araştıran ile cümle
araştıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Evrimsel biyolojiyi araştıran kişiye evrimsel biyolog denir.For example, one who studies biology is called a biologist.
1976 yılında Stasi arşivlerini araştıran bir Komünist tarihçi, Peiper'in dosyasını buldu.In 1976, a Communist historian, investigating the Gestapo archives, found the Peiper file.
"StinkyJournalism.org: "HARİÇ'' Canavar Domuzu Araştıran Büyük Jüri''."StinkyJournalism.org: "Exclusive: Grand jury to investigate 'monster pig' kill"".
"ESPN "Outdoors: "HARİÇ'' Canavar Domuzu Araştıran Büyük Jüri''. "."ESPN "Outdoors: Exclusive: Grand jury to investigate 'monster pig' kill"".
Epidemioloji, salgın hastalıkları araştıran bilim dalı.Epidemiology the study of the transmission of diseases.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Scobee was killed in the 1986 Challenger disaster.
Alerjiloji, alerjenleri araştıran tıp dalı.Implement drug-drug, drug-allergy checks.
Atomoloji, atomları araştıran bilim dalı.Nuclear physics The science that describes the components of atoms.
Yaklaşık yüzyıl sonra bölgeyi araştıran başka kâşifler tarafından donmuş cesedi bulunur.After a hundred years his body is found preserved by other people exploring there.
Fosilleri ve fosilleşmeyi araştıran bilim dalına paleontoloji adı verilir.The study of fossilized insects is called paleoentomology.
Ahtapotları ve kendilerini nasıl kamufle ettiklerini araştıran Roger Hanlon diye bir arkadaşım var.I have a friend, Roger Hanlon, who studies octopuses, how they can camouflage themselves.
Kalp hastalıklarında kök hücrelerin rolünü araştıran 170 klinik çalışma var.There are 170 clinical trials investigating the role of stem cells in heart disease.
Bu fikirleri araştıran bazı projeler hakkında konuşacağım.So I'm going to talk about some projects that have explored these ideas.
Ben yaratıcılığı araştıran bir cerrahım ve şu ana kadar hiç bir hastam banaSo I am a surgeon who studies creativity, and I have never had a patient tell me,
Köylülerle konuşanlar ve neyle ilgilendiklerini araştıran Tanzanya'lı ekipti.It was a Tanzanian team talking to the villagers, asking what they were interested in.
Yani bunlar bu devrenin oyun teorisiyle ilgisini araştıran ilk çalışmalar.So these were some of the first studies to see this tied in to game theory.
Bunda, inceleyip araştıranlar için dersler vardır.Herein are really signs for those who discern.
Kim teslim olursa, işte gerçeği araştıranlar onlardır.Those who have submitted have taken the right course;
Michel ormanda ilk cinayeti araştıran polis ile karşılaştırır.Franck, now being pursued by Michel, runs into the woods to hide.
B/D-HPP is biyolojik ve hastalıklarla bağlantılı proteinleri araştıran gruplar oluşturacaktı.The B/D-HPP will be organized into groups by the biological and disease relevance of proteins.[15]
Eva Syková (1944 doğumlu), omurilik hasarını araştıran sinirbilimciEva Syková (born 1944), neuroscientist researching spinal cord injury
Daha önce de frenginin görme üzerindeki etkisini araştıran öncü bir isimdi.Earlier he was a pioneer in addressing the impact of syphilis on eyesight.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zudem thematisiert er die Challenger-Katastrophe aus dem Jahr 1986.
Alerjiloji, alerjenleri araştıran tıp dalı.La branche de la médecine qui étudie les allergies est l'allergologie.
Olayı araştıran James Bond, ezeli rakiplerinden Ernst Blofeld'in işin başında olduğunu öğrenir.James Bond fait le tour du monde pour retrouver Ernst Stavro Blofeld, responsable de la mort de sa femme.
Halen bu bozukluğu araştıran uzmanlar ÇÇAH.nin nedeninin mutasyona uğramış iyon kanalı olduğuna inanır.Los expertos que actualmente investigan este trastorno creen que la verdadera causa es un canal iónico mutado.
Demonoloji, cinleri araştıran dal.Misterioso uomo che spia i Keen.
Dil ve antropoloji üzerindeki bağlantıyı araştıran ilk insandır.Fu uno dei primi a compiere ricerche sulle relazioni tra lo studio delle lingue e l'antropologia.
Alerjiloji, alerjenleri araştıran tıp dalı.Cane da allerta medica.
Helioloji, Güneş'i araştıran bilim dalı.La nube: Da Mercurio si studia il Sole.
