ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Evi şöyle dursun, onun araba almaya bile gücü yetmez.He cannot afford to buy a car, much less a house.
O, bir araba kazasında yaralandı.He was hurt in a car accident.
O, bir araba kazasında öldü.He was killed in a car accident.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
Eski arabasını Kobe'deki bir adama satmak istiyor.He wants to sell his old car to a man in Kobe.
O, arabasını iyi korur.He maintains his car well.
O, arabasını binanın arkasına parketti.He parked his car behind the building.
Onun kendi arabası var.He has his own car.
Arabasını yeni modelle karşılaştırdı.He compared his car to the new model.
O, yeni arabasıyla hava attı.He showed off his new car.
O, kitaplarını bir araya topladı.He gathered his books together.
Sosyolojide araştırma yapıyor.He is doing research in sociology.
Arabası burada değil; öyleyse gitmiş olmalı.His car isn't here, so he must have gone.
Arabasının kirli olmasını umursamaz.He doesn't care if his car is dirty.
O araba ile geldi.He came by car.
O, araba ile Boston'a gitti.He went to Boston by car.
Okula arabayla gitti.He drove to school.
O, arabasının üzerine bir örtü koydu.He put a cover over his car.
Bütün parasını arabaya harcadı.He spent all of his money on a car.
O, araba tarafından ezildi.He was knocked over by the car.
O, arabaya binmemiz için bizi davet etti.He invited us to get in the car.
O, bir araba tarafından ezildi.He was run over by a car.
O araba sürmede kötüdür.He is bad at driving.
O, araba sürmeyi bilmez.He does not know how to drive a car.
O, arabanın altından çıktı.He got out from under the car.
Kayakları arabanın üstüne koydu.He put the skis on top of the car.
Arabasını binanın önünde park etti.He parked his car in front of the building.
Arabasını garaja geri götürdü.He backed his car into the garage.
Yakında arabayı hiç tamir ettirmedi.He had the car fixed in no time at all.
O, bir araba sürer, değil mi?He drives a car, doesn't he?
O, araba sürmek için yeterince yaşlıdır.He is old enough to drive.
Arabasını hızlandırdı ve beni geçti.He accelerated his car and overtook me.
Bana onun arabasını kullanabileceğimi söyledi.He told me that I could use his car.
O arabayı durdurdu.He stopped the car.
O, arabasını yıkamaya başladı.He started washing his car.
O arabayı yıkıyor.He is washing the car.
O bir araba yıkıyor.He is washing a car.
O, arabayı lamba direğine çarptı.He ran the car into a lamppost.
O arabasını sattı, bu yüzden o trenle ofise gider.He has sold his car, so he goes to the office by train.
O, araba satışı ile uğraşıyor.He is engaged in selling cars.
O, arabasını kaldırımın yanına park etti.He parked his car beside the sidewalk.
Sarhoşken araba sürüyordu.He was driving under the influence of alcohol.
İki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.He tried to make both ends meet.
On yıldır aramızda değil.He has been dead for ten years.
En az haftada bir kez arabasını yıkar.He washes his car at least once a week.
Bir iş aramak için New York'a geldi.He came to New York in order to look for a job.
İş aramak için New York'a geldi.He came to New York in order to look for a job.
O, iş aramakla meşguldür.He is busy with job hunting.
Yeni araştırmasında kendini kaybetti.He lost himself in his new research.
O, yeni arabasından memnun.He is pleased with his new car.
O yeni bir arabaya ve eski bir arabaya sahiptir.He has a new car and an old car.
O, yeni bir araba almayı göze alamaz.He can't afford to buy a new car.
O yeni bir araba satın aldı.He has bought a new car.
Yeni bir araba istiyor.He wants a new car.
Güpegündüz arabasını çaldırdı.He had his car stolen in broad daylight.
Kalabalığın arasında yolunu açtı.He elbowed his way through the crowd.
O onu kalabalığın arasında koşarken gördü.She glimpsed him running through the crowd.
Onlara nüfus artışını araştırmalarını emretti.He ordered them to survey population growth.
Dünyadaki en büyük bilim insanları arasında sayılıyor.He is numbered among the greatest scientists in the world.
Yaşam ve ölüm arasında kaldı.He hovered between life and death.

İlgili Sayfalar