited to any screenings.
Lili ve Boone araştırmaya giderler.Lili and Boone investigate.
İki hakim iki ayrı ölümü araştırmaya başlarlar.Two different judges begin to investigate the two deaths.
Araştırmaya başlayan araştırmacı Nikolić'tir.The researcher that began the research was Nikolić.
Hertz aylarını bu araştırmaya harcadı ve gözlemlediği sonuçları raporladı.Hertz concluded his months of investigation and reported the results obtained.
Bunun yerine, araştırmaya odaklanmaya karar verdi.Instead, she decided to focus on research.
O, Pierre Curie ve Marie Curie fenomeni araştırmaya başladı.He, Pierre Curie and Marie Curie began investigating the phenomenon.
Araştırmaya göre %34 ile %36 arasında katılımcı marşın ilk satırını anımsayamadı.According to the survey, between 34 and 36% could not identify the anthem's first line.
Araştırmaya göre, şehirdeki 32.488 kişinin %9’u Yahudi’ydi.The study also found that about nine percent of the Old City's 32,488 people were Jews.
Samsung dahili VR ve HMD işini araştırmaya devam etti.Samsung continued to research VR and HMD internally.
David, hayali olup olmadığından emin olmadığı Charlie'nin kim olduğunu araştırmaya başlar.David starts to suspect that there is something wrong.
Yosef Navon, 1885 yılında bir demiryolu hattı inşa etme ihtimalini araştırmaya başladı.Navon began to investigate the possibility of constructing a railway in 1885.
Mart 2010'da yapılan bir araştırmaya göre Minogue, "Britanya'daki en güçlü ünlü" ilan edildi.In March 2010, Minogue was declared by researchers as the "most powerful celebrity in Britain".
Eski melodileri ve çalgıları araştırmaya başladılar.They began searching for old tunes and instruments.
Araştırmaya katılanlardan, en fazla 100 'kültürel olarak Britanyalı' film seçmeleri istendi.Voters were asked to choose up to 100 films that were 'culturally British'.
Basına rağmen suçu araştırmaya başlamıştır.Despite pressure she succeeded in getting the crime investigated.
İkili olayları araştırmaya devam etmektedirler.However, the two continue to investigate.
Ben araştırmayacağım bile.I won't look.
Born ilgilendi ve konuyu araştırmaya başladı.Born was intrigued, and began researching the subject.
2002'de İslam'ı araştırmaya başladı ve daha sonra Müslüman olarak örtündü.In 1991, he began his study of Islam and later converted.
Thukydides (Tukudides ) yetişme tarzı sebebiyle de, araştırmaya yeni bir anlam getirmiştir.So, he gives a poisoned drink to Rocks, and he studies his symptoms as he dies.
Bu biraz negatif duruyor fakat biraz sanki kendi hislerinizi araştırmaya benziyor.You're bad, yet you look like you're about to cry.
Durum böyle olunca akademisyenlerin iş yükü artmış, araştırmaya zor vakit ayırabilmişlerdir.As it is well known this was the period of students movements and it was a hard time for academics.
Çok sayıda araştırmaya rağmen bunların ne amaçla yapıldığı bilinmemektedir.Despite many investigations, no one knows what happened to the colony.