araçları ile cümle

araçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kemankeşlik sporunun araçları olan ok ve yay için ise;للقوس والسهم ، وهما من أدوات رياضة الرماية بالنبل؛
Google TV ilk olarak 6 Ekim 2010 tarihinde Sony ve Logitech'in resmi araçları ile başlatıldı.O Google TV foi inicialmente lançado dia 6 de Outubro de 2010, com dispositivos oficiais da Sony e Logitech.
33 gün sürdü ve kuşatma araçlarının da kullanılmasını içerdi, ama sonuçta başarısız oldu.Durou 33 dias e envolveu uso de máquinas de cerco, mas no final falhou.
Cerrahi ve dişçilik araçları da kontaminasyon ve bakteriyel enfeksiyonu önlemek için sterilize edilir.Instrumentos cirúrgicos e dentais são também esterilizados para evitar a infecção por bactérias.
Önemli fırlatma araçları üreticileri arasında Khrunichev ve TsSKB Progress vardır.Os principais produtores de veículos de lançamento são Khrunichev e TsSKB Progress.
Test otomasyon araçları pahalı olabilir ve genellikle manuel test etme ile birlikte işletilir.A automação de teste pode ser cara, e geralmente é usada em conjunto com técnicas manuais.
Kızıl Ordu'ya ait savaş araçları, törenin önemli odak noktalarından birini oluşturmuştur.Exibições dos veículos do Exército Vermelho foram alguns dos pontos altos da cerimônia.
Gazete, Nazi propaganda araçlarının önemli bir parçasıydı ve şiddetli antisemitik ifadeler içeriyordu.Foi parte significativa da máquina de propaganda nazista e era veementemente antissemita.
Ayrıca, uygulama simülasyonunun yeni bir sınıfı veya uygulama tanımlama araçları piyasaya girdi.Também surgiu no mercado uma nova classe de ferramentas de simulação de aplicação ou definição de aplicação.
Ekipman hafif zırhlı silahlar ve nakliye ve devriye araçları içerir.O equipamento inclui blindados leves e de transportes e veículos de patrulha.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.Ela percebe inúmeros buracos de bala e manchas de sangue em um deles.
Bu da araçları mühimmat sıkıntısına sokuyordu.Haviam problemas também com o desenvolvimento da munição.
Bir zaman yönetimi sistemi; proseslerin, araçların, tekniklerin ve metotların tasarımlı bileşimidir.Um sistema de gerenciamento de tempo é uma combinação de processos, ferramentas, técnicas e métodos.
Azerbaycan, Ermenistan Hava Kuvvetleri'ne ait insansız hava araçlarını düşürdü.O Azerbaijão ainda mantém o seu bloqueio aéreo e rodoviário contra a Arménia.
UNIX komut satırı araçları bash, GNU coreutils ve OpenSSH de dahil olmak üzere Cydia'da da mevcuttur.Linhas de comando UNIX também são encontradas no Cydia, incluindo bash, coreutils e OpenSSH.
Bu sayede araçlarının performansını arttırabilecek ve dış görünüşünü değiştirebilecekler.Isto incrementará a capacidade do aeroporto e alterará significativamente o seu aspecto.
Engineer: Düşman araçlarını yok eder, dost araçları tamir eder.Engineer (engenheiro): Os engenheiros são encarregados de consertar os veículos e as construções.
Bu özelliklerin birçoğu, üçüncü parti araçların kullanımı ile Magic Mouse üzerinde etkinleştirilebilir.Muitos desses recursos podem ser habilitados no Magic Mouse no uso de aplicações tercerizadas.
RC4WD radio kontrollü model parçaları, araçları ve ekipmanları üreten ve satan bir firmadır.RC4WD é um fabricante e vendedor de peças, veículos e equipamentos de rádio.
Bunun üzerine polis araçları soyguncuların aracını takip etmeye başlar.Cães policiais começam a procurar o assassino.
Oyun Araçları, bir kullanıcı oyun oynarken görünen bir düğmeyi içerir.Isso inclui o Game Tools, um botão que aparece quando o usuário inicializa um jogo.
Araçların tamamı teslim edilmiştir.Todos os equipamentos foram lacrados.
Tanksavar topları zırhlı araçları yok etmek üzere tasarlanmıştır.Os destruidores de tanques são especializados em destruir outros veículos blindados.
Unimogları diğer arazi araçlarının çoğundan ayıran özellikler mevcuttur.Suas recomendações alimentares estão em contradição com a maioria das outras dietas.
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.Fotos disponibiliza complexas ferramentas de edição com vários controles simples por padrão.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.É possível ir para qualquer lugar da cidade pagando-se apenas uma passagem.
Sonuç olarak, RKA kendi araçlarında kullanımını durdurmaya karar verdi.A CP acabou por decidir manter o terminal em Nelas.
Alman zırhlı araçları, beklendiği kadar etkili olamadı.Este método não se mostrou tão efetivo quanto os alemães esperavam.
