araştırmacı ile cümle
araştırmacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Mereka memberikan pegangan kepada para ilmuwan tentang ke mmana harus melangkah.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Nó cung cấp một sự hướng dẫn cho các nhà nghiên cứu về địa điểm cần phải đi tới.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Oferecem aos investigadores uma forma de controlar para onde vão.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Poskytuje vědcům určitá vodítka.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Sie geben Wissenschaftlern Richtung für weitere Arbeiten.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Son una guía para investigadores.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Ze geven onderzoekers een handvat over waar naartoe te gaan.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Δίνουν στους ερευνητές μία υπόδειξη για το πού να κατευθυνθούν.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Вони надають вченим напрямок їхніх досліджень.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Они позволяют исследователям определять, куда двигатся.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.Те дават на учените опора накъде да тръгнат.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.הם נותנים לחוקרים כיוון לאן להתקדם.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.فهي توفر للباحثين أداةً يتوجهوا بها.
Araştırmacılara nereye yöneleceklerini gösteriyor.道筋を示してくれます しかし解析を行った被験者は指で数える程なので
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.C'è un enorme ondata d'interesse sulla felicità, tra i ricercatori.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Có một làn sóng lớn quan tâm đến hạnh phúc trong cộng đồng nghiên cứu.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Der er en enorm interesse for lykken, blandt forskere.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Er is heel veel belangstelling voor geluk, bij onderzoekers.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Es gibt eine gewaltige Welle des Interesses an Glück unter Forschern.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Există un imens val de interes pentru fericire printre cercetători.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Há um interesse enorme sobre a felicidade entre os investigadores.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Hay una enorme oleada de interés sobre la felicidad, entre los investigadores.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Intresset är jättestort för lycka bland forskare.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Ketertarikan terhadap kebahagiaan sangat besar, dikalangan para peneliti.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.연구원들 사이에서 행복 이라는 것에 대한 관심이 유행처럼 일고 있습니다.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Le thème du bonheur devient à la mode parmi les chercheurs.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Nagy érdeklődés övezi a boldogság témáját a kutatók körében.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Na poli výskumu je veľký záujem o šťastie.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Objevila se veliká vlna zájmu o štěstí i mezi vědci.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Temat szczęścia budzi wielkie zainteresowanie także wśród naukowców.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Tutkijoiden keskuudessa on suuri kiinnostuksen aalto onnellisuuteen.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Υπάρχει τεράστιο ενδιαφέρον για την ευτυχία, ανάμεσα στους ερευνητές.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Има огромна вълна от интерес към щастието, сред изследователите.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Подъем интереса к счастью огромный среди исследователей.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Тепер щораз більше дослідників цікавляться питанням щастя.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.ישנה התעניינות עצומה באושר בקרב חוקרים.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.توجد موجة عارمة من الإهتمام بالسعادة، بين الباحثين.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.かなりのものです 幸福のコーチングもたくさん行われ
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Forscher haben hervorgehoben, dass Fische das gleiche Schmerzverhalten wie Säugetiere aufweisen.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Forskare har urskiljt att fiskar visar smärtbeteende på samma sätt som däggdjur.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Investigaciones revelan que los peces sienten tanto como cualquier otro ser vivo.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.I ricercatori hanno dimostrato che nei pesci la risposta al dolore è analoga a quella dei mammiferi.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Kutatók kimutatták, hogy a halak a fájdalomra ugyanúgy viselkednek, mint az emlõsök.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Para peneliti telah membedakan ikan itu menunjukkan sakit dengan perilaku Mamalia Lakukan cara yang sama.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Raziskovalci so prišli do spoznanja, da se ribe odzivajo na bolečino prav tako kot sesalci.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Tutkijat ovat havainneet, että kalat ilmaisevat tuntevansa kipua samaan tapaan kuin nisäkkäät.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Vědci rozpoznali, že chování ryb při bolesti je stejné jako u savců.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Исследователи отличили тот показ рыбы поведение боли тем же самым путем млекопитающие делает.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.מחקרים הוכיחו שדגים מביעים את אותה התגובה לכאב שיש ליונקים.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.언제나 75구 가까운 시체가 있습니다. 언제나 75구 가까운 시체가 있습니다.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.la velocidad de descomposición de los cadáveres.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.Leichen dokumentieren wollen.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.le taux de décomposition des cadavres.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.וחוקרים שמעוניינים לנטר את קצב הרקבון של הגופה.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.والباحثين المهتمين في مجال رصد معدل تحليل الجثة.
Araştırmacılar bu cesetlerin çürüme hızlarını gözlemliyor.調査に使っています そして この写真にある少年の死体は
Araştırmacılar, bu etkili bir caydırıcı mali basiret olmadığını söylüyorlar Sana deli bir biraz istemediğindeオンライン警官 ので、私はそれはあなたの違いを示していますので、彼らは年齢を示していることのような意味 その写真の中の32と38の間に、私はこの絵を見て意味
Araştırmacılar, bu etkili bir caydırıcı mali basiret olmadığını söylüyorlarالباحثون يقولون ان هذه ليست رادعا فعالا الحكمة المالية
Arastırmacılar bu fareyi sağa ya da sola doğru yönlendirebiliyorlar.Az állat irányítható jobbra és balra.
Arastırmacılar bu fareyi sağa ya da sola doğru yönlendirebiliyorlar.Cercetătorii pot face această creatură să o ia la stânga, la dreapta.