ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Arabam dükkânda.My car's in the shop.
Herhangi bir zamanda arabamı kullanabilirsin.You may use my car at any time.
Arabamı yalnız bırakın.Leave my car alone.
Benim yeni arabama bakın.Look at my new car.
Aradığım o değildir.That isn't what I'm looking for.
Bu benim aradığım şey değil.That isn't what I'm looking for.
Ben yokken biri beni ararsa, onlara beş güne kadar döneceğim söyle.If anyone calls me up while I'm away, tell them I'll be back by five.
Satır aralarını okuyabilirim.I could read between the lines.
Ona özür dilemek için Susan'ı aradım fakat o, telefonu yüzüme kapadı.I called Susan to apologize to her, but she hung up on me.
Rahatsız etme korkusuyla sizi aramadım.I didn't call on you for fear of disturbing you.
Araba şöyle dursun, bisiklet almaya bile param yetmiyordu.I could not afford to buy a bicycle, much less a car.
Arabayı geçtim, bisiklet alacak param dahi yoktu.I could not afford to buy a bicycle, much less a car.
Ben arabaya binmekten usanıyorum.I'm getting sick of the ride.
İki arabam var.I have two cars.
Öbür gün Mary'yi aramayı planlıyorum.I am planning to call on Mary the day after tomorrow.
Çok sayıda model arabalarım var.I have many model cars.
Satır aralarını oku.Read between the lines.
Acil bir durumda, beni bu numaradan ara.In case of an emergency, phone me at this number.
Ben yokken o beni ararsa, lütfen onu tekrar arayacağımı ona söyle.Should he call me in my absence, please tell him that I will call him back.
Arabama bir şey olursa otobüsle giderim.If something were wrong with my car, I'd go by bus.
Eğer beni arayacak olursa, lütfen ona bir saat içinde döneceğimi söyle.If he should call me, please tell him I'll be back in an hour.
Ona rastlarsan, beni aramasını söyle.If you should meet him, tell him to call me up.
Arabanı izin almadan oraya park etmemelisin.You must not park your car there without permission.
Nagoya Tokyo ve Osaka arasında yer almaktadır.Nagoya lies between Tokyo and Osaka.
Nagoya Tokyo ve Osaka arasındadır.Nagoya is between Tokyo and Osaka.
Sabah yedide beni ara.Call me up at seven in the morning.
Ben seni yarın arayacağım.I'll call you up tomorrow.
Yarın yeni arabamla annemi dışarı çıkaracağım.I will take my mother out in my new car tomorrow.
Onu yarın arayın.Call her tomorrow.
Lütfen beni yarın sabah yedide ara.Please call me at seven tomorrow morning.
Yarın seni arayabilir miyim?May I call you tomorrow?
Yarın bunun için arayacağım.I will call for it tomorrow.
Yarın öğleden sonra seni arayacağım.I will call you tomorrow afternoon.
Yarın sabah altıda beni ara.Call me at six tomorrow morning.
Yarın sabah 7'de sizi arayacağım.I'll call for you at 7 tomorrow morning.
Yarın sabah saat sekizde seni arayacağım.I'll call for you at eight tomorrow morning.
Yarın sabah dokuzda beni ara.Call me at nine tomorrow morning.
Sabah seni arayacağım.I'll give you a call in the morning.
Sabah ilk şey onu arayacağım.I'll call him first thing in the morning.
Yarın sabah beni ofiste ara.Call me at the office tomorrow morning.
Yarın sabah seni arayacağım.I'll call you up tomorrow morning.
Yarın ara sıra sağanaklar olabilir.Occasional showers are possible tomorrow.
Arabanı yarın bana ödünç ver.Lend me your car tomorrow.
Lütfen yarın sabah sekizde beni arayın.Please call me at eight tomorrow morning.
Yarın beni mutlaka ara.Don't fail to call me tomorrow.
Yarın 9.00'da akademik danışmanımı aramamı hatırlatabilir misin?Could you remind me to call my academic advisor at 9:00 p.m. tomorrow?
Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.I see a house among the trees.
Gözleri bir araya geldi.Their eyes met.
Amaçlar her zaman araçları meşru kılmaz.The end does not always justify the means.
O geri döner dönmez ona sizi aratacağım.I will have him call you the moment he gets back.
Kapı arabanın geçmesi için yeterince geniştir.The gate is wide enough for the car to go through.
Kapı araba için çok dar.The gate is too narrow for the car.
Kapı o kadar dar ki araba geçemez.The gate is so narrow that the car can't pass through it.
Beni gece çok geç arama.Don't call me so late at night.
Gece boyunca ara sıra yağmur yağıyordu.It was raining on and off all through the night.
İthal arabalara güçlü bir talep vardır.Imported cars are in strong demand.
Bir arkadaşım dün gece beni aradı.A friend of mine called me up last night.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.My friend wants a car of his own.
Yetenekli dedektif trajedinin nedenini araştırmak üzere atanmıştır.The capable detective was assigned to investigate the cause of the tragedy.
Zengin ve yoksul arasındaki uçurum daha da genişliyor.The gap between rich and poor is getting wider.

İlgili Sayfalar