araçta ile cümle

araçta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gardiyan, anahtarları araçta bırakır.Ils ont perdu les clés de la voiture.
Önden bakıldığı zaman iki araçta birbirine çok benzemekteydi.Extérieurement, les deux véhicules étaient très semblables.
Bomba şehirde bir araçta gezdirilmektedir.Elle conduit une moto à travers Tokyo.
Araçta 70 bg (51 kW) güç üreten G-1 motor bulunmaktaydı.Elle utilisait le moteur G-1 de 70 ch (52 kW).
Bu sürüş mili özelliğinden dolayı birçok 4X4 araçtan ayrılır.Ces routes sont réservées à des véhicules 4×4, du fait de nombreux franchissements de gués.
Araçta bu süre için yeterli yiyecek ve içecek bulunuyordu.Ce dernier avait bu et conduisait ce jour-là.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Une bénédiction est récitée avant de revêtir le Talit.
Ancak araçtaki cihaza kayıt yapılır.También debe aparecer en ficha técnica del vehículo.
Gardiyan, anahtarları araçta bırakır.Deben convivir con él porque pierden las llaves del coche.
Bunun sebebi araçtaki motor bölmesini küçültmek içindir.Se basa en las peores condiciones para arrancar el motor un automóvil.
Bir araçtaki mürettebat, şoförler ya da pilotlar, yolcu olarak kabul edilmezler.Il conducente o comandante o pilota e gli eventuali membri dell'equipaggio non sono considerati passeggeri.
Zırhlı araçta iki gazeteci, iki gazetecilikMediEvil MediEvil 2 MediEvil Resurrection Personaggi di MediEvil
Brezilyalı pilot, lastik bariyerlerin üstüne düşen araçtan bilinci kapalı olarak çıkarıldı.Il pilota brasiliano è stato forzato fuori dal tracciato dalla manovra del pilota della Ferrari.
Yolcular araç yanmadan araçtan kaçabildi .Sono stati estratti dal veicolo subito prima che l'auto esplodesse.
Kızıl Ordu bünyesinde bir tanesi 50 araçtan oluşan 65 adet.Al 1932, nell'Armata Rossa erano disponibili 65 battaglioni equipaggiati con 50 carri ognuno.
Araçtakiler hafif yaralarla kazayı atlatmışlardı.Solamente il conduttore del treno lamentava lievi ferite.
Her araçta 6 adet çerçeve vardı.Ogni brigata corazzata aveva in dotazione 6 di questi veicoli.
Bu araçta ABS, ASR, Airbag mevcuttur.L'auto è dotata di ABS e di quattro Airbag.
Araçta sadece sürücü için yer bulunmaktadır.В машине остался только один водитель.
Yapılan incelemede araçta yaklaşık bir ton patlayıcı olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.При обысках у них было обнаружено около тонны взрывчатых веществ.
Yolcular araç yanmadan araçtan kaçabildi .Налетчики успели скрыться на автомобиле.
Her araçta 6 adet çerçeve vardı.В каждом отделении находилось по 6 котлов.
Araçta iki motor seçeneği bulunmaktadır.Для автомобиля доступны два двигателя.
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Всего выпущено 20 автомобилей.
Konvoydaki 18 araçtan 15 tanesi tamamen tahrip edilir.По крайней мере 15 из 18 американских транспортных средств были уничтожены.
Ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle araçtan yalnızca 55 adet üretilebilmiştir.Однако из-за финансовых затруднений удалось построить только 10 серийных машин.
Ancak araçtaki cihaza kayıt yapılır.Однако автомобиль так и остался только на бумаге.
M3A2 gibi bu araçta hiç üretilmedi.После этой гонки об M9A забыли навсегда.
İki araçtaki kozmonotlar telsiz vasıtasıyla birbirleriyle konuştular.В кабине управления 2 пилота, переговариваются друг с другом с помощью радионаушников.
Daha sonra bir tabur 23 araçtan oluşturuldu.صنع منها 23 طائرة.
Chirrisse araçtan dışarı fırlar.تخلو تريسكو من السيارات.
