ara ara ile cümle
ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Her gün işe arabayla giderim.I go to work by car every day.
Ben onu her gün ararım.I call her up every day.
Hedefe varır varmaz onu aradım.As soon as I arrived at the destination, I called him.
Arabamı kapının yanına park ettim.I parked my car by the gate.
Ben arkadaşımdan bir araba kiraladım.I rent a car from my friend.
Onu tebrik etmek için arkadaşımı aradım.I telephoned my friend to congratulate him.
Gelecek ay yeni bir araba satın alacağım.I will buy a new car next month.
Durdum ve arabanın geçmesini bekledim.I stopped and waited for the car to pass.
Ben canım sevgilimi ararım.I call my sweetheart darling.
Ona ya bana uğramasını ya da beni aramasını söyle.Tell him either to call on me or to ring me up.
İki dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.Our car ran out of gas after two minutes.
Arabamız caddenin ortasında bozuldu.Our car broke down in the middle of the street.
Biz arabayı 12,000 dolara aldık.We bought the car for $12,000.
Hangi arabaya binileceğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Hangi arabaya binmemiz gerektiğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Polisi aramamız daha iyi olurdu.We'd better call the police.
Polisi arasak iyi olur.We'd better call the police.
Nöbetleşe arabayı sürdük.We took turns driving.
Arabayı nöbetleşe yıkadık.We took turns in washing the car.
Bir araba istiyoruz.We want a car.
Biz bir otopark ararken çok zaman harcadık.We spent a lot of time looking for a parking lot.
Onlarla aramız iyidir.We are on good terms with them.
Biz onu aradık.We looked for her.
Özel dedektifler tuhaf davaları araştırmak için kiralanırlar.Private detectives were hired to look into the strange case.
Arabam kazada ağır hasar gördü.My car was badly damaged in the accident.
Kaza sebebi polis tarafından araştırılıyor.The cause of the accident was being investigated by the police.
Kazanın nedenini araştırıyoruz.We are looking into the cause of the accident.
Eğer işler kontrolden çıkarsa beni dün sana verdiğim numaradan aramalısın.If things get out of hand, you should call me at the number I gave you yesterday.
Arada bir her şey yanlış gider.Once in a while everything goes wrong.
Eğer zamanınız varsa, ara sıra birkaç satır yaz.If you have time, drop me a line now and then.
Vaktim olursa sizi ararım.I will call you up, provided that I have time.
Amcam ara sıra beni limana götürür.Once in a while my uncle took me to the harbor.
Ara sıra onu boşamayı düşünüyorum.Now and then I think of divorcing him.
Ara sıra TV izlerim.I watch TV now and then.
Arada bir golf oynarım.I play golf every so often.
Ara sıra televizyon izlerim.I watch TV off and on.
Lütfen ara sıra bana yazınız.Please write to me once in a while.
Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.Write to me sometimes and let me know how you are doing.
O, arada bir tenis oynar.Now and then she plays tennis.
Toplantılar belli aralıklarla gerçekleştirildi.The meetings were held at intervals.
Lütfen arabanı buradan çıkar.Please move your car out of here.
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.The cars collided head on.
O, bir araba tarafından öldürülmedi mi?Wasn't he killed by a car?
Araba sola döndü.The car made a turn to the left.
Araba sürerken yayalara dikkat et.Look out for pedestrians when you drive a car.
Araba kapıda bekliyor.The car is waiting at the gate.
Araba kazası onun için kötü bir deneyimdi.The car crash was a bad experience for her.
Konuyu kendi aramızda tartıştık.We discussed the matter among ourselves.
Kendisinin araba kullanmasının, bana kullandırmaktan daha güvenli olduğunu düşünüyor.He thinks it's safer to drive himself than to let me drive.
Bu arabayı kullanabilirsin.You are free to use this car.
Bu arabayı kullanmakta özgürsün.You are free to use this car.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Doğrusunu söylemek gerekirse, babamın arabasını onun izni olmadan sürdüm.To tell the truth, I drove my father's car without his permission.
Fiyat artışları reel ve nominal büyüme oranları arasındaki farkı açıklar.Price increases explain the difference between the real and nominal growth rates.
Başkan, danışmanlarını bir konferans için bir araya getirdi.The president assembled his advisers for a conference.
Bir araba yol kesti.A car cut in.
Keşke bir arabam olsa.I wish I had a car.
Bir araban varsa, niçin yürürsün?Why do you walk when you have a car?
Araban varken niye yürüyorsun?Why do you walk when you have a car?
Bir araban varsa, istediğin zaman gelebilirsin ve gidebilirsin.If you have a car, you can come and go at will.