araştırma ile cümle

araştırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Araştırmacılar kaza yerinden delil topladılar.The investigators gathered evidence from the crash site.
Araştırmacılar pilotu suçlamaya çalıştı.The investigators tried to pin the blame on the pilot.
Tom zorla bir araştırma laboratuvarında girdi.Tom broke into a research laboratory.
Yerel polis ve FBI kaçakları yakalamak için bir araştırma planı hazırladı.The local police and the FBI formulated a search plan to capture the fugitives.
Dan, Princeton Üniversitesi'nde bir grup biyoloji araştırmacısı ile bir araya geldi.Dan met a group of biology researchers at Princeton University.
Tom, polisin evini araştırmasına izin verdi.Tom allowed the police to search his home.
Onun etkileyici iş gövdesi onu bilimsel araştırmada bir lider yaptı.His impressive body of work made him a leader in scientific research.
Araştırmacılar evrenin farklı bir bölümüne girmek için kapı kullanırlar.The researchers use the portal to enter into a different part of the universe.
Dan bir suç mahalli araştırmacısıydı.Dan was a crime scene investigator.
Bir polis araştırması sürüyor.A police investigation is underway.
FBI, cinayeti araştırmak üzere getirildi.The FBI was brought in to investigate the murder.
Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.Detective Dan Anderson and his team conducted a more thorough search in the park.
Dan hayli eğitimli profesyonel bir araştırmacıdır.Dan is a highly trained professional investigator.
Dan, Linda hakkında biraz araştırma yaptı.Dan did some research on Linda.
İş araştırman nasıl gidiyor?How is your job search going?
Herkes kendisi için paylaşmanın mutluluğunu araştırmalı.Everyone should discover for themselves the happiness of sharing.
Polis hemen araştırmaya başladı.Police immediately began investigating.
Tom bir araştırma önerdi.Tom recommended an investigation.
Araştırmak için hiçbir şey yok.There's nothing to investigate.
Daha fazla araştırma gerekli.More research is needed.
Hayvan araştırmaları etik midir?Is animal research ethical?
Senin araştırma yapmanı ne durduruyor?What's stopping you from doing research?
Tom'un meslekdaşı, araştırması için şimdi bir ödül daha aldı.Tom's colleague has just received another prize for his research.
Tom, araştırması nedeniyle Nobel ödülünü kazandı.Tom won the Nobel prize for his research.
Tom yeterli araştırma yapmadı.Tom didn't do enough research.
Konsey bilimsel araştırmalar için milyonlarca dolar ayırdı.The council has committed millions of dollars to the scientific research.
Tom meseleyi araştırmaya başladı.Tom has begun to look into the matter.
O araştırma yöntemini değiştirmek için bir öneri teklif ediyor.He's proposing a suggestion for altering the research method.
Araştırmanı yaptığını görebiliyorum.I can see you've done your research.
Tom araştırmaya başladı.Tom started digging.
Tom araştırmaya katıldı.Tom took part in the search.
Daha fazla araştırma yapmanız gerekir.You need to do more research.
Araştırma tehlikelidir. Bazen hiç bulmak istemediğin bir şeyi bulursun.Searching is dangerous. Sometimes you discover something you didn't at all want to find.
Bir araştırmaya göre, günde sadece bir bardak şarap içmek sağlığınıza zarar verecektir.Drinking just one glass of wine a day will damage your health, according to a study.
Bu konu üzerine araştırma yaptım.I've done research on this.
Tom anahtar kelime araştırmaları kullanarak e-posta mesajlarını içinden seçti.Tom sorted through his email messages using keyword searches.
Bilimin gerçek tanımı, dünyanın güzelliğini araştırmaktır.The real definition of science is that it's the study of the beauty of the world.
Biz bunu etraflıca araştırmak zorundayız.We have to thoroughly investigate it.
Mary anahtarlarını bulmak için çantasını araştırmaya başladı.Mary started digging into her purse to find her keys.
Sen araştırmaya sahip misin?Do you own research.
Bu araştırmaya değebilir.It might be worth investigating.
Kanada'nın en soğuk yeri Nunavut'taki araştırma üssü Eureka'dır.The coldest place in Canada is the research base Eureka, in Nunavut.
Kendi araştırmamı yapmayı tercih ederim.I prefer doing my own research.
Ayrıntılı bir araştırma yaptık.We've done an exhaustive investigation.
Diğer araştırmalar da benzer sonuçları gösteriyor.Other research shows similar results.
Araştırmalar tamamlandı.The investigations are complete.
Bunun üzerinde biraz araştırma yaptım.I did some research on this.
Araştırmamızı yaptık.We've done our research.
Tom araştırmasını bıraktı.Tom abandoned his search.
Araştırma bitti.The search is over.
Tom bir araştırmacıdır.Tom is an explorer.
Bu, tıptaki bilimsel araştırmaların en sıcak alanlarından biridir.This is one of the hottest areas of scientific research in medicine.
Bunu, yaptığımız bilimsel araştırmanın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.We view this as an integral part of the scientific research we are doing.
Bilimsel araştırma Fransız fizikçi Eric Dupont tarafından yönetildi.The scientific research was directed by French physicist Eric Dupont.
Tom özel bir araştırmacıdır.Tom is a private investigator.
Bu konuyu araştırmak istiyorum.I want to investigate this matter.
Araştırmacılar anomalileri neredeyse hemen fark ettiler.Almost immediately, investigators noticed anomalies.
Fadıl Sadık'ın öldürülmesi araştırmacıları hayrete düşürdü.The murder of Fadil Sadiq puzzled the investigators.
Fadıl'ın tepkisi araştırmacıları şaşırttı.Fadil's reaction puzzled the investigators.
Araştırmacılar, tetiği kimin çektiğini bulamadılar.Investigators couldn't find who pulled the trigger.

İlgili Sayfalar