Yaşlanmanın nedenini araştıran bilim dalı gerontolojidir.Наука, которая изучает старение человека, называется геронтологией.
Teşhis, ve tedavi kriterlerini araştıran dalıdır.Сопротивляется обследованию, попыткам лечения.
Ejiptoloji (mısırbilim), eski Mısırlıları araştıran bilim dalı.Бельцони, исследователя египетских древностей.
Mark Ruffalo, Dylan Rhodes, banka hırsızlığını araştıran FBI ajanı.Mark Ruffalo como Dylan Rhodes, um agente do FBI chamado para investigar o roubo de banco.
Cole Freeman (Kadeem Hardison) Paranormal aktiviteleri araştıran bir ABD hükümeti yetkilisi.Cole Freeman (Kadeem Hardison): agente governamental dos EUA, que investiga actividades paranormais.
Deontoloji, etik kurallarıyla, görevleri araştıran bilim dalı.Etimologicamente, deontologia significa ciência dos deveres.
Epidemioloji, salgın hastalıkları araştıran bilim dalı.Pioneiro na área de epidemiologia e na pesquisa de doenças infecciosas.
Psikoloji, eşcinsel yönelimi ayrık bir yönelim olarak araştıran ilk bilim dallarından biridir.A psicologia foi uma das primeiras disciplinas a estudar a orientação homossexual como um fenômeno discreto.
Dil ve antropoloji üzerindeki bağlantıyı araştıran ilk insandır.Foi um dos primeiros a explorar as relações entre os estudos linguísticos e a Antropologia.
Ejiptoloji (mısırbilim), eski Mısırlıları araştıran bilim dalı.Egyptologie is de wetenschap die zich bezighoudt met de studie van het Oude Egypte.
Alerjiloji, alerjenleri araştıran tıp dalı.Een voorbeeld van de Alerts is te vinden via Alerts
Yaşlanmanın nedenini araştıran bilim dalı gerontolojidir.Nauka zajmująca się starzeniem to gerontologia.
Ejiptoloji (mısırbilim), eski Mısırlıları araştıran bilim dalı.Egiptologia – nauka zajmująca się badaniem historii starożytnego Egiptu.
Fosilleri ve fosilleşmeyi araştıran bilim dalına paleontoloji adı verilir.Nauką zajmującą się poszukiwaniem i badaniem szczątków zwierząt kopalnych jest paleontologia.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zginął w Katastrofie promu Challenger w 1986.
Evrimsel biyolojiyi araştıran kişiye evrimsel biyolog denir.Den som forskar i biologi kallas för biolog.
Alerjiloji, alerjenleri araştıran tıp dalı.Pricktest, test för att diagnostisera allergi.
Sosyal psikoloji toplumsal şartların insanlar üzerindeki etkisini araştıran bilim dalıdır.Socialpsykologi kallas vetenskapen om hur sociala förhållanden påverkar människor.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Han tjänstgjorde 1986 i den kommission som undersökte Challengerolyckan.
Ejiptoloji (mısırbilim), eski Mısırlıları araştıran bilim dalı.Egyptologi är en vetenskap inom vilken det forntida Egyptens kultur studeras.
Rus etnograf araştırmacıların eserlerinden araştıran N. А.Пыпин А. Н. Исторія русской этнографіи.
Ejiptoloji (mısırbilim), eski Mısırlıları araştıran bilim dalı.L'Institut d'Égypte), що поклав початок науковому вивченню стародавнього Єгипту.
Fosilleri ve fosilleşmeyi araştıran bilim dalına paleontoloji adı verilir.Studiem fosilií a fosilních zbytků se zabývá paleontologie.
Autekoloji, türleri tek başına araştıran ekoloji dalı.Autekologie – studuje ekologii jedinců jednoho biologického druhu.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Byl také členem komise vyšetřující havárii raketoplánu Challenger v roce 1986.
Epidemioloji, salgın hastalıkları araştıran bilim dalı.Epizootologie je nauka o infekčních nemocech zvířat.
Fosilleri ve fosilleşmeyi araştıran bilim dalına paleontoloji adı verilir.Știința care se ocupă cu studiul fosilelor este paleontologia.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Részt vett a Challenger űrrepülő 1986-os katasztrófáját vizsgáló bizottság munkájában.
Dil ve antropoloji üzerindeki bağlantıyı araştıran ilk insandır.Hän tutki ensimmäisenä kielitieteen ja antropologian suhteita toisiinsa.
Dawn bir cüce gezegeni araştıran ilk uzay sondasıdır.Dawn on ensimmäinen kääpiöplaneettaa tutkiva luotain.