ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kapı aralık bırakıldı.The door was left ajar.
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium through which to provide information.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.The company is promoting a new car on TV.
Tenis öğrenciler arasında çok popülerdir.Tennis is very popular among students.
Detroid araba sanayisiyle ünlüdür.Detroit is famous for its car industry.
Ted beni aradığında, ev ödevimi henüz bitirmiştim.I had just finished my homework when Ted phoned me.
Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.It's important to unite as many workers as possible.
Koşabildiğim kadar hızlı koşarak, arkadaşımla arayı kapatabildim.Running as fast as I could, I was able to catch up with my friend.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede babanı aramalısın.You should call your father as soon as possible.
Dave sınıf arkadaşlarım arasında en hızlı yüzücüdür.Dave is the fastest swimmer of all my classmates.
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.I bet Dave paid a pretty penny for his new car.
Satıcı bir araba satmak istiyor.The dealer wants to sell a car.
Tsubasa'nın kaç arabası var?How many cars does the Tsubasa have?
Yoruluyorum. Araba sürme sırası sende.I'm getting tired. It's your turn to drive.
Sonunda, o, araba aldı.At last, he got the car.
Paul demin aradı.Paul telephoned just now.
Paul az önce aradı.Paul telephoned just now.
Bir dakika bekle. Jimmy'yi arayacağım.Hang on a minute. I'll call Jimmy.
Arabayı sürmeyi bir süre devralabilir misin?Can you take over driving for a while?
Araba kazası tam benim önümde gerçekleşti.The car accident took place just in front of me.
Dan model arabalar yapmayı sever.Dan likes to make model cars.
Çekmecelerde aradığımı buldum.I found what I was looking for in the drawers.
Herkes ara sıra karamsar olma hakkına sahiptir.Everyone is entitled to be moody once in a while.
Ara sıra beni görmek için gel.Come and see me once in a while.
Onlar muhtemelen arabayla gelecekler.They'll probably come by car.
Arabayla gitmemeni söylememin nedeni odur.That's why I told you not to go by car.
Doğrudan arayabilir miyim?Can I dial directly?
Lastikler lastik ve yol yüzeyi arasındaki sürtünme nedeniyle yıpranır.Tires wear down because of friction between the rubber and the road surface.
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.I usually gas up the car at this service station.
Çoğu durumda, araba kazaları uykusuzluktan kaynaklanır.In most cases, car accidents result from lack of sleep.
O neredeyse bir araba değil.It isn't much of a car.
O kadar hızlı araba sürmek tehlikelidir.It is dangerous to drive so fast.
Böylesine pahalı bir arabayı almayı göze alamam.I can't afford to buy such an expensive car.
Böylesine pahalı bir araba almak söz konusu değil.Buying such an expensive car is out of the question.
Onlar bizim arabalarımız.They are our cars.
Onlar arasında bir dakika farkı vardı.There was a minute difference between them.
Sekiz ile on arasında oldu.It happened between eight and ten.
Bu benim yabancılar arasındaki ilk gecemdi.It was my first night among strangers.
Bu arada, bu çevrede iyi bir restoran biliyor musun?By the way, do you know a good restaurant around here?
Ondan emin olabilmek için ceplerini yeniden ara.Search your pockets again to make sure of it.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldu.The old man narrowly escaped being run over by a car.
Tren Tokyo ve Kagoshima arası çalışır.The train runs between Tokyo and Kagoshima.
Kapı bir araba için çok dar.The gate is too narrow for a car.
Sorunu araştırmak için bir komite kuruldu.A committee has been set up to investigate the problem.
Sorunu niçin kendin araştırmıyorsun? O senin sorumluluğun.Why don't you look into the problem yourself? It's your responsibility.
Meseleyi daha dikkatli araştır.Look into the matter more carefully.
Konu henüz tam olarak araştırılmadı.The subject has not yet been fully explored.
Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.The trees are planted at intervals of thirty meters.
Bu batıl inanç onların arasında hala devam ediyor.This superstition still lingers on among them.
Bu mesajların satır aralarını okumak gerekiyor.These messages have to be read between the lines.
Saç stili yakın zamanda gençler arasında popüler oldu.The hairstyle soon became popular among young people.
O yıl otomobil üretimi rekor 10 milyon araca ulaştı.Car production in that year reached a record 10 million vehicles.
İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.The two boys traveled throughout the land.
İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.A war broke out between the two countries.
İki olay arasında yıllar geçer.Years intervene between the two incidents.
İki şey arasında ince farklar var.There are subtle differences between the two things.
İki ülke arasında hiçbir ittifak şansı yok.There is no chance of a union between the two countries.
İki fikir arasındaki zıtlık çok belirgin.The contrast between the two ideas is very marked.