ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar kanser araştırma işiyle meşgul.They are engaged in cancer research.
Onlar olayı araştıracak.They are going to investigate the affair.
Onlar kazanın nedenlerini araştırmak için anlaştılarThey agreed to look into the causes of the accident.
Arabanın bıraktığı izleri takip ettiler.They followed the tracks the car had left.
O yeri ararken sıkıntı çekmişlerThey had trouble finding the place.
Onlar sorunu araştırmaya başladı.They began to look into the problem.
Arada bir birlikte sinemaya giderler.They go to the movies together once in a while.
Onlar istasyona birkaç dakika arayla geldiler.They got to the station only a few minutes apart.
Onların hepsi kayıp çocuğu aradı.They all sought for the lost child.
Onların hepsi yeni arabamı kıskandı.They all envied my new car.
Yağmurdan dolayı sığınak aradılar.They sought shelter from the rain.
Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.All of them have independent means.
Onlar kalabalığın arasında kendilerine yol açtılar.They made their way through the crowd.
Araştırma çalışması için yeterli para ayırdılar.They earmarked enough money for research work.
Yeni arabayı eskisiyle karşılaştırdılar.They compared the new car with the old one.
Onlar daha sonra bizimle arayı kapattılar.They caught up with us later.
Onlar mutluluğu aramaya gittiler.They went in search of happiness.
Yardım fonunu yükseltmek için bir araba gezintisine başladılar.They started a drive to raise a charity fund.
Onlar saatliğine araba kiraladılar.They rent the car by the hour.
Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.They visited me occasionally.
Onlar araçtan çıktı.They got out of the car.
Onlar Şikago'ya arabayla gittiler.They went to Chicago by car.
Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar.They have to repair their car.
Hafta sonları arabayla Nagoya Limanı'na giderlerdi.They used to go for a drive to Nagoya Port on weekends.
Onlar televizyonda yeni bir arabanın reklamını yaptılar.They advertised a new car on TV.
Onlar büyük arabaları seviyorlardı.They liked large cars.
Kendi aralarında tartışmaya başladılar.They began to quarrel among themselves.
Öğle yemeği için toplantıya ara verdiler.They interrupted the meeting for lunch.
Doğu Afrika'da Tanganyika gölünü araştırdılar.They explored Lake Tanganyika in East Africa.
Onlar Antartika'yı araştırdı.They explored the Antarctic.
Hazine aramaya gittiler.They went in search of treasure.
Onlar ıssız bir adayı araştıracaklar.They will survey the desert island.
Onlar ağaçların arasındaki şu evde yaşarlar.They live in that house among the trees.
Arada bir ondan haber alıyorum.I hear from her once in a while.
Beş yıldır aramızda değil.She has been dead five years.
O geri gelir gelmez ona seni aratacağım.I will have her call you as soon as she comes back.
O, geri döndüğünde ona seni aratacağım.I'll have her call you when she gets back.
Ona yeni bir araba aldım.I bought her a new car.
Ben ona yeni bir araba satın aldım.I bought her a new car.
Onu aramaya cesaretin var mı?Dare you call her?
Onu aradım, ancak hat meşguldü.I called her, but the line was busy.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri kırmızıdır.One of her three cars is blue and the others are red.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri beyazdır.One of her three cars is blue and the others are white.
Onun arabası yolda bozuldu.Her car broke down on the way.
Onun arabasının güzel bir cilası var.Her car has a nice polish.
Onun arabası iki yaşında.Her car is two years old.
Onun bebeği araba tarafından ezildi.Her doll was run over by a car.
Oğlu onu New York'tan aradı.Her son called from New York.
Onun arabuluculuğu bizim kavgamıza bir son verdi.Her mediation put an end to our quarrel.
Telefon numarasını bilmeyince onu arayamıyorum.Not knowing her telephone number, I couldn't call her.
O, ormanda yürüdüğünü, yabani çiçekler aradığını söyledi.She said she was walking through the woods, looking for wild flowers.
Telefonda annesini aradı.She called up her mother on the phone.
Aralık ayında soğuk bir gecede öldü.She died on a cold night in December.
O, ara vermeden 30 dakika boyunca konuştu.She spoke for 30 minutes without a break.
Onu aramak için bir yerden bir yere gitti.She went from place to place in search of him.
O biraz Arapça konuşur.She speaks a little Arabic.
Anahtar için ceplerini aradı.She searched her pockets for the key.
Açık ara farkla sınıfta en iyi şarkıcıydı.She was by far the best singer in the class.
O, aceleyle çimlerin arasından geçti.She hurried across the lawn.
O, arabaya bindi ve uzaklaştı.She got into the car and drove off.

İlgili Sayfalar