Volvo'nun CitySafety teknolojisi bu araçta da mevcuttur.كذلك قادت إجماليات كوفاكس الدوري الأمريكي في هذه المواسم.
Araçta 3 motor seçeneği vardır, bunlar; 2.1L, 3.0L, 3.5L'dir.وتم عرضها في ثلاثة أحجام المحرك؛ 1.5L، 1.8L و 2.0L .
Bu sırada çift park ettikleri araçtan inmekteydi.هذا الأخير طلب منها كراء عدة سيارات.
Ancak araçtaki cihaza kayıt yapılır.مازالت تتواجد نسخة من السيارة.
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Cerca de 20 carros foram fabricados.
Araçta iki motor seçeneği bulunmaktadır.Duas opções do motor estão disponíveis.
Füze bir silodan, demiryolunda düz bir araçtan veya bir taşınabilir araçtan fırlatılabilir.O míssil pode ser lançado a partir de um silo, um vagão em uma estrada de ferro ou um veículo móvel.
Araçta boksör motor, önden motor, arkadan itiş düzeni ve 2+2 oturma düzeni bulunmaktadır.Possui um motor boxer, motor dianteiro, tração traseira e layout de 2+2 lugares.
Ancak bu araçta zorunluluktan oldu.No entanto, tudo depende do automóvel em questão.
Her araçta 6 adet çerçeve vardı.São ao todo 6 pontos de táxi.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.A oração depois continua com o trecho da Visitação.
O sırada Claude ile aynı araçta olan 8-Ball Claude'un da araçtan kaçmasına vesile olmuştur.8-Ball zit samen met Claude in de transportwagen en zij ontsnappen ook samen.
Ancak araçtaki Hydra askeri aslında S.H.I.E.L.D ajanı Maria Hill dir.In het MCU is Maria Hill de commandant van S.H.I.E.L.D..
Araçta sadece sürücü için yer bulunmaktadır.Er is maar één plek om het voertuig te besturen.
Chirrisse araçtan dışarı fırlar.Dan horen ze Lameris per auto vluchten.
Gelin araçtan inmeden önce yine dua edilir.Het inleidend gebed wordt gebeden voor de eerste dienst.
Bu araçtada 7.5 cm PaK 40 tanksavar topu kullanıldı.Hierin stonden 7,5 cm PAK 40 kanonnen ter verdediging van de commandobunker.
Beş kişi öldü, bunların hepsi araçta olan kişilerdi.Zginęło pięć osób, wszystkie które były na pokładzie.
Daha sonra bir tabur 23 araçtan oluşturuldu.Transport składał się z 23 wagonów.
T54/E1 – 1942 denenen araçta sehpa hemen ateş etmeye müsait değildi.Karabin SIG 510-4 nie posiadał spustu zimowego.
Çok sayıda bina ve araçta da hasar meydana geldi.Uszkodzonych zostało kilka domów i pojazdów.
Araçta 3 çeşit motor tipi bulunmaktadır.Są trzy warianty silników z tej serii.
Her araçta 6 adet çerçeve vardı.W każdym wagonie było po 10 ławek.
Bu araçta Mercedes'in 7 ileri 7G-Tronic otomatik vitesi kullanılmaktaydı.Standardem jest wtedy automatyczna skrzynia biegów 7G-TRONIC.
Araçtan sadece 20 tane üretilmiştir.Endast 80 bilar kommer att byggas.
Bir araçtaki mürettebat, şoförler ya da pilotlar, yolcu olarak kabul edilmezler.En flygförare eller pilot är en förare av luftfartyg, en flygare.
Her araçta 6 adet çerçeve vardı.I genomsnitt var det sex stycken lägenheter i varje.
Anahtarlar araçtadır, kapı ise kilitli değildir.Nyckeln hålls kvar så länge låset är öppet.
Dönerkanatların pal sayıları, araçtan beklenen gerekliliklere göre farklılık gösterebilir.Antalet städer som haft spårväg skiljer något beroende på hur man räknar.
İlgili Sayfalar