ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kamyon arabamıza çarptı.The truck bumped into our car.
Arabayla gezelim mi?How about going for a drive?
Birçok sürücü arabasını karda bıraktı.Many drivers abandoned their cars in the snow.
Tom kamerasını arabada bırakacak kadar dikkatsizdi.Tom was so careless as to leave his camera in the bus.
Tom ona ikinci el araba satın almamasını önerdi.Tom advised him not to buy the secondhand car.
Tom yabancılar arasında huzursuz.Tom is ill at ease among strangers.
Tom telefonda kızları aramaya alışkındır.Tom is accustomed to calling up girls on the telephone.
Tom bir araba süremez.Tom is not able to drive a car.
Tom arabayı sürdü.Tom drove the car.
Tom kullanılmamış yeni bir araba satın aldı.Tom bought a brand-new car.
Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.Tom became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Tom arabaya yakından bakmak için durdu.Tom stopped to take a close look at the car.
Tom yakında bir araba sürebilecek.Tom will be able to drive a car soon.
Tom yeni bir araba almaya istekli.Tom is eager to buy a new car.
Tom'un hobisi araba fotoğrafları toplamaktır.Tom's hobby is collecting photos of cars.
Tom ve benim aramdaki sır aydınlandı.Tom and my secret came to light.
Her durumda, yarın seni arayacağım.In any case, I'll call you tomorrow.
Hiç olmazsa nedenini araştırmalıyız.We have to investigate the cause at any rate.
Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.Whichever highway you decide on, it will be crowded with cars and trucks.
Hangi arabanın daha güzel olduğu söylemek zordur.It is hard to say which car is nicer.
Hangi araba babanınki?Which car is your father's?
Nereye seyahat edersen et, haftada bir kez beni arayacağından emin ol.No matter where you may travel, be sure to phone me once a week.
Bu arada, bu öğleden sonra boş musun?By the way, are you free this afternoon?
Bu arada, o nerede oturuyor?By the way, where does he live?
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Bu arada, bu akşam boş musun?By the way, are you free tonight?
Bu arada, yedek pillerin var mı?By the way, do you have any spare batteries?
Bu arada, kaç taneniz günlük tutuyor?By the way, how many of you are keeping a diary?
Bu arada, kaçınız bir günlük tutuyor?By the way, how many of you are keeping a diary?
bu arada, son zamanlarda onu gördün mü?By the way, have you seen him lately?
Bu arada, son zamanlarda ondan haber aldın mı?By the way, have you heard from him lately?
Bu arada, keman çalar mısın?By the way, do you play the violin?
Bu arada, nerede yaşıyorsun?By the way, where do you live?
Bu arada, adresiniz nedir?By the way, what is your address?
Bu arada, sana ödünç verdiğim paraya ne oldu?By the way, what happened to the money I lent you?
Bu arada, kaç çocuk gidiyor?By the way, how many kids are going?
Bu arada, kaç tane çocuk gidiyor?By the way, how many kids are going?
Bu arada, ne zaman oraya gideceksin?By the way, what time will you go there?
bu arada, kaç yaşındasınız?By the way, how old are you?
Bu arada sana söyleyecek bir şeyim var.By the way, I have something to tell you.
Bu arada ödevini yaptın mı?By the way, have you done your homework?
Ne yapıyorsun bu arada?By the way, what do you do?
Lütfen arabamı nereye park edeceğimi söyle.Please tell me where to park my car.
Arada sırada birlikte alışverişe gittiler.Every now and then they went shopping together.
O, ofisten eve giderken ara sıra bu kitapçıya uğrar.Every now and then he drops in at this bookstore on his way home from the office.
Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?Let me hear from you now and again, will you?
Ara sıra sıcak ve baharatlı yemek yemeyi seviyorum.Every now and then I like to have hot and spicy food.
Ara sıra uğra.Drop in now and again.
Ara sıra eğlence için tenis oynarım.Every now and then, I play tennis for recreation.
Ara sıra iş için Londra'ya gideriz.Now and then, we go to London on business.
Bazen çok soğuk olduğunda arabamı çalıştıramıyorum.Sometimes when it's very cold, I can't get my car to start.
Ara sıra ondan haber alırım.I hear from him once in a while.
Sonunda eski arabamızdan kurtulduk.We finally got rid of our old car.
Bütün bu faydasız aramalar ile katiyen çalışamam.I can't work at all with all these useless calls coming in.
Lütfen beni aramaya çekinme.Please feel free to call me up.
Şehirler-arası nasıl konuşabilirim?How can I make a long-distance call?
Niçin dün gece beni aramadın.How come you didn't call me last night?
Ne yapacağımı bilmediğim için polisi aradım.Not knowing what to do, I telephoned the police.
Niçin öylesine eski bir arabayı istiyorsun?What do you want such an old car for?
Niçin beni bu uygunsuz saatte aradın?Why did you call me at this unearthly hour?

İlgili Sayfalar