ara ara ile cümle

ara ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bir arabam yoktur.I don't have a car.
Arabam yok.I don't have a car.
Bir arabam yok fakat kız kardeşimin var.I don't have a car, but my sister does.
Arabamı tamir ettirmeliyim.I must have my car repaired.
Arabamı çaldırdım.I had my car stolen.
Bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a car.
Bir araba alacağım.I will buy a car.
Canım bir araba almak istemiyordu.I didn't feel like buying a car.
Bir araba alacak kadar param var.I have enough money to buy a car.
Zar zor iki yakamı bir araya getirmeye çalışıyordum.I had a hard time making both ends meet.
Yeni otobanda araba sürmekten zevk aldım.I enjoyed driving on the new highway.
Yeni arabamdan gerçekten memnunum.I am really pleased with my new car.
Yeni bir arabayı göze alamam.I can't afford a new car.
Yeni bir arabaya gücüm yetmez.I can't afford a new car.
Yeni bir arabaya param yetmez.I can't afford a new car.
Yeni bir araba satın almak için para biriktiriyorum.I'm saving up to buy a new car.
Yeni bir araba satın alacağım.I am going to buy a new car.
Ben yeni bir araba aldım.I bought a new car.
Büyük araba süren insanlara karşıyım.I'm against people driving big cars.
Onu kalabalığın arasında kaybettim.I lost him among the crowd.
Kırmızı bir spor araba aldım.I bought a red sports car.
Yeni bir kırmızı arabam var.I have a new red car.
Ben hâlâ bir araba sürmeyi öğrenmedim.I still haven't learned to drive a car.
Arabamı yıkadığı için oğluma beş dolar ödedim.I paid my son 5 dollars to wash my car.
Ben onun yerini alacak birini aradım.I looked for someone to take her place.
Yabancılar arasında oldukça rahat hissediyorum.I feel quite at ease among strangers.
Yeni bir araba bir yana, kullanılmış bir araba almayı bile göze alamam.I can't afford to buy a used car, much less a new car.
Ben uzun araba gezintilerini sevmiyorum.I don't like long drives.
Ben kırsalda araba sürmeye gittim.I went for a drive in the country.
Kapattım ve onu tekrar aradım.I hung up and called her back again.
Benim geniş bir arazim var.I hold a lot of land.
Ben araba çeken bir at gördüm.I saw a horse pulling a cart.
Ben bu telefondan özel arama yapılmasına karşıyım.I object to his making private calls on this phone.
Onun trenle ya da arabayla gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he'll come by train or by car.
Ona yüz dolara arabamı yıkattım.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Ona arabamı yıkamak için bir yüz dolar verdim.I got him to wash my car for a hundred dollars.
Kısa sürede onunla arayı kapattım.I caught up with him soon.
Ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordum.I asked him where I should park my car.
Ona araba sürmemesini tavsiye ettim.I advised him not to drive.
Ona araba sürmeyi öğretmeye çalıştım.I tried to get him to learn to drive.
Ona arabamı tamir ettirdim.I got him to repair my car.
Ona arabayı yıkattım.I had him wash the car.
Onu aradım.I gave him a call.
Onu aradım fakat hat meşguldü.I called him, but the line was busy.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Onun sözünün aslını araştıracağım.I'm going to ascertain the truth of his statement.
Onun arabasının sağa dönüş yaptığını gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Arabasını sağa dönerken gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Onun arabasının üzerinde çalışıyorum.I'm working on his car.
Ben onun yeni arabasına hayran oluyordum.I was admiring his new car.
Ben onların arasına oturdum.I sat among them.
Onları arabayla Kanda'ya bıraktım.I dropped them off at Kanda.
Dün gece onu arabamla götürdüm.I gave him a ride in my car last night.
Ben onu telefonla aradım.I called him up on the phone.
Onu aramaya niyet etmiştim fakat aramayı unuttum.I meant to call her, but I forgot to.
Onun ofisini aradım fakat kimse cevap vermedi.I called her office, but no one answered.
Seni mutlaka arayacağım.I will call you without fail.
Babamın arabasını yıkamasına yardımcı oldum.I helped my father wash his car.
Babamı yeni bir araba alması için ikna etmeye çalıştım.I tried to argue my father into buying a new car.
Ben bir daire aramakla meşgulüm.I'm busy looking for an apartment.

İlgili Sayfalar