ar ile cümle

ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir arabaları yoksa, taksi ile gelirler.If they don't have a car, they'll come by taxi.
Şimdi 1,000,000 yenim olsa, bir araba alırım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Şimdi bir milyon yenim olsa, bir araba alırdım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Arabanı buraya park etseydin cezalandırılırdın.If you had parked your car here, you would have been fined.
Herhangi bir şey olması durumunda, derhal beni ara.In case anything happens, call me immediately.
Gece vakti bile olsa, artık sessiz ve huzurlu değil.Even at nighttime, it was not quiet and peaceful any more.
Henüz onu aradın mı?Have you called her yet?
Artık onu bekleyemem.I can wait for him no longer.
Onu henüz aradın mı?Did you call him yet?
Artık onunla konuşmayacağım.I won't talk with him anymore.
Artık ona hiç kimse güvenmiyor.No one trusts him any more.
Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.You should get yourself a new car now.
O artık genç değil.He's no spring chicken.
Beni artık baban gibi sayma.Don't regard me as your father anymore.
Lütfen artık bana mektup yazmayın.Please don't write letters to me anymore.
Ben artık söylemiyeceğim.I'll say no more.
Artık tartışmayalım.Let's not argue anymore.
Artık gözlük takmak zorunda değilim.I don't have to wear glasses any more.
Artık onu alamam.I can't take it any more.
Ona artık katlanamıyorum.I can't stand it anymore.
Artık kalmak istiyor musun?Do you want to stay any longer?
Artık onun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about it any more.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I was nearly hit by a car.
Artık komşularla geçinemiyorum.I can't get along with the neighbors any more.
Onun terbiyesiz davranışlarına dayanamıyorum artık.I can't stand that nasty attitude of his any longer.
Artık bekleyemem.I can't wait any longer.
Artık beklemesen iyi olur.You had better not wait any longer.
Artık birbirimizi görmememiz daha iyi olur.It would be better for both of us not to see each other anymore.
Onu artık erteleyemem.I can't put it off any longer.
Artık it gibi sürünmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Artık mutsuz bir hayat sürmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Artık bira içemem.I can't drink the beer any more.
Artık sessiz kalamam.I can no longer remain silent.
Ben artık istemiyorum.I don't want any more.
Artık beni dövemezsin.You can't kick me around any more.
Başka bir sorun arabayı nerede durduracağım.Another problem is where to stop the car.
Artık onsuz yaşayamam.I can't live any longer without him.
Meg birçok yeni arkadaş edindi.Meg acquired many new friends.
Ben gözlüklerimi arıyorum.I am looking for my glasses.
Mary arkadaşının tavsiyesi dinlemeyecektir.Mary won't listen to her friend's advice.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Mary ben aradığımda bir saattir örgü örüyordu.Mary had been knitting for an hour when I called.
Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştım.I met a friend of Mary's.
Mary ve ben iyi arkadaşlar olduk.Mary and I became good friends.
Mary ve ben yıllarca yakın arkadaşlar olmayı sürdürdük.Mary and I remained firm friends for years.
Mary'nin ne aradığını bilmiyorum.I don't know what Mary is looking for.
Ming dün akşam arkadaşını aradı.Ming called her friend yesterday evening.
Arılar bal yapar.Bees make honey.
Arılar bizim için bal sağlar.Bees provide honey for us.
Arılara dikkat edin.Look out for bees.
Arı, çiçek üzerine indi.The bee alighted on the flower.
Mr. Children, gençler arasında çok popülerdir.Mr. Children is very popular among young people.
Marie bana araba sürmeyi sevdiğini söyledi.Marie told me that she enjoyed the drive.
Mayuko beni tekrar aradı.Mayuko called me back.
O, kibritlerini hissetti ve onları arka cebinde buldu.He felt for his matches and found them in his back pocket.
Tamamen şans eseri, havaalanında benim eski arkadaşımla karşılaştım.Quite by chance, I met my old friend at the airport.
Mac, benim arkadaşım. O, köpekleri çok sever.Mac is my friend. He likes dogs very much.
Tekrar arayacağınızı umuyorum.I hope you will call again.
Daha sonra onu arayacağım.I'll call him later.

İlgili Sayfalar