Dünyanın Süper güçleri de bu araçları önemsemektedir.Estas populações estão perdendo o controle sobre esses recursos.
Holomorf fonksiyonlar karmaşık analizin temel çalışma araçlarından biridir.Funções holomorfas são o objeto central do estudo da análise complexa.
GNU araç zinciri, GNU Tasarısı tarafından üretilen geniş bir programlama araçları yığınıdır.O conjunto de ferramentas GNU é um termo dado às ferramentas de programação produzidas pelo Projecto GNU.
Ancak zamanla ulaşım araçlarının değişmesiyle eskiye göre oldukça az ürün verilmekte.Os meios de transporte pouco se alteraram até ao aparecimento dos veículos motorizados.
Ancak bu araçların bir takım dezavantajları da vardır.Infelizmente não restou nenhuma unidade destes veículos.
Bazı araçların ucu sivri parçaları.Danos em componentes dos veículos.
Polatlı şehiriçi ulaşım araçları mahalleye girmez.Veículos terrestres motorizados não podem entrar na ilha.
Bu araçların pil dolum merkezlerinin kent girişlerine de inşa edilmesi düşünülmektedir.Pontos de troca de baterias serão colocados nas vias de entrada na cidade.
Hatta yurt dışında bu eğlence araçları Dodgem adı ile bilinir.Os condutores deste automóvel são conhecidos como Hotdoggers.
Bisikletler de yaygın ulaşım araçlarıdır.A bicicleta é também um dos meios de transporte mais usados no país.
Yine otomatik pilota sahip uçuş araçlarında bu etkiye rastlanmaz.Eles não podem acessar a cabine do piloto, isso que estou ouvindo.
Bu araçları ülkelerine göre görmek için lütfen İnsansız hava araçları listesine bakınız.Zie voor een algemeen overzicht van vliegvelden de lijst van luchthavens.
Üretim araçları tüm toplumun ortak malıdır.Alle productiemiddelen zijn het collectieve eigendom van de gemeenschap.
24. turda ise Jordan araçları kaza yaptı ve Giancarlo Fisichella yarış dışı kaldı.In de 24ste ronde botsten beide Jordans, waardoor Giancarlo Fisichella moest opgeven.
Harcanabilir fırlatma araçları (İng:Expendable launch vehicle) tek-kullanımlık tasarlanmışlardır.En er waren dus nieuwe ELV’s (Expendable Launch Vehicles) nodig.
Ayrıca bakınız: Kategori:Nivelman araçları.Zie ook: Categorie:Informaticus.
SSİ, daha önce Mars Polar Lander ve Mars Pathfinder araçlarında kullanılan kameranın geliştirilmiş halidir.Stereocamera - De stereocamera op de Mars Polar Lander was identiek aan die van de Mars Pathfinder.
Bisikletler de yaygın ulaşım araçlarıdır.Fietsen is een veelgebruikte vorm van vervoer.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.Vandaag is het mogelijk om naar eender welke plaats in de stad te reizen en slechts één ticketje te betalen.
Güneş Sistemi’nde bulunan tüm gezegenler Artık Dünya’dan fırlatılan uzay araçları ile ziyaret edilmiştir.Elke plaats op aarde was nu bereikbaar dankzij tanken in de lucht.
251 personel taşıyıcı araçları ile donatılmıştır.250's in gebruik als commandovoertuigen.
Araçların kiraya verilmesinin bilinen en eski örnekleri 1904 yılına denk düşer.De oudste bekende vermelding van de stuiver als muntstuk dateert echter van 1404.
Bu araçların hepsinin kendi silahı vardır.Alle gebieden hebben hun eigen wapens.
Firma tarım araçlarıda üretmektedir.Het bedrijf maakt getunede auto's.
Hatta sadece 1988 model ABB araçları hizmet vermektedir.Vanaf 1988 werd alleen nog de F-14D geleverd.
Bu araçların tekerlek çapları oldukça büyüktü.Deze rijtjeswoningen zijn groot van omvang.
Gazeteler,televizyon ve radyo kitle iletişim araçları olarak adlandırılır.Kranten, televisie en radio heten massamedia.
Petrol kaynaklarında kullanılan araçları üreten Sentry International firmasında yöneticilik yaptı.Następnie kierował Sentry International zajmującą się sprzętem używanym do wydobywania ropy naftowej.
19. yüzyılın sonuna kadar deniz araçlarının neredeyse tamamı tahtadan yapılmıştır.Do około końca XIX wieku wagony były budowane najczęściej z drewna.
Burada motorlu araçların kullanımı yasaktır.Używanie łodzi motorowych zabronione.
Hipertekst belgeler birer iletişim araçlarıdır.Autohipnoza jest jedną z przyczyn wypadków komunikacyjnych.
Yeniden kullanılabilir orbital fırlatma araçları şu an halihazırda kullanılmamaktadır.Uruchomione rakiety na paliwo stałe nie mogą już zostać wyłączone.

İlgili Sayfalar